KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi Davacılar
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2024
- Esas-Karar No
- 2022/781 - 2024/1024
- Esas no
- 2022/781
- Karar no
- 2024/1024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 11/06/2021
- Numarası
- 2019/303 E. - 2021/208 K.
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.210 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/06/2021 tarih ve 2019/303 Esas - 2021/208 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacılar vekili, müvekkili ... San. A.Ş.’nin Ankara, İzmir ve Balıkesir’de yer alan fabrikalarında sünger ve yatak üretimi yapıp, “...” markası ile Türkiye sathında onlarca bayisi ve yüzlerce mağazası ile ürettiği ürünlerin toptan ve perakende satış faaliyeti gösteren, Türkiye’nin büyük şirketlerinden birisi olduğunu, müvekkili ... Mob. Ev Teks. Ür. Paz. San. ve Tic. A.Ş.’nin ise, ... San.
A.Ş.’nin ... bölge bayisi olduğunu, "..." markası ile Türkiye’nin tanınmış yatak ve sünger üreticisi olan müvekkilinin mağazalarında “...” ibaresinin kullanıldığını, “... merkezi" ibareli tescilli markalarının da bulunduğunu, müvekkili ... şirketinin bölge bayisi olan diğer davacının d bu ibareleri bayiliklerinde ve mağazalarda kullandığı gibi aynı zamanda ticaret unvanı içerisinde de “...” ibaresini kullandığını, davalının “...” markası veya unvanı ile bir kullanımı bulunmamasına "... ...","...
Merkezi" vb. gibi Türkiye’nin birçok ili için “...” unvanı ile marka tescil başvuruları yaptığını, müvekkilinin markaları ile davalının markası arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, müvekkillerden ... şirketinin kullandığı “...” işletme adı ve unvanı için bir marka tescili bulunmuyorsa da müvekkilinin bu ibareyi 1996 yılından bu yana ticaretinde kullandığını, müvekkilin önceki kullanımı sebebi ile yine davalının tescilinin haksız olduğunu, tüketicilerin ... yataklarına “...
Merkezi” adı ile kurulan perakende satış mağazalarından ulaştığını, hemen hemen her il ve semtte bulunan bu mağazaların “...” olarak bilindiğini ve şöhret kazandığını, keza davacı ...
A.Ş'nin müvekkilinin en büyük bölge bayisi olup ... ve çevre illerinden oluşan bölgede mağazalar ve alt bayiliklerin de bu isimle açıldığın ve 1996 yılından bu yana fiilen kullanıldığını, davalı markasının müvekkilinin markasının tanınmışlığına zarar vereceğini yahut bu tanınmışlıktan haksız yarar sağlayacağını, bir başkasına ait ticaret unvanının tesciline kanun koyucunun izin vermediğini, bu nedenle de davalı markasının tescil engeli bulunduğunu, davalının ...’da hiçbir faaliyetinin bulunmadığını,
davalının ... bölgesinde bir pazar oluşturmak üzere sektöründe ve bu bölgede meşhur müvekkillerine ait marka ve unvanları birleştirerek kötü niyetle hareket ettiğini, tescil ettirdiği ibare ile halk nezdinde müvekkillerin markaları ile ilişkilendirilmeyi, müvekkillerine bağlı bir alt marka imiş gibi müvekkillerinin marka ve ürünlerinin tüketici nezdindeki güvenilirliğinden yararlanmayı hedeflediğinin açık olduğunu ileri sürerek, 2017/48696 sayılı ve “...
Merkezi” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kendisinin ...
Yatak ve Katlanır Yatak firmaları ile dava konusu markaların ve bu markalara bağlı alan adlarının yöneticisi olduğunu, şahsı adına kurulu şirketlerin tüm dünyada faaliyet gösterdiğini, dava konusu markaya ilişkin "www.....com" ibareli alan adının 10 yılı aşkın süredir adına kayıtlı olduğunu, ...’daki ticari faaliyetlerini bilfiil binlerce memnun müşteri ile sürdürdüğünü, dava konusu marka ile davacının markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacının 20 yıldır kullandığını iddia ettiği markasını tescil ettirmediğini, alan adları ile ilgilenmediğini, davacının internet adresinde “...” ibaresine bir kere bile rastlanmadığını,
davacının herhangi bir mağazası arandığında firma çalışanlarının söz konusu ibare ve markadan haberdar olmadıklarının görüleceğini, davacının “...” ibaresinin firması tarafından kullanıldığı iddiasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu marka ile davacı ... ..AŞ'ye ait markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunmadığı, aynı Kanunun'un 6/5 maddesindeki koşullarının da oluşmadığı, davacıların SMKnın 6/3 ve 6/9 maddelerine dayalı iddialarının da yerinde bulunmadığı, ancak davacı ......A.Ş'nin ticaret unvanı ile dava konusu markanın asli unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğu, anılan davacının faaliyet alanı ile dava konusu marka kapsamında 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar.
Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, deniz yatakları (kampçılar için uyku tulumları hariç). Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları.
Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler, bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar,
katalog ve diğer benzeri yöntemler ile sağlanabilir)" hizmetlerinin benzer bulunduğu bu nedenle sayılan hizmetler yönünden SMK'nın 6/6 maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu markanın 35. Sınıfta yer alan "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar.
Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, deniz yatakları (kampçılar için uyku tulumları hariç). Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları.
Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler, bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve diğer benzeri yöntemler ile sağlanabilir)" mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, ilk derece mahkemesinin dava konusu markanın asıl unsurunun "..." ibaresi olduğu kabulünün hatalı olduğunu, anılan ibarenin coğrafi yer adı olup ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davacının anılan ibareyi kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırdığını da ispat edemediğini, davacı .....A.Ş'nin ticaret unvanını uzun süredir kullandığını beyan ettiğini, ancak anılan ibareyi marka olarak tescil ettirmediğini, tescilsiz kullanılan ticaret unvanının sahibine üstün hak sağlayabilmesi için sürekli olarak kullanılması gerektiğini, ancak anılan davacının bu hususu ispatlayamadığını,
mahkemece uyuşmazlık konusu malların tüketicisinin yanlış değerlendirildiğini, ilgili tüketicisinin ortalama düzeyde olmadığını, dava konusu marka ile davacının ticaret unvanı arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacılarda ...
Mobilya..A.Ş'nin ticaret unvanının asıl unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu markada aynen yer aldığı, mahkemece alınan bilirkişi ek raporunda da açıklandığı üzere anılan davacının fiilen faaliyet gösterdiği hizmetler ile dava konusu marka kapsamında yer alan ve karar yerinde belirtilen hizmetlerin benzer bulunduğu,
bu itibarla sayılan hizmetler yönünden SMK'nın 6/6 maddesi uyarınca dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, her ne kadar davalı tarafça, uyuşmazlık konusu olan "... "ibarelerinin ayırt ediciliği zayıf olduğu savunulmuşsa da, dava konusu markada bu ibarelerden farklı olarak yer alan "Merkezi" ibaresi yeterli ayırt ediciliği sağlamadığından davalının bu savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/06/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/781, K. 2024/1024, 31 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama