KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2024
- Esas-Karar No
- 2022/1522 - 2024/1686
- Esas no
- 2022/1522
- Karar no
- 2024/1686
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 30/06/2022
- Numarası
- 2021/311 E. - 2022/222 K.
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali
Karar Metni
1.353 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/06/2022 tarih ve 2021/311 Esas - 2022/222 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2020/30746 sayılı ve “...” ibareli başvurusunun davalı Şirketin itirazı üzerine dava konusu YİDK kararı ile 35. Sınıf "Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıların toptan ve/veya perakendeciliği hizmetleri.
Elektrik enerjisinin perakendeciliği hizmetleri.” yönünden kısmen reddedildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığı gibi dava konusu başvuruyu oluşturan ibarenin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, anılan ibarenin müvekkilinin ticart unvanının asıl unsuru olduğunu, dava konusu marka başvurusunun müvekkiline ait 141737 sayılı “...” markasının serisi mahiyetinde olduğunu,, davalı şirketin ... tarafından kurulduğunu, ...'nun müvekkili şirketin eski ortaklarından olduğunu, tüm hisse ve haklarını devrederek müvekkili şirketten ayrıldığını, sonrasında davalı şirketi ve dava dışı ...
Çakmak ve Tıraş Bıçağı Pazarlama Ve Dağıtım Ticaret Anonim Şirketi’ni kurduğunu, iki şirket arasında “...” markasının kullanımı için lisans sözleşmesi imzalandığını, davalının müvekkili şirket markasına itirazının kötü niyetli olduğunu, diğer taraftan redde mesnet markaya ilişkin kurum kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü talepli davanın Ankara 2. FSHHM 2021/310 Esas sayılı dosyası ile görülmekte olduğunu, anılan davanın kabulüne karar verilmesi halinde huzurdaki davanın dayanağının da kalmayacağını, bu sebeple Ankara 2. FSHHM 2021/310 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek,
YİDK’nın 2021-M-7148 sayılı kararının iptaline, tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, davacının iddialarının yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında çıkarılan hizmetler ile redde mesnet marka kapsamında yer alan hizmetlerin benzer bulunduğu gibi marka işaretleri de benzer olduğundan, iltibas koşullarının gerçekleştiği, davacının önceye dayalı hak iddiasının yerinde olmadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, SMK'nın 6/6 ve 6/9 maddesine dayalı iddiaları yönünden bir değerlendirme yapılmadığını, davalı Şirketin başvuruya itirazının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanın asıl unsurunun dava konusu başvuruyu oluşturan ibareden oluştuğunu ve ticaret unvanlarının 1976 yılında tescil edildiğini, müvekkilinin başvurunun SMK'nın 6/3 maddesi kapsamında reddedilemeyeceğini, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığını, dava konusu başvurunun 141737 sayılı ve “...” markasının serisi mahiyetinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
1- Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun reddedilen hizmetler yönünden tescili işlemlerine devamına karar verilmesi istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli dava konusu başvuru ile davalı Şirkete ait ""... ibareli marka arasında, başvurunun reddedildiği 35. sınıf hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olduğu,
zira her iki markanın asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, uyuşmazlık konusu 35 sınıf "Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıların toptan ve/veya perakendeciliği hizmetleri. Elektrik enerjisinin perakendeciliği hizmetleri.” nin redde mesnet marka kapsamında yer alan 39. sınıf " Boru hattı ile
taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri.” nin benzer ve ilişkili olduğu, diğer yandan davanın, marka başvurusunun kısmen reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu gözetildiğinde, davacının marka başvurusunun öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğu iddiasının bu davada değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı,
ayrıca davacının tescilli ticaret unvanının başvurunun tesciline olanak sağlamayacağı, redde mesnet markanın SMK'nın 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetli olarak tescil edildiği iddiasının işbu davada tartışılması imkanı bulunmadığı gibi davalı Şirketin başvuruya itirazının kötü niyetli olarak kabul edilemeyeceği, YİDK kararının iptali davasının, YİDK karar tarihindeki mevcut şartlara göre inceleneceği,
dava konusu YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet marka hakkında verilmiş bir hükümsüzlük kararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafça redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak dava konusu başvuru sahibi davacı tarafça, 141737 sayılı markası nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu da ileri sürmesine rağmen ilk derece mahkemesince bu hususta olumlu-olumsuz bir karar verilmemiştir. Oysa davacının bu iddiasının doğru olması halinde, redde mesnet markanın davacının marka tesciline engel olmayacağı açıktır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için, kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde, asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir.
Bu açıklamadan sonra somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, Dairemizce davalı Kurumun resmi internet sitesi üzerinden yapılan araştırmada, davacının müktesep hak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 14137 sayılı ve "..." ibareli markasının 34. sınıfta yer alan mallarda tescilli olup, dava konusu başvurunun reddedildiği 35. sınıf hizmetlerde tescilli bulunmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla somut olay bakımından, yukarıda belirtilen " yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması" şartının gerçekleşmemesi karşısında müktesep hak koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, davacının bu iddiası yerinde görülmemiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, uyuşmazlık konusu 35. sınıf hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunduğu gerekçesinin yanında, davacının işbu dava konusu başvuru yönünden müktesep hakkının bulunmadığına dair yukarıda açıklanan gerekçe ile de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının müktesep hak iddiasının incelenip değerlendirilmemesi doğru olmadığından ve HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber,
kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden,
Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/11/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1522, K. 2024/1686, 25 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama