KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2025
- Esas-Karar No
- 2022/1970 - 2025/43
- Esas no
- 2022/1970
- Karar no
- 2025/43
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/05/2022
- Numarası
- 2020/163 E. - 2022/142 K.
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.196 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/05/2022 tarih ve 2020/163 E. - 2022/142 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı şirketin 2018/61233 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun diğer davalı kurum tarafından 42. sınıf hizmetlerde yayımlandığını, müvekkilinin "..." ibareli markalarını göstererek başvuruya itiraz ettiğini, itirazın davalı ... 2020-M-3004 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayniyet derecesinde benzer olduğunu, başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden de benzerlik bulunduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğundan başvurunun SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da reddinin gerektiğini, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-3004 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, her ne kadar bu markalarda "..." ibaresi ortak olarak geçmekte ise de, davacının markasında bu ibarenin özel karakterde siyah renkli harflerle yazıldığını, davalının markasında ise yeşil renkte yazılan “...” ibaresine eşlik eden bir çember figürünün bulunduğunu, ayrıca dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen 42. sınıftaki hizmetler ile davacı şirkete ait marka kapsamındaki emtialar arasında benzerlik bulunmadığını,
iltibas ihtimalinin gerçekleşmesi için markanın benzerliği ve ürünlerin/hizmetlerin benzerliği şartlarının aynı anda gerçekleşmesi gerektiğini, ayrıca davacı beyaz eşya tipi ürünlerin üretim ve satışı ile iştigal etmekteyken davalı firmanın ana faaliyet alanının otomotiv sektörü olduğunu, davalı ürünlerinin davacının ürünlerinin satıldığı mağazalarda satılmasının mümkün olmadığını, davacının ...” markasının tanınmış bir marka olmadığını, davacının tanınmışlıkla ilgili dayanmış olduğu mahkeme kararının eski tarihli bir karar olduğunu,
bu tanınmışlığın huzurdaki davaya konu itiraz sürecinin yürüdüğü 2018 yılı ve sonrasında devam ettiğine dair bir delilin davacı tarafından sunulmadığını, davacının kötü niyete dayalı iddialarının ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiş, 18.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile hükümsüzlük davası yönünden kullanmama def'i ileri sürmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, marka işlem dosyasında itiraza mesnet markaların kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden kullanım ispatı talep edildiği, davacının kullanım ispatına yönelik ... marka işlem dosyasına sunduğu deliller ile "..." marka televizyon, çamaşır ve bulaşık makinesi, buzdolabı satışlarına dair 2018 yılına ait deliller sunmuş ve bu delillerden davacının "..." markasını, Türkiye sınırları içinde, 2018 yılında "televizyon, çamaşır ve bulaşık makinesi, buzdolabı" emtialarında markasal hüviyette kullandığı anlaşılmış ise de,
bu kullanımın dava konusu edilen markanın başvuru tarihinden önceki 5 yıl içinde, yani 11.10.2017-11.10.2012 tarihleri aralığında gerçekleştiğinin ispatlanamadığı, davacının bu markasına dayalı olarak SMK'nın 6/1 maddesi kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı; hükümsüzlük davası yönünden, davacı vekilinin, ıslah ile ileri sürülen kullanmama def'ine karşı ibraz ettiği delillerle davacının itiraza mesnet markasını hükümsüzlük davasının açıldığı tarihten geriye dönük 5 yıl içerisinde, "televizyon ve beyaz eşya" olarak tabir edilen emtialarda, ciddi bir biçimde, tesciline
uygun olarak ve markasal hüviyette kullandığını yeterli
delil ile ispat ettiği, somut uyuşmazlıkta, davacının 2005/02228 sayılı markasının kullanımı ispat edilebilen emtialar esas alınarak emtia benzerliği değerlendirmesinin yapılmasının gerektiği, davacının kullanım külfetini yerine getirdiği bu emtialar ile dava konusu tescilli markanın kapsamında yer alan ve Türkçe tercümesi de dosya kapsamında mevcut olan mal ve hizmetler arasında mal veya hizmet benzerliğinin gerçekleşmediği, dava konusu marka ile davacıya ait 2005/02228 sayılı marka arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı;
davacının "..." markasını beyaz eşya ve televizyonlarda istikrarlı ve yoğun bir şekilde kullandığı anlaşılmakta ise de; bu belge ve delillerden davacının "..." ibareli markasının tanıtımına yapılan yatırımlar, bu markanın piyasa payı ve bilinirliğinin anlaşılamadığı, ayrıca davacının SMK'nın 6/5. maddesi hükmünde sayılan şartların gerçekleştiğine/gerçekleşme ihtimaline dair itiraz ve/veya dava dosyasına herhangi bir delil de sunmadığı, izah edilen gerekçelerle;
davacı yanın, gerek YİDK kararının iptali istemi bakımından, gerekse markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından SMK'nın 6/5. maddesi korumasından yararlanamayacağı, kötü niyet iddiasına ilişkin somut delil ileri sürülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme kararında taraf markalarının ayniyet taşıdığı gözetilmeksizin işaret bazında benzerlik incelemesi yapılmadığını, tanınmış markanın aynısının marka başvurusuna konu edilmesinin kötü niyetli bir eylem olduğunu, müvekkilinin "..." markasını kullandığı emtialar ile dava konusu marka kapsamındaki emtiaların benzer olduğunu, davalı markasının 07 ve 09. sınıflarda beyaz eşyalarda da kullanılan yedek parçaları içerdiğini, tanınmışlık iddialarının kabulünün gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanabilmesi için taraf markalarını oluşturan işaretler yanında markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de benzer olmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacı şirketin 2005/02228 sayılı ve "..." ibareli markasına dayandığı, marka işaretleri aynı ibareden oluşmakta ise de, davacının mesnet markasının kullanımını ispatlayamadığı,
bu nedenle markasının SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmeye esas alınamayacağı, öte yandan, hükümsüzlük davası yönünden davacı markasının "televizyon ve beyaz eşya" mallarında ciddi ve pazar payı oluşturacak şekilde markasal kullanıldığı ispatlanmış ise de, bu kez dava konusu marka kapsamındaki hizmetlerle, davacının mesnet markası kapsamındaki malların benzer olmadığının anlaşıldığı,
içerisinde makine mühendisi ve elektronik haberleşme mühendisi bilirkişilerin yer aldığı heyet tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda "rafta hazır/ticari evsel ve/veya endüstriyel alet ve makinelerinin, bu alet/makine içerisinde veya başkaca araçlar kapsamında kullanılan ara ürünler/ekipmanlar/aparatlar ve bunların satışı, bakımı, onarımı, tasarlanması ve üretilmesi ile ilgili hizmetler ile benzer/türdeş kabul edilmesinin mümkün görülemediği"nin belirtildiği, davacı tarafın sınıfsal benzerlik yönünden emsal gösterdiği kararın somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan mal ve hizmetler yönünden emsal teşkil etmediği;
öte yandan tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.09.2022 tarih ve 2021/1343 E.-2022/6061 K. sayılı kararının bu yönde olduğu, eldeki dava yönünden davacının mesnet markasının tanınmışlığını ve SMK'nın 6/5. maddesinde şartların oluşma ihtimalini kanıtlayamadığı,
davalı şirket başvurusunun kötü niyetle yapıldığına dair de somut delil bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/02/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1970, K. 2025/43, 17 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama