KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi Davacı Mirasçılar
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Esas-Karar No
- 2020/389 - 2024/722
- Esas no
- 2020/389
- Karar no
- 2024/722
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 15/01/2020
- Numarası
- 2017/198 E. - 2020/6 K.
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü
Karar Metni
2.205 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/01/2020 tarih ve 2017/198 Esas - 2020/6 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı şirket adına ... nezdinde 2016/04722 numarası ile başvurusu yapılan tasarımların ayırt edilemeyecek kadar aynısının, başvuru tarihinden yıllar önce müvekkili şirket tarafından kamuya sunulmuş olduğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının ... YİDK'nın 2017/T-369 sayılı kararı ile kısmen kabul edildiğini, oysa başvuruda kalan tasarımların da yenilik ve ayırt edici niteliklerinin bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı davalı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkili şirketin davaya konu olan tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasfını haiz olduğunu, davaya konu tasarımlar ile davacıya ait tasarımlar arasında belirgin derecede farklılık bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalıya ait 2016/04722-1, 5, 9, 10, 12, 14, 15, 16, 17, 19 sayılı tasarımların davacının sunmuş olduğu deliller kapsamındaki ... ürünleri arasında genel görünüm itibariyle benzerlik bulunduğu ve bu ürünlerin yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına sahip olmadığı, davalıya ait 2016/04722-3, 7, 8, 11, 13, 20 sıra sayılı tasarımların, davacının sunmuş olduğu deliller kapsamındaki ... ürünleri karşısında, aralarında genel görünüm itibariyle benzerlik bulunmadığı ve yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına sahip olduğu,
davalıya ait 2016/04722-18 numaralı ürün için itiraza mesnet ürünün tarih bilgisinin olmaması nedeniyle karşılaştırmanın yapılamadığı ve bu sebeple yeni ve ayırt edici olmadığının söylenemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... YİDK'nın 14.04.2017 tarih 2017/T-369 sayılı kararının davalının 2016/04722 sayılı 1, 5, 9, 10, 12, 14, 15, 16, 17, 19 sıra numaralı tasarımlar yönünden iptaline, yukarıda belirtilen davalı tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk bilirkişi heyeti kök raporunda 2016/04722-1, 3, 5, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19 nolu ürünlerde benzerlik olduğu ve yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip olmadığı tespiti yapılmış ve itiraz üzerinde alınan ikinci incelemedeki raporda da bu husus tekrarlanmışken, üçüncü alınan raporda ilk heyetin raporunda bahsedilen bu ürünlerden 3, 7, 8, 11, 13, 18 nolu olanların, 20 nolu ürün gibi yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip bulunduğunun tespitinin yapıldığını, her ne kadar bu tespit görece de olsa, iki raporda benzerlik olduğu tespiti yapılmış iken,
üçüncü raporda bu ürünlerde farklılık tespit edilmesinin, zorlama bir tespit olduğunu, zira ürünlerin tekrar tekrar incelendiğinde, zorlayarak bir farklılık bulmanın her zaman kolaylıkla sağlanabileceğini, burada ürünlerin genel görünüm itibariyle farklı olup olmadıklarının nazara alınmasının gerektiğini, 3, 7, 8, 11, 13, 18 nolu ürünlerin yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip olduğu tespitine katılmadıkları gibi, 20 nolu ürünün de buraya dahil edilmesi gerektiğini ve yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına sahip olmadığını ileri sürerek,
yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilince davalının tasarım başvurusundan çıkarılan tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerinin bulunmadığını, başvuru kapsamında bırakılan tasarımların ise yenilik ve ayırt edicilik niteliklerinin bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin kendine ait 20 adet ... armatür tasarımı için 21.06.2016 tarihinde tescil başvurusunda bulunduğunu, davacı yanın dava süreci boyunca, tasarımların kamuya kendileri tarafından sunulduğuna dair belge paylaşamadığını, ancak mahkeme tarafından davacı yana sürekli yeniden süre verildiğini, mahkeme kararında bilirkişi raporunun neden hükme esas alındığının dahi belirtilmediğini, bilirkişilerin değerlendirmeye esas aldığı katalogların, işbu dosyada delil olacak nitelikte bulunmadığını, bilirkişilerin "bilgilenmiş kullanıcı" kavramını yanlış değerlendirdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davalının 2016/04722 sayılı çoklu "... ..." tasarımına, davacının itirazı sonucunda, dava konusu YİDK kararı ile davalının 2016/04722 sayılı 2, 4 ve 6 sıra numaralı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle tescilinin iptaline, diğer tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğu gerekçesiyle tescil işlemlerinin devamına karar verildiğine göre, işbu dava yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıya ait 2016/04722 sayılı 1, 3, 5, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20 sıra numaralı endüstriyel tasarımların, davacı tasarımları karşısında yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşıyıp taşımadığı, davacı itirazlarına karşın davalının tasarım başvurusunun kabulünün hukuka uygun olup olmadığı, hükümsüzlük ve terkin şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
İlk derece mahkemesince davalının 2016/04722 sayılı 1, 5, 9, 10, 12, 14, 15, 16, 17, 19 sıra numaralı tasarımları yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında, davalı şirkete ait tasarımlardan hangilerinin yeni ve ayırt edici olduğu konusunda açık çelişki bulunduğundan ve davalı tarafça sunulan teknik mütalaa konusunda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığından, bu konularda inceleme yapılması gerekli görüldüğünden, Dairemizce inceleme aşamasının duruşmalı olarak yapılmasına karar verilmiştir.
Zira her ne kadar ilk derece mahkemesince 28.02.2018 tarihinde bilgisayar mühendisi aracılığıyla yaptırılan incelemede, davacı tarafça sunulan itiraza dayanak ürün görsellerinin internet erişim tarihleri tespit edilmiş ise de, dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olup olmadıkları konusunda görüşüne başvurulan 21.09.2018 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu tasarımlardan sadece 20 numaralı tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu, diğerlerinin yeni ve ayırt edici olmadığı bildirilmiş, 05.04.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda da aynı görüş tekrarlanmıştır. Buna göre 20 numaralı tasarım haricinde kalan tasarımlar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece görüşüne başvurulan 25.07.2019 tarihli yeni bilirkişi heyet raporunda ise bu kez davalının 2016/04722 sayılı 3, 7, 8, 11, 13, 18 ve 20 sıra numaralı tasarımlarının yeni olduğu, dolayısıyla 2016/04722 sayılı 1, 5, 9, 10, 12, 14, 15, 16, 17 ve 19 sıra numaralı tasarımlar yönünden YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu bildirilmiş, 27.11.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda da anılan görüşleri değişmemiştir.
Her ne kadar mahkemece bu son rapor esas alınarak hüküm kurulmuşsa da, mahkemece alınan iki bilirkişi raporu arasında, yukarıda açıklandığı üzere çelişki oluştuğu ve bu raporlara göre hüküm kurulamayacağı açıktır.
Dairemizce alınan 15.02.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise her ne kadar davalı tarafça sunulan hukuki mütalaanın da değerlendirildiği ve buna göre davalının 2016/04722 sayılı 1, 5, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 14, 18 ve 20 sıra numaralı tasarımların yeni ve ayırt edici olduğu,
dolayısıyla 2016/04722 sayılı 3, 13, 15, 16, 17 ve 19 sıra numaralı tasarımlar yönünden YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu bildirilmiş ise de, Dairemizce ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporları arasındaki, davalı şirkete ait tasarımlardan hangilerinin yeni ve ayırt edici olduğu konusundaki açık çelişkinin giderilmesi ve davalı tarafça sunulan teknik mütalaa konusunda inceleme ve değerlendirme yapılması istendiği halde, bilirkişi raporunda bu konularda herhangi bir inceleme ve açıklama bulunmadığı anlaşıldığından,
dosyanın önceki raporu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdii ile anılan konularda gerekçeli, denetime elverişli ve ayrıntılı inceleme yapılması istenmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 26.05.2022 tarihli ek raporda da bu eksikliklerin giderilmediği ve ek raporun da hüküm kurulmasına elverişli olmadığı anlaşıldığından, belirtilen konularda inceleme ve değerlendirme yapılması için yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmuştur.
Dairemizce alınan 08.09.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda ve son olarak bu raporun da yeterli görülmemesi üzerine alınan 05.02.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle yapılan inceleme sonucunda, dava konusu her bir tasarım için önceki üç bilirkişi raporlarında benzerlik teşkil ettiği iddia edilen itiraza mesnet ürünler de tek tek incelenerek,
önceki bilirkişi raporlarına neden itibar edildiğinin veya edilmediğinin gerekçeleri asıl bilirkişi raporunun 19-27. sayfalarında, ek bilirkişi raporunun 3-11. sayfalarında açıklanmış, asıl bilirkişi raporunun 28-30. sayfalarında, ek bilirkişi raporunun da 12-14. sayfalarında bu konudaki özet tablolar sunulmuş, sonuçta davalının 2016/04722 sayılı 1, 3, 5, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 18 ve 20 sıra numaralı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğu,
dolayısıyla davalının 2016/04722 sayılı 15, 16, 17, 19 sıra numaralı tasarımları yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği bildirilmiş, Dairemizce önceki bilirkişi raporlarını ve davalı tarafça sunulan teknik mütalaayı değerlendiren, önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gideren, denetime elverişli bu son rapor hükme esas alınmıştır.
Her ne kadar davalı şirket vekilince, İstanbul 4. FSHHM'nin 2021/74 E. sayılı dosyasının sonucunun beklenmesi talebinde bulunulmuş ise de, anılan dosyanın Uyaptan gönderilen kayıtların incelenmesinden, davacı ... ... Ltd. Şti. tarafından davalı ... aleyhine 2016/04722 ve 2017/04833 numaralı tasarım tescil belgelerine dayalı tecavüzün tespit ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, davalının davacı tasarımlarının hükümsüzlüğü talebinde bulunmadığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında da davacı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğu hakkında herhangi bir tespitin yapılmadığı görüldüğünden, davalı vekilinin anılan talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargılama sırasında davacı ...'nun 19/09/2022 tarihinde dul olarak öldüğünün anlaşılması üzerine, taraf teşkilinin sağlanmasına girişilmiş, ...'in geriye kızı ... ile oğulları ..., ... ve ...'u bıraktığı, davacı mirasçılarından ..., ... ve ... tarafından mirasın reddedildiğine dair karar örneklerinin sunulduğu görülmüştür.
MK'nın 611/1. maddesi uyarınca, yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer. Yani mirası reddeden kanuni mirasçı, "miras bırakandan daha önce ölmüş" sayılır. Diğer bir deyişle onun payı, "miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi" diğer hak sahiplerine dağıtılır. Mirasın açılması mirasbırakanın ölüm tarihidir. Dolayısıyla mirası reddeden mirasçının eşi mirastan pay alamaz. Mirası reddeden mirasçının payı, onun mirası reddetmeyen alt soyuna geçer (Yargıtay 2. H.D.'nin 06.07.2011 tarih ve 2011/7704 E.- 2011/11596 K., Yargıtay 12. H.D.'nin 11.09.2017 tarih ve 2017/4714 E.- 2017/10438 K.).
Somut uyuşmazlıkta da davacı ...'nun mirasçılarından, mirası reddeden oğlu ...'in eşi ... ve çocukları ... (21.04.2003 doğumlu) ve ... (24.04.2005 doğumlu) halen sağdır.
Yine davacı ...'nun mirasçılarından, mirası reddeden oğlu ...'in eşi ... ve çocukları ... (07.07.2004 doğumlu), ... (11.01.2007 doğumlu) ve ... (17.06.2010 doğumlu) halen sağdır.
Davacı mirasçılarından ... halen sağ ve bekar ise de yukarıda açıklandığı üzere mirası reddetmiştir.
O halde dul olarak vefat eden davacı ...'nun mirası, kızı ..., oğlu ...'in çocukları ... ve ... ile oğlu ...'in çocukları ..., ... ve ... tarafından temsil olunacaktır.
Davacı vekilince davacı mirasçılarından kızı ...'ten ve oğlu ...'in kızı ... ...'ndan alınan vekaletname örnekleri de dosyaya sunulmuştur.
Bu durum karşısında Dairemizce davacı ...'nun mirasçılarından olup, davacı vekilince vekaletname örneği sunulan ... ile mirası reddeden ... ve ...'in alt soylarından ... ...'nun dışındaki diğer alt soylarına, dava dilekçesi ve mahkeme kararı ekli, duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/389, K. 2024/722, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama