KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Vekili
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/72
- Karar no
- 2024/249
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/10/2021
- Numarası
- 2020/596 E. - 2021/638 K.
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.161 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/10/2021 Tarih ve 2020/596 Esas - 2021/638 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin personel taşıma işini ifa ederek 7.080,00-TL'lik faturayı davalı şirkete tebliğ ettiği halde, davalı tarafından ödemenin ...'a yapıldığı belirtilerek yeniden ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, borcun ödenmediğini, borcun tahsili için Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2835 esas sayılı dosyası ile yapılan takibin, davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, ilamsız icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu fatura borcu olan 7.080,00-TL'nin , davacının talimatı ile ...'ın ... hesabına davacının ismi de şerh edilerek gönderildiğini, bu şekilde borcun ödendiğini, daha sonra ... ile aralarındaki anlaşmazlıktan dolayı ...'ın bu bedeli ödememesi nedeniyle müvekkilinden tekrar tahsile çalıştıklarını, söz konusu faturadan dolayı davacıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının takip konusu yaptığı 20/10/2016 tarihli "... plakalı personel taşıma hizmet bedeli eylül- ekim olmak üzere iki ay" açıklamasını içeren (6.000,00-TL + %18 KDV si) 7.080,00-TL bedelli faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibinde bulunduğu,
davalının söz konusu faturaya itiraz etmediği ancak fatura borcunun davacının sözlü talimatı üzerine ... isimli kişinin ...'ndaki hesabına 22/02/2017 tarihinde havale edildiğini belirterek borca itiraz ettiği, davalının bu ödeme def'ini ispatla yükümlü olduğu ancak dosya kapsamında ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takip konusu 7.080,00 TL yönünden davalının itirazının iptaline, bu miktar alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, takibin devamına ve davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının aynı alacak için hem ...'a hem de müvekkili Şirkete tahsilde tekerrür olmamak şartı dahi koymadan takip açmasına rağmen davanın kabulüne karar verildiğini, davacı tarafın, dava dışı ...'tan bu alacak nedeniyle bono dahi aldığını, hatta ... hakkında icra takibi yapıldığını, alacağın tahsil edilemediği beyan edilerek kötüniyetli şekilde müvekkilinden bu borcun ödenmesi karşılığında, ... hakkında yapmış oldukları icra takibini müvekkili şirkete temlik edebileceklerini beyan ettiklerini, derdest bir takip var iken, müvekkili hakkında aynı alacak için ikinci bir takip yapılmayacağını,
müvekkilinden aynı faturanın ikinci kez tahsil edilmeye çalışmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, görevsizlik kararı ile ilgili vekalet ücretine hükmedilmediğini, mahkemece temerrüt oluşmadığı için faiz alacağının reddi yönünde karar verilirken taraflarına vekalet ücreti ve haksız icra tazminatı takdir edilmediğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın talepleri doğrultusunda reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından 20/10/2016 tarih, 01779 sayılı " Personel taşıma hizmet bedeli- 2 Ay Eylül Ekim aylarına aittir" açıklamasını içeren faturaya dayalı olarak Ankara 22. İcra Dairesi'nin 2019/2835 sayılı icra takibinde bulunulduğu, takipte 7080,00 TL asıl alacak, 1085,86 TL işlemiş faiz olmak üzere 8165,86 TL'nin davalıdan tahsilinin talep edildiği,
mahkemece takip konusu 7.080,00 TL yönünden davalının itirazının iptaline, bu miktar alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verildiği, böylece davacının 1085,86 TL'lik takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin reddedildiği, taraflar arasında fatura konusu taşıma hizmetinin verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, ne var ki davalının ödeme savunmasını ve reddedilen işlemiş faiz alacağı yönünden davacının takip yapmakta haksız olmasının yanında kötü niyetli de olduğunu ispatlamayamadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece davacının 1085,86 TL'lik takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin reddine karar verildiğine göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2.maddesi uyarınca davalı lehine reddedilen dava değeri üzerinden vekalet ücreti takdiri gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Dairemizce işin esası yönünden bir karar verilmeyip, karar münhasıran vekalet ücreti yönünden kaldırıldığından, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde geçerli bulunan harç ve vekalet ücretine göre hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/72, K. 2024/249, 16 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama