KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi Davacı
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2024
- Esas-Karar No
- 2022/29 - 2024/345
- Esas no
- 2022/29
- Karar no
- 2024/345
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 04/10/2021
- Numarası
- 2020/250 E. - 2021/321 K.
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
795 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/10/2021 tarih ve 2020/250 Esas - 2021/321 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "..." ibareli markaların bulunduğunu, davalı Şirketin ise 2018/09930 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edildiğini ve başvurunun reddine karar verildiğini, bu karara karşı ise davalı Şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazı inceleyen YİDK'in, davalı itirazını yerinde gördüğünü ve ret kararını kaldırdığını, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu markaların orta düzeydeki tüketici üzerinde bırakacağı izlenimlerin görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer bulunduğunu,
markaların aynı işletmeden çıktığı izleniminin oluşacağını, davaya konu olan "..." markası ile mesnet olan markalar şekil içermediğinden ve kelime markası olması nedeniyle markaların asli unsurlarının ... sözcüğü üzerinde yoğunlaştığını, ... ibaresinin, ... ibaresinin aynen içerdiğini, -... takısının davaya konu markaları yeterince farklılaştırmadığını, -... takısının markaların tescilli olduğu 5. sınıf ürünler içerisinde herhangi bir tamamlayıcılığının bulunmadığını, vurgunun ... ibaresinde olduğunu, bu nedenle markalar arasında yüksek düzeyde benzerliğin bulunduğunu, ... kelimesinin bir dans türü olduğunu,
... ibaresinin ise dans etmek şeklinde yorumlanacağını, taraf markaların tescil kapsamındaki malların da aynı olduğunu, bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-1299 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket, süresi içinde davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 05.01., 05.02., 05.03., 05.07. sınıftaki mallar açısından biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluşsa da dava konusu bu malların tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin yüksek olduğundan, bu mallar yönünden iltibas doğmayacağı, bunun dışında kalan 05.04, 05.05, 05.06 sınıftaki mallar açısından ise taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2020-M-1299 sayılı YİDK kararının 05.04, 05.05, 05.06. sınıf mallar yönünden iptaline, dava konusu markanın bu mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, "..." ibareli başvuru markası ile davacının iltibas tehlikesi bulunduğunu ileri sürdüğü "...","..." ibareli itiraz markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, davacı tarafın, marka hukuku ilkelerine aykırı bir biçimde tek bir ibare olarak algılanan “...” ibareli başvuru markasının bütününden “...” kısmını alarak,
itiraz markalarıyla benzerlik taşıdığını iddia ettiğini, ancak, dava konusu başvuruda marka algılaması yaratan unsurun "..." ibaresinin bütünü olduğunu, dava konusu başvuru markasını bir bütün olarak ele almak gerektiğini, söz konusu ibareden sadece “...” kısmını alarak iltibas ihtimalini ileri sürmenin hukuken kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 05.04, 05.05, 05.06. sınıf mallar yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olduğu,
zira davacı markasını oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen ve vurguyu "..." ibaresi üzerine toplayan "..." ibaresinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/29, K. 2024/345, 23 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama