İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1546 K.2024/1792

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/10/2020 tarih ve 2019/48 E. - 2020/321 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2022/1546Karar2024/1792Tarih8 Kasım 2024Okuma10 dk · 1.912 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Vekili

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
8 Kasım 2024
Esas no
2022/1546
Karar no
2024/1792
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
08/10/2020
Numarası
2019/48 E. - 2020/321 K.
Davacı
—
Davalı
—
Davanın konusu
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.912 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/10/2020 tarih ve 2019/48 E. - 2020/321 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkili şirketin tütün sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... gibi tütün sektöründe tanınmış markaların üreticisi ve tescilli tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, “...” ve “...” markalarının tescil sahibi ... İnc.

Şirketinin ABD dışındaki tüm marka haklarının müvekkili tarafından devralındığını, müvekkilinin 2016/66030 numaralı “...” ibareli marka başvurusunun sahibi ve "..." ve "..." markalarının da Dünya çapında halefi olduğunu, bu gerçek hak sahipliğinin resmi tasdikli rüçhan belgeleri ile sübut olduğunu, buna ek olarak 1982’den beri kullanılmakta olduğunu, davalının 2011/45895 numaralı “...” markasınının kötüniyetli tesciline karşı Bakırköy 1.FSHHM'nin 2018/424E. sayılı dosya ile hükümsüzlük davası açıldığını, davanın derdest olduğunu,

İsviçre’de müvekkili tarafından 16/02/2016 tarihinde “...” ibareli marka başvurusuna istinaden Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde rüçhanlı marka başvurusunun 15/08/2016 tarihinde 2016/66030 sayılı ile gerçekleştirildiğini, davalı tarafından kendi adına tescilli 2011/45895 nolu marka mesnet gösterilerek 2016/66030 numaralı marka başvurusuna itiraz edildiğini, YİDK tarafından başvurunun reddi üzerine bu karar aleyhine müvekkili tarafından Ankara 4.FSHHM'nin 2017/372E. sayılı dosya ile dava açıldığını ve davanın kesinleşmediğini,

hükümsüzlük davası devam ederken 34. sınıfta iş bu davaya konu 2016/51419 numaralı “...” ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, bu başvurunun yayınının müvekkilinin 2016/66030 numaralı rüçhanlı markası dikkate alınarak reddedildiğini, ancak daha sonra TÜRKPATENT tarafından rüçhanlı markanın da reddedilmesi üzerine 2016/51419 numaralı marka başvurusunun tekrar yayınına karar verildiğini, bu karara itirazlarının müvekkilinin 2016/66030 sayılı rüçhanlı başvurunun reddedilmesi üzerine en son TÜRKPATENT 2018/M-9499 numaralı YİDK kararı ile reddedildiğini,

ayrıca davalının hükümsüzlük davası devam ederken 4. Sınıfta 2016/51594 numaralı marka başvurusunda bulunduğunu, bu başvuru ile ilgili verilen itirazın reddine dair YİDK kararı hakkında Ankara 4.FSHHM'NİN 2017/452E. sayılı dosyası üzerinden yargılamanın devam ettiğini ve kararın henüz kesinleşmediğini, YİDK’nın hükümsüzlük davasını dikkate alması ve bekletici mesele yapmasının gerektiğini, YİDK kararında Ankara 4.FSHHM'nin 2015/298E. sayılı kesinleşmiş kararında markanın hükümsüzlük talebinin reddedildiği beyan edilmiş ise de bu davada YİDK kararının iptalinin talep edildiğini,

Bakırköy 2.FSHHM dosyasında hükümsüzlük davasının başta kesin hüküm nedeniyle reddedildiğini ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2017/960E. ve 2018/1981K. sayılı kararında hükümsüzlük bakımından kesin hüküm bulunmadığı belirtildiğinden davanın Bakırköy 1.FSHHM'nin 2018/424E.

Sayılı dosyası ile görülmeye devam edildiğini, davalının hükümsüzlük davası devam ederken iş bu davaya konu marka başvurusunu gerçekleştirdiğini, davalının Ankara 4.FSHHM dosyasında Almanya’da yaşadığını ikrar ettiğini, müvekkili markalarının 2011 senesinden önce Almanya’da kullanıldığını ve sigara sektöründe oldukça tanınmış olduğunu, davalının da markadan haberdar olduğunu, bu nedenle başvurusunun kötüniyetli olduğunu, müvekkili ile markaları devraldığı ...’nin 25/04/2016 tarihinde bir basın açıklaması yaptığını ve 01/06/2016 tarihinden itibaren “...” markasının artık “...” olarak değiştirileceğinin kamuoyuna bildirildiğini,

bunda sonra iki hafta içerisinde davalının “...” ibaresi için 10/06/2016 tarihinde 34.sınıfta 2016/51419 numaralı ve 4. sınıfta 2016/51594 numaralı marka başvurusunda bulunduğunu, bu durumun davalının kötüniyetini gösterdiğini, “...”, “...” markalarının tanınmış olduğunu ülkemizde de başvuru tarihinden önceki tarihlerde satışa sunulduğunu, kaldı ki bu markalı ürünler Türkiye’ye getirilmese bile Paris anlaşması mükerrer 6. Maddesi gereğince ülkemizde himaye göreceğini, korumanın tüm sınıflarda olması gerektiğini ileri sürerek,

TÜRKPATENT YİDK'nın 16/11/2018 tarih ve 2018/M-9499 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, davacının iddialarına mesnet olan 2016/66030 nolu başvurusunun 2017/M-6494 nolu YİDK kararı ile reddedildiğini, karara karşı açılan Ankara 4.FSHHM'nin 2017/372E. sayılı açılan davanın derdest olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen 2011/45895 nolu marka üzerinde davacının önceye dayalı hak sahibi olduğu iddiasınının YİDK kararında da altı çizilen Ankara 4.FSHHM’nin 2014/12E. ve 2014/309K. sayılı kararı ile reddedildiğini, “...” ibareli marka üzerinde davacının önceye dayalı hak sahibi olmadığının kesinleşmiş hükümle sabit hale geldiğini, davalının kötüniyetli başvuruda bulunduğunun ispat edilemediğini, kötüniyet iddiasının Ankara 4.FSHHM’nin 2014/12E. ve 2014/309K. sayılı kararında da incelendiğini ve yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı Şirket vekili, davacının işbu davada ileri sürdüğü tüm iddialarının daha önce açılmış davalarda müvekkili lehine karara bağlandığını, “...” ibareli markanın, müvekkili adına 2011/45895 numarasıyla tescilli olduğunu, davacının itiraz ettiği müvekkilline ait marka başvurusunun da davacının mesnet gösterdiği markadan daha önceki tarihli olduğunu, tescil belgelerinin, rüçhan belgelerine üstün tutulmasının gerektiğini, kaldı ki işbu rüçhan tarihinin müvekkilinin 2011/45895 “...” markasına dair korumadan sonraya tekabül ettiğini, müvekkiline ait marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu,

müvekkiline ait marka ile davacının itirazına mesnet gösterdiği marka ibarelerinin aynı olduğunu, davacının ortada iddialarına dayanak tescilli bir markası bulunmadığını, kaldı ki farklı marka sınıfları arasında iltibastan söz edilemeyeceğini, davacının tanınmışlık, önceye dayalı hak sahipliği vs. itirazlarının hepsinin kesin delil niteliği taşıyan kesinleşmiş mahkeme kararları ile reddedildiğini, davacının Türkiye’de işbu markanın kendilerince kullanıldığına dair geçerli hiçbir delil sunmadığını, Türkiye pazarında dava konusu markalar bakımından hiçbir söz sahibi olmayan davacının tanınmışlık iddialarının reddinin gerektiğini,

müvekkilinin ahşap küllük üretimi ve pazarlaması yapmak üzere ticari faaliyetlerini başlatmış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, tescil başvurundaki tüm mallar yönünden 556 sayılı KHK Md. 8/1-b’de sayılan emtiaların aynı/aynı tür/benzer olması şartının sağlandığı, markaların görsel, sesçil ve kavramsal olarak birbirlerine benzemesi karşısında markaların bütünsel olarak benzer olduğu ancak, davaya konu davacı muterize ait markanın tescil başvurusunun reddedildiği, davalının 2011 tarihli “...” markası bulunmasına karşın davacı muterizin rüçhan iddiasının 2016 yılına dayandığı, 2011 yılından daha eski tarihli markasının da bulunmadığı,

bu durumda 556 s. KHK 8/1-b maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığı, davacının, dosyaya eskiye dayalı kullanımına dair fatura, katalog, reklam broşürü vb. herhangi bir delil sunmadığı, davacı tarafından “...” ibaresi üzerinde işbu davadan önce Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2014/12 E. – 2014/309 K. sayılı dosya kapsamında öncelikli hak sahipliği iddiasında bulunulduğu, bu iddianın yerel mahkemece reddedildiği, verilen kararın Yargıtay 11. HD. 2015/2851 E. – 2015/7653 K. sayılı Yargıtay ilamı ile oynandığı, dolayısıyla KHK’nın 8/3.

Madde kapsamında tescil engelinin bulunmadığı, davalının anılan başvuruyu kötü niyetli olarak gerçekleştirdiğini gösterir herhangi bir emareye de dosya kapsamında rastlanmadığı,YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece davanın reddine gerekçe olarak gösterilen 2011/45895 sayılı markanın hükümsüzlüğü davasının sonucu bu davayı doğrudan etkileyeceğinden, bekletici mesele yapılması taleplerinin haksız olarak reddedildiğini, dosyaya davalı tarafından sunulan internet sitesi girdi görsellerinin tüketicilerin 2004'te dahi Türkiye'de davacı markalarının tanındığını gösterdiğini, davalının davacı markalarının tanınmışlığını bildiği halde dava konusu markayı tescil ettirmesinin kötüniyetini gösterdiğini, 1982 yılından bu yana dünyada müvekkilinin markalarının kullanıldığını,

davacının markayı stoklamak amacıyla tescil ettirdiğini, davacı ürünlerinin çokça satıldığı Almanya'da ikamet eden davalının, davacı markalarını bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, müvekkili markalarının Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka vasfı taşıdığını, bu konudaki iddialarının mahkemece tümüyle gözardı edildiğini, davacının ...

Inc'nin haklarına halef olmakla "..." ibareli marka üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğunu, nitekim Türkiye'de de "Amerikan Spirit" ibareli markalarının duty free/free shoplarda satışa sunulduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 8. maddesine uygun bir şekilde, davacı tarafça, dava konusu başvurudan önce rüçhan hakkı sahibi olduğunu iddia ettiği 2016/66030 sayılı marka tescil başvurusuna dayanılarak, davalının 2016/51419 sayılı marka başvurusuna itiraz edildiği, davacının itirazlarının YİDK’nin 16/11/2018 tarih ve 2018-M-9499 sayılı kararı ile reddedildiği,

her ne kadar davacı 2016 tarihli başvurusu nedeniyle rüçhan hakkı bulunduğunu belirtmiş ise de davalı gerçek kişinin 2011/45895 sayılı "..." ibareli markasının bulunduğu, esasen davacının itirazında dayandığı 2016/66030 sayılı başvurusunun, davalının 2011/45895 sayılı önceki tarihli markasına dayalı itirazı sonucunda, YİDK'nın 2017-M-6494 sayılı kararı ile reddedildiği, Ankara 4. FSHHM'nin 2017/372 E.- 2019/8 K. sayılı kararı ile anılan YİDK kararının iptali davasının reddedildiği, bu kararın istinafı üzerine de Dairemizin 11.12.2020 tarih ve 2019/612 E.- 2020/1121 K. sayılı kararı ile istinaf itirazlarının reddine karar verildiği,

anılan ret kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/10/2022 tarih, 2021/2850 Esas, 2022/6956 sayılı kararı ile onandığı, davalının 2011/45895 sayılı markasının hükümsüzlüğü istemiyle Bakırköy 1. FSHHM'de açılan 2018/424 E. - 2019/264 K. Sayılı dosyada 09/07/2019 tarihinde davanın reddine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 27/04/2022 tarih, 2019/2737 Esas, 2022/733 Karar sayılı kararı ile hükmün gerekçesine yönelik olarak davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

sonuçta "...davacının Türkiye'de tescilli markasının bulunmadığı, dava dilekçesi ekinde dünyanın çeşitli ülkelerinde tescil ettirildiği ileri sürülen markaların dava dışı ... Ve ...

Şirketi adına tescilli olduğu, esasen dava dilekçesi ve istinaf dilekçesinde de ABD dışındaki marka haklarının dava dışı şirketlere devredildiğinin beyan edildiği, davacının dava dışı şirketler adına tescilli markaların tanınmışlığı ve kullanımından kaynaklı olarak, önceye dayalı hak iddiasında bulunamayacağı, davalının davaya konu markayı Türkiye'de ticarete konu ettiğini ispatlayamadığı, istinaf dilekçesinde duty free'de bu ürünlerin satıldığına yönelik iddiasını ispatlar delil sunulmadığı gibi, duty free gümrüklü alan olmakla, Türkiye'de kullanım yönünden delil teşkil etmeyeceği" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği,

kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2024 tarih, 2022/5139 Esas, 2024/1265 Karar sayılı kararı ile onandığı, işbu dava YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup YİDK karar tarihindeki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiğinden 2011/45895 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davanın bekletici mesele yapılmamasında da usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu YİDK karar tarihi itibariyle davacının Türkiye'de tescilli ve geçerli bir markasının bulunmadığı,

bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca değerlendirme yapılamayacağı, davacının öncelikli hak sahibi olduğunu dosya kapsamına sunduğu delillerle kanıtlayamadığı, keza KHK'nın 8/3.maddesi anlamında öncelikli hak sahibi olmadığının yukarıda anılan mahkeme kararları ile de kabul edildiği,

yurt dışı kullanımların ise 8/3. maddeye dayalı bir hak bahşetmeyeceği, yine Yargıtay 11. H.D.'nin 06.01.2020 tarih ve 2019/2269 E.- 2020/16 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi, kötü niyete ilişkin başka bir emare olmaksızın, salt hükümsüzlük davasının varlığına rağmen marka başvurusu yapılması olgusunun, başvurunun kötü niyetle yapıldığını kabul için yeterli olmadığı,

dolayısıyla davalının 2011/45895 sayılı markasına karşı, davacının devraldığını bildirdiği ... tarafından açılan hükümsüzlük davasının, Bakırköy 2. FSHHM’nin 2015/226 E. numarası ile görülmekte iken, davalının işbu dava konusu başvuruda bulunmasının tek başına kötü niyet göstergesi olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi şartlarının gerçekleştiğinin de davacı tarafça kanıtlanamadığı,

yine bu dava bakımından emsal oluşturan davalının 2016/51594 sayılı "..." ibareli 4.sınıf emtialara ilişkin marka başvurusu hakkında YİDK tarafından verilen ret kararına karşı davacı tarafından açılan iptal davasında Ankara 4. FSHHM'nin 27/05/2019 tarih, 2017/452 E.- 2019/187 K. Sayılı kararı ile 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi şartlarının oluşmadığı, öncelikli hak sahipliği, tanınmışlık, kötüniyet iddialarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle verilen ret kararına karşı davacının istinaf başvurusunun Dairemizin 03/06/2021 tarih, 2019/1518 Esas, 2021/806 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği,

bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/04/2023 tarih, 2021/7733 Esas, 2023/2126 Karar sayılı kararı ile onandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,

4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/11/2024

Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1546, K. 2024/1792, 8 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 18/11/2024
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1546
Karar No
2024/1792
Tarih
8 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1548 K.2024/1267
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1548 K.2024/1367
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1552 K.2024/1326
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1552 K.2024/1868
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1553 K.2024/1812
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1559 K.2024/1814

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.