KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Vekilleri Davalı
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/463
- Karar no
- 2024/831
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/12/2021
- Numarası
- 2021/15 E. - 2021/442 K.
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararı İptali, Hükümsüzlük
Karar Metni
746 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/12/2021 tarih ve 2021/15 E. - 2021/442 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davaya konu olan “... ...” ibareli marka başvurusunun ilanına itiraz yapıldığını, bu itirazın YİDK ve MDB tarafından ret edildiğini, müvekkilinin... markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin bu markalarını ticari faatiyetlerinde uzun yıllardır kesintisiz olarak kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini, kurmuş olduğu şirketler ile müzik piyasasında önemli isimlerin albüm yapımcılığını, menejerliğini üstlendiğini, başarılı ve etkili organizasyonlar ile markalarını sektöre yön verecek şekilde lider konuma getirdiğini, yüksek değer kazandırdığını, markalarının yurtiçi ve yurtdışında tanınmış marka statüsünde olduğunu,
tanınmış markasının itibarının zarar göreceğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2020-M-9286 sayılı kararının iptaline, 2019/79956 başvuru numaralı ... ... ibareli marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... ..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunduğu, davacı tarafın "... ..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı,
SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulu ile SMK 6/9 maddesindeki kötüniyet koşulunun da oluşmadığı gibi bu durumların var olan iltibası ortadan kalkmadığından sonuca etki etmediği gerekçesi ile davanın kabulüne, 2020-M-9286 sayılı YİDK kararının iptaline, 2019/79956 sayılı marka karar tarihi itibariyle henüz tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşılaştırılan markaların anlamları ve tüketici zihninde yarattıkları çağrışımın farklı olduğunu, başvuru konusu marka ile davacı markasının farklılıkları ve markaların kapsamındaki hizmetlerin bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiği hususları bütün olarak değerlendirildiğinde, 6769 sayılı SMK m.6/1 hükmündeki hususların hiçbirinin gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığını, kararın eksik inceleme neticesinde verildiğini, müvekkili Kurum kararının yerinde bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu,
işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği,
ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/463, K. 2024/831, 26 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama