KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Esas-Karar No
- 2023/1184 - 2025/1322
- Esas no
- 2023/1184
- Karar no
- 2025/1322 TÜRK MİLLETİ ADINA
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/02/2023
- Numarası
- 2022/129 E. - 2023/65 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.142 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/02/2023 tarih ve 2022/129 E. - 2023/65 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Kurumu tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin sahibi bulunduğu ... alışveriş sitesi üzerinden e-ticaret faaliyetleri gerçekleştirdiğini, bu kapsamda tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan kendisi ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere ulaştırmak için gerekli alt yapı ve platformu sağladığını, dava konusu 2020/95683 sayılı "..." markasının müvekkili adına tescilli "..." ve "..." markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, halk tarafından karıştırılmaya sebebiyet verir nitelikte bulunduğunu,
müvekkiline ait “...” markalarının tanınmış markalar olduğunu ve yoğun kullanım sonucu yüksek ayırt edicilik vasfını kazandıklarını, dava konusu başvurunun tescilinin, müvekkilinin markalarının ayırt edici vasfının zedelenmesine neden olacağını, müvekkilline ait "..." ve "..." markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olan "... " ibaresinin tesadüfen seçildiğinin düşünülemeyeceğini, davalı yana ait "... " ibareli marka başvurusunun Türk Ticaret Kanunu anlamında haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, ...
Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 21.02.2022 tarih ve 2022-M-697 sayılı itirazın kısmen (5.sınıf yönünden) reddine ilişkin kararının iptali ile 2020/95683 sayılı "... " ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Kurumu vekili, davaya konu edilen marka başvurusu ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimali Kurum tarafından değerlendirilerek, markaların kapsamında yer alan aynı/benzer olduğu tespit edilen 35.sınıf hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, itirazın reddine ve davaya konu markanın kapsamında kalmasına karar verilen mallar yönünden ise emtia benzerliği koşulunun sağlanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı TURGUT YILDIRIM, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka 05. sınıf malları
kapsamakta olup davacı yana ait önceki tarihli markaların kapsamında her
ne kadar 05. sınıftaki mallar doğrudan yer almamakta ise de 35.05 alt
grubundaki hizmetlerde, 05. sınıf malların satışına özgülenmiş satış hizmetlerinin de yer aldığı, uygulamada da kabul edildiği üzere mal üreten işletmenin
karineten üreteceği malı ticari mevkie çıkartmak suretiyle fiziki olarak
veyahut e-ticaret siteleri üzerinden/online satış yöntemi ile satış işlemine konu edeceği, bu haliyle taraf markalarının, dava konusu marka kapsamında kalan
mallar bakımından da birbirlerini tamamlayıcı nitelikte, benzer tüketici
gruplarına hitap eden, benzer ihtiyaçları karşılayan, tüketiciye aynı kanaldan
ve aynı tür satış yöntemi ile ulaştırılan mal ve hizmetler oldukları, dava konusu "... " şeklindeki marka ile davacı
yanın önceki tarihli “...” esas unsurundan oluşan seri markaları
arasındaki benzerlik ilişkisinin esasen Kurum tarafından verilen YİDK kararında da tespit edildiği, taraf
markalarının bütünsel açıdan özellikle oluşturuluş sistematiğinin (...) aynı olması nedeniyle, dikkat/özen/bilgi/bilinç seviyesi yüksek olan
alıcı grubunun dahi yanılgı yaşaması, tüketicinin önceki ve sonraki markayı
ilişkilendirme ve zihinde çağrıştırma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olacağı,
karşılaştığı markalardan hangisinin hangi tarafa ait marka olduğunu ilk bakışta
anlamasının mümkün olamayacağı, dava konusu marka ile davacıya ait "..." ibareli markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacı yanın “e-
ticaret, internet üzerinden satış hizmetleri, alıcı ve satıcılar için online pazaryeri
(internet sitesi) sağlama hizmetleri.” alanında tanınmış olduğu, her ne kadar davacı yanın doğrudan 05.
sınıf mallarda bir bilinirliği olduğundan bahsedilmesi mümkün değil ise de
dava konusu markanın da anılan malların satışına yönelik olarak satış hizmetini
tüketiciye sunma ihtimalinin ortaya çıkarabileceği riskler gözetildiğinde,
markanın tesciline izin verilmesi halinin davacı markalarının tanınmışlığını
zedeleyebileceği, ayırt edici karakterine zarar verebileceği, davacı
markalarından haksız menfaat temini sonuçlarını doğurabileceği, zamanla
davacı markalarını sulandırarak, davacı yanın oluşturduğu seri marka algısını
zayıflatabilecek sonuçlara sebebiyet verebileceği, kötüniyet iddiasının kanıtlanamadığı, SMK m.6/1 ve m.6/5 hükümlerinin koşullarının somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 2022-M-697 sayılı YİDK kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu 2020/95683 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu YİDK kararı ile davaya konu markanın kapsamında kalmasına karar verilen 5.sınıf mallar yönünden SMK'nın 6/1.maddesi anlamında emtia benzerliği şartının sağlanmadığını, dava konusu karar ile 35.sınıf mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkartılarak 5.sınıftaki emtiaların başvuru kapsamında bırakıldığını, 5.sınıfta yer alan emtiaların tüketici kitlesi açısından taraf markaları arasında benzerlik ilişkisi kurulması tehlikesinin mevcut olmadığını, davacı markalarının 5.sınıf emtialar yönünden tanınmış olmadığını ve SMK'nın 6/5.maddesindeki koşulların oluştuğundan söz edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... " ibareli başvuru ile davacının "..." ve "..." ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin söz konusu olduğu, zira davacının“...” kombinasyonu ile oluşturulmuş bir seri marka zincirinin
mevcut olduğu, somut olayda da davacının seri markalarını oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvurunun esaslı unsuru içinde ve davacının "..." biçimindeki seri markaları ile benzer şekilde yer aldığı, başvurunun geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, öte yandan dava konusu markanın 05. sınıf malları
kapsadığı, davacı yana ait önceki tarihli markaların kapsamında her
ne kadar 05. sınıftaki mallar doğrudan bulunmuyor ise de 35. sınıfın 05. alt
grubunda 05.sınıf malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetlerinin mevcut olduğu, bu haliyle taraf markalarının, dava konusu başvuru kapsamında kalan
mallar bakımından da birbirlerini tamamlayıcı nitelikte, benzer tüketici
gruplarına hitap eden, benzer ihtiyaçları karşılayan, tüketiciye aynı kanaldan
ve aynı tür satış yöntemi ile ulaştırılan mal ve hizmetleri kapsamaları nedeniyle, emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, markaların benzerlik düzeyi göz önüne alındığında, tüketicilerin dikkat ve bilinç düzeylerinin de iltibas ihtimalini bertaraf etmediği, uyuşmazlık konusu emtiaların tamamı yönünden SMK'nın 6/1.maddesi koşulları oluştuğundan SMK'nın 6/5.maddesinin tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :08/07/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1184, K. 2025/1322, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama