KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
- Esas-Karar No
- 2022/937 - 2024/1142
- Esas no
- 2022/937
- Karar no
- 2024/1142
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/02/2022
- Numarası
- 2020/369 E. - 2022/71 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Karar Metni
1.525 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/02/2022 tarih ve 2020/369 E. - 2022/71 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacının sigortalısı dava dışı ... A.Ş.' ye ait emtianın İngiltere'den Türkiye'ye taşınması sırasında hasara uğradığını, bu hasara karşılık sigortalıya 13.400.- TL hasar tazminatı ödediklerini, somut olayda uygulanması gereken Montreal Konvansiyonu’nun 18. maddesi uyarınca hasarın taşıma aşamasında oluşması karşısında davalılardan ... Ltd. Şti.’nin dava dışı alıcı olan ... A.Ş. ile aralarında taşıma sözleşmesi bulunması nedeni ile, diğer davalının ise fiili taşıyıcı olması nedeni ile sorumlu olduklarını ileri sürerek, 1.880.- GPB veya karşılığı 13.400.- TL tazminatın, ödeme tarihi olan 03/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili, dava dışı sigortalı ile fiili taşıyıcı arasındaki taşıma sözleşmesine aracılık ettiklerini, bu taşımada kendilerinin “taşıma komisyoncusu” olarak yer aldığını, bu ihtilafta sadece taşıyan şirketi seçmekle görevlerinin sınırlandığını, malzemenin diğer davalı hava yolu şirketi tarafından taşınması sırasında onun sorumluluğunda olduğunu, hasardan dolayı sorumluluk kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Anonim Ortaklığı vekili, dava dışı sigortalı hava yük senedinde taraf olarak görünmediğinden davacının taraf sıfatının bulunmadığını, Montreal Sözleşmesinin 31.maddesi uyarınca 14 gün içinde hasar ihbarı yapılmadığından zarardan sorumluluklarının bulunmadığını, dava konusu tazminat talebine karşı, kargonun kendilerine teslim edildiği aşamada özel bir fayda beyanında bulunulmadığını ve bu fayda amacıyla navlun ödemesine ek bir ödeme yapmadığını, bu nedenle Montreal Sözleşmesi’nde belirtilen şekliyle taşınan kargonun kaybolması veya tahrip olarak hasar görmesi halinde her KG için sorumluluğun 19 Özel Çekme Hakkı ile sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı ...’na ait 15.07.2019 tarihli ve 908/2019 sayılı Kargo Hasar Raporunda bir adet karton kutu üzerinde ezik olduğu ve hasar nedeninin ‘hatalı yükleme’ olduğunun davalı şirket yetkililerince tespit edildiği, davalı taşıyıcıların bu durumda malzemenin hasarlı olduğu konusunda bir itirazları olmadığı gibi hasarın varlığını kabul etmiş sayılmaları gerektiği, 235- 3707 8683 nolu (MAWB) ana konşimentoda malzemenin yükleme yeri acentesi ...
Ltd. UK., alıcı acente olarak davalı ... Ltd. Şti. olarak belirtildiği, bu durumda davalı ... Ltd. Şti. taşıma işini üslenen, diğer davalının ise asıl taşıyıcı yada donatan olarak taşıma işini üstlendiği, hava yolu ile yapılan tüm taşımaların tabi olduğu uluslararası bir sözleşme olan Montreal Sözleşmesi'nin 41.maddesi uyarınca davalı taşıyıcı olan ... Ltd.
Şti. nin “taşıma işleri komisyoncusu olarak” tanımladığı bu davadaki sorumluluğunun ortadan kalkmadığı gibi davalıların ortak olarak hasara karşı sorumlu oldukları, yükleme yerinde kargonun teslimi aşamasında taşıyıcılara gönderici tarafından kargonun mal bedeli olarak taşıyıcıya özel bir beyan bulunmadığı, bu talep ile ilgili bir teminat ödediğine dair bir belge bulunmadığı ve ana konşimento üzerinde mal bedelinin de beyan edilmediği, bu durumda tazminata konu olacak miktarın 19 Özel Çekme Hakkı ile sınırlı olduğu, taşıyıcıların somut olayda bilerek kötü hareketinin tespitine yönelik dosyada delil bulunmadığı,
bu nedenle tam sorumluluk hükümlerinin uygulanmayacağı, taşınan malzemedeki hasarın varlığı konusunda tarafların itirazı olmadığına göre hasara konu olan malzemenin sevk dokümanlarında ve navlun faturasında belirtilen brüt ağırlığının 1.52 KG olduğu , 1.52 KG X 19 SDR (Özel Çekme Hakkı) = 28.88 SDR olarak belirlenmesine yönelik son bilirkişi raporundaki tespitin dosya kapsamına uygun olduğ, 4 Nolu Montreal ek protokolüne göre SDR'nin TL para birimine dönüşümü konusunda karar tarihine en yakın kurdan hesaplama yapılması gerektiği,
karar tarihindeki kur olan 19.0649 TL üzerinden 28.88 SDR X 19.0649 TL = 550,59 TL'nin davalılara sınırlı sorumluluk ilkesine göre rücu edilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 550,59 TL'nin 03/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, İngiltere’de yerleşik ... isimli firma tarafından sigortalı işletme ... ELEKTRONİK SAN. VE TİC. A.Ş.
'ye satışı gerçekleştirilen 2.000 adet, MM-0000-6421 stok kodlu emtianın, müvekkili tarafından sigortalanarak davalı ...
Anonim Şirketine teslim edildikten sonra, yükleme yeri (Heathrow) ile tahliye yeri (Ankara) arasında hasara uğradığını, söz konusu emtianın ziyaına, hasarına veya gecikmeye sebebiyet veren olayı ispat yükümlülüğünün ise taraflarına ait olmadığını, taşıma esnasında eşyanın ziyaının, hasarının veya gecikmesine sebebiyet veren olayın taraflarınca bilinmesinin mümkün olmadığını, eşyanın ziyaının, hasarının veya gecikmesine sebebiyet veren olayı açıklama külfetinin de taşıyıcıya ait olduğunu, davaya konu olayda, karşı tarafça hasara sebebiyet veren olayın açık ve somut şekilde ortaya konulmadığını,
bu durumda kasta eşdeğer kusurun varlığının kabulünün gerektiğini, mahkemece 550,59-TL'nin tahsiline karar verildiği halde davalılar lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, karşı vekalet ücretinin de 550,59-TL'yi geçemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
1-Dava, taşıma sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının sigortalısı dava dışı ... A.Ş.' ye ait emtianın İngiltere'den Türkiye'ye nakli sırasında, davalı ... Anonim Ortaklığı tarafından düzenlenen 15.07.2019 tarihli ve 908/2019 sayılı kargo hasar raporuna göre "hatalı yükleme" nedeniyle hasarlandığı, dava konusu hasardan davalı ...
Ltd.Şti.'nin akdi taşıyıcı, diğer davalı ...
Anonim Ortaklığı'nin fiili taşıyıcı sıfatıyla müteselsilen sorumlu oldukları, İngiltere – Türkiye arasında havayolu ile yapılan taşımada Montreal Sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, mahkemece bu doğrultuda Montreal Sözleşmesi'nin 22.maddesine istinaden sınırlı sorumluluk esasına göre belirlenen tazminatın taşınan emtianın her bir kilogramı için 19 SDR ile sınırlı olduğu gözetilerek davalıların karar tarihine en yakın SDR kuruna göre hesaplanan tazminattan sorumlu tutulmalarının yerinde olduğu,
Montreal Sözleşmesi'nin 22/5.maddesi uyarınca taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu kaldıran durumların ortaya çıktığı davacı tarafça ispat edilemediğinden, davalıların hasarın tamamından sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Ancak, davacının tazminat talebi kısmen kabul, kısmen reddedilmiş ve davalılar lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmiştir. Oysa, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddesi uyarınca maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Bu itibarla, davalı taraf lehine maktu vekalet ücreti takdiri doğru olmamıştır.
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, Dairemizce, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün esasına ilişkin bir değişiklik yapılmayıp, sadece feri nitelikteki vekalet ücretine ilişkin kısım için yeniden hüküm kurulduğundan, ilk derece mahkemesinin kararının verildiği tarihte geçerli bulunan Tarife hükümleri dikkate alınarak davalılar yararına vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/937, K. 2024/1142, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama