KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Asıl Dava Davacı Vekili Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2025
- Esas no
- 2022/1771
- Karar no
- 2025/38
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/06/2021
- Numarası
- 2019/126 E. - 2021/232 K.
- Dava
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
1.186 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/06/2021 tarih ve 2019/126 E. - 2021/232 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin 2017/04617 sayılı haşema tasarımının sahibi olduğunu, tasarımını kendi adına üretip satışa çıkardığını, davalı ...'un müvekkilinin tescilli tasarım ürününün satışına ilişkin ticari faaliyetlerde bulunduğunu, davalının müvekkiline ait ürünleri satın alarak 3. kişilere satışını yaptığını, bir süre sonra müvekkilinin davalı ile olan ticari ilişkisine son verdiğini, davalının bunun üzerine tasarımı müvekkiline ait ürünleri fason olarak üretip satmaya başladığını, bu satışı yaparken müvekkili tasarımına ait görüntüleri de kullandığını,
Ankara 1. FSHHM'nin 2019/17 D.İş sayılı dosyasında davalı tarafça satışa konu edilen ürünlerin müvekkili tasarımları ile aynı görünüme sahip olduğunun tespit edildiğini, davalı eylemlerinin müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, tasarıma tecavüzün tespitine, durdurulmasına, devamının engellenmesi amacıyla davalıya ait instagram hesabının kapatılmasına,
davalı tarafça satışı gerçekleştirilen ürünlerin müvekkiline ait olduğunun ve davalı tarafından gerçekleştirilen ürün satışının hukuka aykırı olduğunun ilanına, davalı tarafından üretilen ürünlere el konulmasına karar verilmesini, birleşen Ankara 3. FSHHM'nin 2019/240-263 E.-K. sayılı dosyasında ise zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşamama yönünde tutanak tutulduğunu ileri sürerek,
1.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın 29.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlere uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen Ankara 5. FSHHM'nın 2019/280-17 E.K. sayılı davada müvekkili tasarımının yeni ve ayırt edici olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili, davanın reddini istemiş, birleşen Ankara 5. FSHHM'nin 2019/280-17 E.K. sayılı dosyasında ise dava konusu tasarımın önceden ve halen üretilen birçok ürünün taklidi olduğunu, yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığını, küçük ayrıntılardaki farklılığın aynı kabul edileceğini ileri sürerek, davalı adına tescilli 2017/04617 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, birleşen dava yönünden, haşemalarda orta düzeyde seçenek özgürlüğünün varlığından söz edilebileceği, davalının tasarım başvurusundan 1 gün öncesi olan 10.07.2017 tarihi esas alınarak Google görsellerine ilişkin veri tabanında yapılan mutlak yenilik incelemesi neticesinde; bu tarih itibariyle davalının tasarımına ilişkin bir görselin kamuya sunulmadığının tespit edildiği,
dünya çapında kullanılan, arama motoru ve paylaşım platformlarında (yandex, bing, yahoo), yukarıda belirtilen tarih dikkate alınarak yapılan aramada da davalının tasarımına ilişkin bir görselin 10.07.2017 tarihi itibariyle kamuya sunulmadığının tespit edildiği, davalının tasarımının yeni olduğu kanaatine ulaşıldığı; taraf tasarımları karşılaştırıldığında davacı tasarımının davalı tarafından itiraza mesnet gösterilen tasarımlardan genel görünüm itibariyle farklı olduğu,
davalı tarafından mesnet gösterilen tasarımların hiçbirinde davacının tasarımında bulunan ve davacı tasarımının karakteristiğini oluşturan, hâkim yaka, belden kuşak, yandan yırtmaç, kolları ve alt kısmı büzmeli özelliklerinin tümünü barındıran herhangi bir ürünün bulunmadığı,
davalı mesnet tasarımları hakim yaka, belden kuşak, yandan yırtmaç, kolları ve alt kısmı büzmeli özelliklerinin birini veya bir kaçını barındırmakla birlikte ürünlerin genel görünümünün farklı olduğu ve haşemalardaki seçenek özgürlüğü ve bilgilenmiş kullanıcı da dikkate alındığında davalı tasarımının mesnet tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğu ve hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı; asıl dava yönünden, davacıdan, davalı ürününün sunulmasının talep edilmesine karşın, davacı tarafın 25.10.2019 tarihli dilekçe ile,
davalı tarafından üretilen nüshanın ellerinde olmaması nedeniyle ibraz edemediklerini beyan ederek kendileri tarafından üretilen ürünü ibraz ettikleri, davacı tarafın 25.10.2019 tarihli dilekçesinde ayrıca 2019/17 D.
İş sayılı dosya ile yapılan tespitin nazara alarak inceleme yapılmasını istediği, davalı tarafın ise 2019/17 D.İş sayılı dosyaya sunduğu 29/03/2019 tarihli dilekçede kendisinin instagram hesabında yayımlanan fotoğrafların davacıdan aldığı ürünlere ilişkin olduğunu, davacıdan aldığı ürünler dışında taklit veya fason olarak benzer bir ürün alıp satmadığını beyan ettiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalının sosyal medya hesaplarında sergileyip satışa arz ettiği ürünlerin, davacının ürettiği orijinal ürünler olması nedeniyle bu ürünlerin 6769 sayılı SMK’nun 81. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği,
diğer taraftan bu ürünlerin satışa sunulmasının aynı Kanunun 152. maddesi uyarınca hakkın tüketilmesi olarak kabul edileceği, bu nedenlerle de söz konusu ürünlerin davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil etmeyeceğinin kabul edildiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen 2019/280 esas sayılı davanın reddine karar verilmiş. 12.05.2022 tarihli ek karar ile birleşen 2019/240 esas sayılı davanın da reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı-birleşen davada davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırtedicilik vasfı taşımadığını, yerel mahkemece davacı tasarımının yeni olduğuna ilişkin tespiti hukuka aykırı olduğunu, 6769 sayılı SMK'nın 56. maddesine göre küçük ayrıntılardaki farklılığın aynı kabul edileceğini, yerel mahkemenin, gerekçeli kararında 2019/240 E. sayılı dosya yönünden hüküm kurmadığını, gerekçeli kararın yargılama ve gerekçe başlıkları altında 2019/280 E. sayılı davanın karşı dava olmamasına rağmen "karşı dava yönünden" başlığı altında incelendiğini, hüküm kısmında ise dosyada iki birleşen dosya olmasına rağmen,
tek bir bir birleşen dosya yönünden karar verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının 2019/280 Esas sayılı dava yönünden kaldırılmasını ve birleşen 2019/280 Esas sayılı davanın kabulüne, asıl ve birleşen 2019/240 Esas sayılı davanın ise reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Asıl dava ve birleşen Ankara 3. FSHHM'nin 2019/240 sayılı esasında açılan dava tasarıma tecavüzün tespiti, durdurulması, maddi ve manevi tazminat ile ilan; birleşen Ankara 5. FSHHM'nin 2019/280 sayılı esasında açılan dava ise tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı-birleşen davada davalı tarafa ait 2017/04617 sayılı haşema tasarımının, içerisinde moda tasarımı konusunda uzman bilirkişinin de yer aldığı heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, birleşen davada davacı tarafça sunulan tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğu, dava konusu tasarımın dava önce kamuya sunulduğu tespit edilmediğinden mutlak yenilik kriterini de taşıdığı,
hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı; öte yandan, ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında birleşen hükümsüzlük davasından sehven karşı dava olarak bahsedilmiş ise de, dosyanın karar başlığında ve hüküm fıkrasında doğru şekilde birleşen dava olarak gösterildiği; mahkemece 12.05.2022 tarihinde verilen ek karar ile hükmün de tamamlandığı anlaşılmakla, davalı-birleşen Ankara 5. FSHHM'nin 2019/280 Esas sayılı davasında davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/02/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1771, K. 2025/38, 17 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama