İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1686 K.2024/1961

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/11/2021 tarih ve 2020/18 E. - 2021/429 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2022/1686Karar2024/1961Tarih6 Aralık 2024Okuma10 dk · 1.923 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1686
Karar No
2024/1961
Karar tarihi
6 Aralık 2024
Esas-Karar No
2022/1727 - 2024/1962
Esas no
2022/1727
Karar no
2024/1962
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
26/11/2021
Numarası
2020/18 E. - 2021/429 K.
Davanın konusu
YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.923 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/11/2021 tarih ve 2020/18 E. - 2021/429 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacılar vekili, müvekkili şirketler tarafından tescil ettirilmiş olan "..." esas unsurlu çok tanınmış ortak seri hizmet markalarının, yasal, öncelikli hak sahibinin müvekkili şirketler olduğunu, ortak seri hizmet marka ve marka sahiplerinin tanıtımlarının yer aldığı ... alan adlı internet sitesinin de bulunduğunu, davalı yanın müvekkillerinin “...” ve “...” esas unsurlu ortak seri hizmet markalarının esas unsuru olan ... ibaresini ... olarak bir harf değişikliği ile 35, 36, 37, 41. aynı sınıflarda tescil talebinde bulunduğunu, müvekkilleri seri markalarını anımsatır şekilde tescil ettirildiğini,

2018/79394 numaralı başvuruya yapılan itirazın reddedildiğini, müvekkillerinin 2004 yılından bu yana TPMK nezdinde tescilli “...” ibaresini ihtiva eden ortak seri hizmet markaları ile davalının “...” esas ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkillerinin tanınmış ortak seri hizmet markası ile hem esas ibare hem de aynı 35, 36, 37, 41. tescil sınıfında çakıştığını, müvekkili marka tescillerinin üzerinden 15 yıl geçtiğini ve müktesep haklarının oluştuğunu, müvekkillerinin “...” esas ibaresinin “...” şeklinde ve farkedilmez bir harf değişikliği ... ile kalın bold yazılımla esas unsur özelliği belirtilmesinin,

yan unsurun silik yazılmasının “...” olarak markayı ayniyet bazında benzer kıldığını, söz konusu tescil başvurusunun iyiniyetli bir davranış tescili olmadığını, markaya tali kelime eklenmesinin iltibas olgusunu yok edemediğini, görsel ve kulakta bıraktığı ses olarak, orta düzeydeki tüketiciyi yanıltıcı nitelikte olduğunu, davalı yanın söz konusu markasının, müvekkiline ait ortak markasının şöhretinden ve itibarından yararlanacağını, bu gruptaki bir şirket olduğu intibaını yaratarak 6769 sayılı SMK’nın tescilli ortak markaya tanıdığı ayırıcı niteliğini de yok edeceğini ileri sürerek,

YİDK'in 2019-M-9941 sayılı kararının iptaline, 2018/79394 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin olmadığını, davacıların diğer iddialarının da yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Şirketi vekili, müvekkiline ait markada yer alan “...” ibaresinin köklü bir aile olan müvekkilerinin soyadından geldiğini, davacı yanın dayanak gösterdiği markaların tescilli ve dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından başvuru veya rüçhan tarihinden beş yıllık süre içerisinde Türkiye’de ciddi biçimde kullandığını kanıtlaması ve buna dair delil sunması gerekirken YİDK’e böyle bir delil sunamadığını, davacı taraf iddialarının soyut iddiadan öteye geçemediğini, müvekkili şirketin “...” ibaresi üzerinde müktesep hak sahibi olduğunu, davacı yanın bahse konu markaları ile müvekkili şirkete ait marka arasında hiçbir benzerliğin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150 ve 2011/76454 sayılı davacılar markalarının kullanmama define tabi olduğu, davacı yanın 2014/109106 sayılı markasının tescil tarihinin 10.06.2016 olup, dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle ve hatta hükümsüzlük talebi açısından dava tarihi itibariyle de kullanım ispatı talebine konu edilebilecek bir marka olmadığı,

davacı yanın gerek marka işlem dosyasında, gerekse dava aşamasında, kullanmama def'ine tabi 2004/02152, 2004/02150, 2004/17890, 2011/76454 sayılı markaların, tescilli oldukları emtialar bakımından, dava konusu marka başvuru tarihinden önceki son 5 yıl içinde ciddi surette kullanıldığı hususunun ispatlanamadığı, bu nedenle söz konusu markaların SMK m.6/1 hükmü uyarınca yapılacak ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi değerlendirmesinde dikkate alınamayacak markalar olduğu,

davacılara ait 2014/109106 sayılı marka kapsamında yer alan 19. sınıf mallar ile dava konusu marka kapsamında 35.05 alt grubunda satışı özgülenen 19.sınıf malların satışı hizmetleri arasında, mal üreten işletmenin karineten o malı sattığı da kabul edildiği yönündeki yerleşik görüş çerçevesinde bir benzerlik ilişkisi bulunduğu, bununla birlikte kullanmama def'ine tabi olmayan mesnet 2015/27750 ve 2015/27761 sayılı markaların ise 38. sınıf hizmetleri kapsadığı,

bu hizmetler ile dava konusu marka kapsamında yer alan 35. sınıf hizmetlerin, tamamen farklı sektör ve ihtiyaçlara yönelik, farklı tüketici kitlelerini hedef alan, birbirleri ile rekabet içerisinde olmayan, birbirlerini tamamlayıcı nitelik göstermeyen, satış, sunum ve dağıtım kanalları tamamen farklı mahiyetteki mal ve hizmetler olduğu, bahsi geçen markalar açısından karıştırılma ihtimalinin öncül koşulu olan emtia benzerliği kriterinin meydana gelmediği, “...” ve “...” şeklinde altı harften oluşan taraf markalarının esas unsurları arasında yalnızca 3. sırada bulunan “...” harfleri açısından bir farklılık bulunduğu,

her iki kelimenin de iki heceli olarak “...” ve “...” şeklinde telaffuz edilecekleri, her ne kadar kelimeler arasındaki tek harf farkı, markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmasını engellese de, özellikle görsel ve işitsel olarak markaların benzer olmasını engellemeye yeter derecede ayırt edicilik katmadığı,

bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, bu nedenle dava konusu marka kapsamında yer alan "35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer.Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap,

plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler.Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri.Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller.İnşaatlar için cam ürünleri.

Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları.Akvaryum kumları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından, dava konusu marka ile davacılara ait 2014/109106 sayılı marka arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davalının müddet konumunda olmayan en eski markasının 09.02.2015 tescil tarihli “... ” markası olduğu,

anılan markanın tescili üzerinden, dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle henüz 5 yıllık bir sürenin dahi geçmediği görüldüğünden, bu hususta davalı yanın müktesep hak iddiasına dayanmasının mümkün görülmediği, her ne kadar marka işlem dosyasında ileri sürülmemişse de, dava aşamasında, tanınmışlık ve kötü niyet iddialarına dayanıldığından, markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında söz konusu iddiaların değerlendirilmesi gerektiği, "..." markasının ciddi surette kullanıldığına ilişkin yeter derecede etkili ispat aracının ibraz edilmediği,

dolayısıyla davacıların markalarının tanınmışlık mertebesine ulaştığının, dava konusu markanın varlığı nedeniyle, davacı yanın markalarının tanınmışlığından haksız yere istifade edileceği, itibarlarının lekeleneceği ya da ayırt ediciliklerinin zedeleneceğine ilişkin herhangi bir riskin bulunduğu ispat edilemediğinden bu yöne ilişkin iddiaların yerinde bulunmadığı,

davaya konu marka ile itiraza mesnet markalardan birinin, bir kısım emtialar bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile.

"35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer.Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler.Yollar için metal,

mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri.Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller.İnşaatlar için cam ürünleri.

Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları.Akvaryum kumları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından 2019-M-9941 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2018/79394 sayılı markanın "35.sınıf: müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer.beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap,

plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler.yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri.beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller.inşaatlar için cam ürünleri. metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları.akvaryum kumları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri;

(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, mahkemece davanın reddine karar verilen hizmetlerin de müvekkillerine ait ... 'de verilen hizmetlerden olduğundan, mahkemece varılan sonucun yanlış olduğunu, sunulan delillerle müvekkili markalarının kullanıldığının ispat edildiğini, müvekkilinin özellikle alış-veriş merkezi faaliyetlerinde "..." markasını aktif olarak kullandığını, başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilleri markalarının yüksek derecede tanınmışlığa sahip olduğunu ve SMK'nın 6/5 maddesinde öngörülen koşulların somut olayda gerçekleştiğini, emsal yargı kararlarının da iddialarını desteklediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirket vekili, davacının ciddi kullanımını ispatlayamadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, somut olayda taraf markalarının yazı karakteri, hitap etmiş olduğu kitle, markaların anlam, şekil ve harf dizilişlerinin de farklılık teşkil etmesi birlikte değerlendirildiğinde, tüketicilerin markaları karıştırmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıların 2014/109106 "..." ibareli markası ile davalı şirketin "... " ibareli başvurusu arasında görsel ve işitsel olarak yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu, zira başvurunun asli unsurunu "..." ibaresinin oluşturuduğu ve bu ibaredeki tek harf farklılığının başvuruyu, itiraza mesnet markadan farklılaştırmaya yetmediği,

nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.01.2019 tarihli ve 2017/3672 E., 2019/600 K., 18.03.2024 tarih ve 2022/5810 K. 2024/2196 sayılı kararlarında anılan ibarelerin benzer bulunduğu, bu hale göre taraf markalarının benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet vereceği, davalı tarafça kullanım ispatı talep edildiği, davacıların kullanım ispatına konu markalarının çekişmeli hizmetlerde ciddi kullanımını, dosya kapsamındaki delillerle ispatlayamadığı,

bu durumda emtia benzerliği incelemesinin kullanım ispatına konu olmayan 2014/109106 sayılı markanın kapsamında bulunan mal ve hizmetler yönünden yapılmasının gerektiği, her ne kadar başvuru aşamasında benzer mal ve hizmetlerin dava konusu markanın emtia listesinden çıkartıldığı savunulmuş ise de, başvuru kapsamında kalan ve ilk derece mahkemesince benzer olduğu kabul edilen hizmetler yönünden emtia benzerliğinin bulunduğu, öte yandan, davacının tanınmışlık ve kötü niyet iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL maktu ve 100,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 246,90'TL'nin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90'ar-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,

4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına,

5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/12/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1686, K. 2024/1961, 6 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 06/12/2024
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1686
Karar No
2024/1961
Tarih
6 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1689 K.2024/1991
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1692 K.2024/1738
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/1693 K.2024/1356
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1698 K.2024/1902
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1715 K.2024/1993
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1720 K.2024/2010

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.