KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2035 - 2025/88
- Esas no
- 2022/2035
- Karar no
- 2025/88
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/05/2022
- Numarası
- 2017/19 E. - 2022/421 K.
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.272 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30/05/2022 tarih ve 2017/19 E. - 2022/421 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, 21.01.2010 günü dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı yolcu otobüsünün kaza yapması sonucu, araçta yolcu olan müvekkillerin malul kaldığını, ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/38 Esas sayılı dosyasında ...'nın cezalandırılmasına karar verildiğini, kazaya asli ve tam kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasının davalı şirket bünyesine katılan ...
Sigorta ... tarafından yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik ... için 1.500,00 TL ve ... için 1.500,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL malullük-sakatlık (geçici-daimi işgöremezlik) tazminatının davalıya başvuru tarihinden sekiz gün sonra gerçekleşen temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olup, bedeni zararlar halinde maddi tazminat talepleri için şahıs başına azami poliçe limitinin 150.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, poliçe teminatı biletli yolcu için geçerli olduğundan davacıların yolcu biletlerini ibraz etmesinin gerektiğini, poliçe konusu aracın işleteninin değişmesi sebebiyle poliçenin kendiliğinden sona erdiğini, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, HMK 190. maddesi uyarınca sigortalanan araç sürücüsünün kusurunu, uğranılan zararı ispat yükümlülüğünun davacı tarafta olduğu, kaza nedeniyle davacının çalışma gücü kaybına uğrayıp uğramadığının belirlenmesinin gerektiği, davacının ilk olarak Hacettepe Üniversitesinden alınan maluliyet raporlarına itiraz ettiği, itirazı kabul edilip adli tıp kurumundan yeni maluliyet raporu alınması talebi kabul edilmiş ise de, davacıların İstanbul Adli Tıp Kurumu ön raporlarında bildirilen eksiklikleri verilen kesin sürelere rağmen 4 (dört) yıldır tamamlamadıkları,
davacıların yurt dışında yaşamaları, Covid-19 salgını gibi nedenler davacının ön rapordaki eksikleri tamamlaması için bekletici gerekçeler sayılmış ise de 4 yılı aşan sürede halen davacıların eksiklikleri tamamlamadıkları gerekçesiyle, ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Fransa'da yaşayan müvekkillerinin defalarca dosya konusu maluliyet raporunu almak üzere Türkiye'ye gelmeye çalıştıklarını, ancak COVİD-19 SALGINI pandemi koşulları ve seyahat kısıtlamaları nedeniyle gelemediklerini, kast ile yargılamayı geciktirmelerinin söz konusu olmadığını, kazada hiçbir kusuru bulunmayan ve malül kalan müvekkillerinin ellerinde olmayan sebeplerle muayene olamamalarına karşın hak kaybına uğratılmalarının hukuka aykırı olduğunu, dosyada mevcut tedavi evrakı ile maluliyet raporu alınması taleplerinin de haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle cismani zarar tazmini istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 29/06/2020 tarih, 2021/21702 Esas, 2022/9620 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Eldeki davada kaza, 21/01/2010 tarihinde meydana gelmiş olup, davacıların maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 12/07/2017 tarihli iki ayrı raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve ekindeki cetvellere göre davacılarda sekel bulunmadığı, maluliyet oranı tespitine mahal olmadığı, iyileşme sürelerinin bir ay olduğu belirlenmiş olup, raporlar kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmiştir.
Anılan rapora davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, mahkemece 09/10/2017 tarihli ikinci celsede "Davacının tedavisine ilişkin tüm belgeler ve filmler ile birlikte Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna sevkinin yapılarak, davacıların 21.10.2010 tarihinde geçirdikleri kaza nedeniyle geçici Ya da daimi iş gücü kaybı bulunup bulunmadığı, geçici iş gücü kaybı varsa tam olarak kaç günde iyileşeceği, daimi iş gücü kaybı varsa genel vücut çalışma gücüne göre oranının ne olduğu hususlarında H.Ü.
Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümünden alınan raporların ve bu raporlara itirazların da tartışıldığı rapor düzenlenmesinin istenmesine, masrafların davacı tarafça karşılanmasına, rapor alındığında gün beklenmeksizin taraflara tebliğine" karar verilmişse de gereği yapılamamış, aradan geçen sürede yapılan celse taliklerinin ardından bu kez 07/02/2022 tarihli celsede "Davacı asilin muayenesinin yapılması için davacı vekiline son kez süre verilmesine,
davacı vekili mahkememize başvurduğunda ve davacı asillerde Türkiye'ye döndüğünde her iki davacı yönünden yeniden ATK ön raporları doğrultusunda eksikliklerin giderilmesi için yeninden Hacettepe Üniversitesi Hastanesi Çocuk Nöroloji/Nöroloji Bölümüne müzekkere yazılmasına, son durum raporu geldiğinde davacının malûliyet raporunun düzenlenmesi için İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesine yeninden müzekkere yazılmasına" karar verilmiş, ardından 30/05/2022 tarihli son celsede ara karar gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle dava reddedilmiştir.
Oysa yukarıda da açıklandığı üzere, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporlarda, davacılara ait tedavi evrakları, kaza tarihinde geçerli bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve eki cetvellerine göre incelenmiştir. Diğer bir deyişle Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan raporların doğru Yönetmelik hükümleri uygulanmak suretiyle usule uygun olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporlarda belirlenen işgöremezlik durumu esas alınarak, dosyada mevcut delillere göre tazminat hesabının yapılması için bir bilirkişi raporunun alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması yerine, davacılar vekilinin talebi doğrultusunda davacıların yeniden muayene edilmesi suretiyle rapor alınması yönünde süre verilip, rapor alınmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 04/10/2023 tarih, 2023/6265 Esas, 2023/10251Karar sayılı kararı da aynı yöndedir.)
Bu itibarla Dairemizce, davacılar vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/2035, K. 2025/88, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama