KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 15. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/4002 - 2024/72
- Dosya no
- 2023/4002
- Karar no
- 2024/72
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/09/2023
- Numarası
- 2023/586 Esas - 2023/540 Karar
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Yerel Mahkemesince yukarıda tarih ve numarası yazılı davada verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmakla; dosyadaki tüm kayıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...Ltd.Şti ile dava dışı ... Gıda Üre. San. Tic. Ltd.
Şti arasında 28/02/2022 tarihli, 1 yıl süreli kira sözleşmesi olduğunu, davalı tarafça Ankara 31. İcra Dairesi'nin 2023/1267 Esas sayılı dosyasında, müvekkili ve dava dışı kiracı ... ile ... aleyhine "Haziran Kira Bedeli, Enerjisa Yansıtma Bedeli, Başkent Doğalgaz Yansıtma Bedeli, Haziran 2022 Ortak Alan Gideri Yansıtma Bedeli" açıklamasıyla toplamda 59.883,74 TL alacak üzerinden takip başlatıldığını, her ne kadar takip dosyasında müvekkilinin borçlu olarak gösterilmiş ise de müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını,
Alt Kira Sözleşmesinin taraflarca imzalanırken müvekkili davacının da müşterek ve müteselsil kefil olarak imzasının alındığını, söz konusu kefaletin geçerli bir kefalet olmadığını, TBK 583.maddesinde kefalet sözleşmelerinin şekil şartı belirlendiğini, söz konusu madde hükmüne göre, kefalet sözleşmelerinin yazılı şekilde, kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.
Kefalet miktarı, kefalet tarihi, müteselsil kefil olunması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girildiğini kefil, kendi el yazısı ile belirtmek zorunda olduğunu, aksi halde kefalet sözleşmesi geçersiz olacağını, takip konusu kira sözleşmesinde kefalet tarihi, kefalet miktarı, müteselsil kefillik beyanı müvekkilinin el yazısı ile yazılmadığını, müvekkilinin davacının sözleşmenin diğer sayfalarında da herhangi bir imzası veya el yazısı da mevcut olmadığını, bu haliyle kira sözleşmesinin kapsamında geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını,
müvekkilinin davalıya kira sözleşmesinden kaynaklı herhangi bir borcu da mevcut olmadığını, kabul anlamına gelmemekle müvekkilinin geçersiz kefaleti, kira sözleşmesine konu kira bedellerine ilişkin olduğunu, davalı tarafın takip talebinde kira bedelinin yanı sıra "Enerjisa Yansıtma bedeli 17.833,10 TL, Başkent Doğalgaz Yansıtma Bedeli 1.871,74 TL, ASKİ Su Yansıtma bedeli 2.000,00 TL, Ortak Alan Gideri 2.778,89 TL" alacak kalemleri yönünden de müvekkiline takibini yönelttiğini, müvekkilinin söz konusu alacak kalemleri yönünden davalıya herhangi bir sorumluluğu/borcu bulunmadığını, kira sözleşmesinde de müvekkilinin hangi şartlarda,
ne kadar süre ile ve kefaletinin ne şekilde olduğuna dair herhangi bir hüküm mevcut olmadığını, davalı tarafın takip talebinde "Haziran Kira Bedeli" açıklamasıyla 35.400,00TL'yi borçlulardan talep etmiş ise de, talep edilen alacak kaleminin hangi döneme ait olduğunun açık olmadığını, davalının müvekkili aleyhine takip başlatmakta kötü niyetli olduğunu, TBK'nun aradığı şartlara haiz olmayan kefalet sözleşmesi nedeniyle müvekkilinin takip konusu alacaklar yönünden davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını,
kefaletin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin davacının Ankara 31. İcra Dairesi'nin 2023/1267 Esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan takip nedeniyle müvekkili davacının, sürekli icra tehdidi altında kalmakta ve telafisi imkansız zararlara uğradığını, bu nedenle işbu dava neticeleninceye kadar, İİK 72/2. maddesi uyarınca Ankara 31. İcra Dairesi'nin 2023/1267 Esas sayılı takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesinin tebliğe çıkarılmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; mahkemenin görevsiz olduğu anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, hükmün kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın Ankara Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF
İstinaf Kanun Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde karşı davacı vekili istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; kefalete konu kira sözleşmesinin her iki tarafının da ticari şirket olduğunu, bu nedenle tarafları tacir olan sözleşmeden kaynaklı kefalet sözleşmesinin de bu kapsamda değerlendirilerek davaya asliye ticaret mahkemesinde bakılmaya devam edilmesi gerekirken görev yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu kanaatinde olduklarını belirterek istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
UYUŞMAZLIK VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Uyuşmazlık; icra takibine konu borçtan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kira sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun 4/1-A maddesi gereğince kira sözleşmesinden kaynaklanan tüm davalarda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olup, mahkemece yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesinde bir usulüzlük bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 09/02/2024
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2023/4002, K. 2024/72, 11 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama