KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Esas no
- 2023/1326
- Karar no
- 2025/1526
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/11/2022
- Numarası
- 2022/102 E. - 2022/283 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük
Karar Metni
1.046 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/11/2022 tarih ve 2022/102 E. - 2022/283 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, 2007-2018 yılları arasında 9 adet “...” ibareli marka tescili alarak 29., 30., 32., 35.sınıfta bu markaların çok uzun süredir piyasada mevcudiyeti dolayısı ile kullanım yolu ile ayırt ediciliğinin yükseldiği ve tanınmışlık seviyesine ulaştığını, bu nedenle “...” ibareli markaların zayıf ve tanımlayıcı marka olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalı şahsın 2020/128138 sayılı "...+şekil" ibareli dava konusu marka başvurusu ile davacı şirket dayanak markalarının aynı sınıfta yer aldığını, markalar arasında yüksek görsel,
işitsel ve kavramsal benzerlik ve dolayısı ile iltibas ihtimalinin bulunduğunu, ilgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyinin düşük olmasının ve müvekkilinin "..." ibareli markalarının tanınmışlığının karıştırılma ihtimalini arttırdığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nin 24/01/2022 tarih, 2022-M-451 sayılı kararının "30.SINIF: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler.
Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar.
Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.
35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından iptali ile 2020/128138 sayılı markanın aynı mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu markanın görsel, işitsel ya da kavramsal olarak davacı şirketin mesnet markaları ile karıştırılma ihtimaline yol açmayacağını, kararın usul ile mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı markalarının esaslı unsurunun "..." ibaresi olduğu, dava konusu markanın esaslı unsurunun "..." ibaresi olduğu, davacı markalarında bulunan "..." ibaresinin, dava konusu markanın genel görünümü içinde ayrı ve bağımsız bir konumda bulunmadığı, dava konusu markanın bir bütün halinde "..." şeklinde algılandığı karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı,
her ne kadar “...” çatı ibaresi tüm Türkiye çapında ciddi bir tanınmışlığa ulaşmış ve ... tarafından da tanınmışlığı T/00266 sayısı ile kabul edilmiş ve “...” çatı ibareli, “... ...”, “... ...”, “... ...” gibi sair tanınmış markalar mevcut bulunsa da “... ...” ibareli markaların bu statüde olmadığı, sunulan fatura içerikleri de değerlendirildiğinde, kullanım ile belirli bir ayırt edicilik kazanmış olan “... ...” ibareli markaların satış hacminin “...” çatısı ile satılmakta olan diğer ürünler içerisinde ortalamanın altında kaldığı,
her ne kadar kullanım ile ayırt edicilik kazanmışsa da “... ...” markalarının SMK m.6/5 kapsamında tanınmışlığa ulaşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şahsa ait marka başvurusu ile müvekkili şirkete ait markalar arasında 6769 sayılı SMK 6/1 kapsamında ayniyet derecesinde benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğunu,
davaya konu marka ile müvekkil markaları incelendiğinde, dava konusu “...” markasının, müvekkile ait “...” markasını doğrudan
içerdiğini, davalı tarafından markanın sonuna eklenen “O” harfi ve devamında
gelen “...” ibaresinin marka başvurusuna hiçbir ayırt edicilik kazandırmadığını, işbu
farklılığının iltibas tehlikesini ortadan kaldırmadığını, müvekkilin “...” ibareli markalarının gıda sektöründe uzunca bir süredir
kullanıldığının tespitine rağmen iltibasın da çok yüksek
olduğu taraf markaları arasında müvekkilinin "..." ibareli markalarının tanınmış olmadığının
kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafın tescilini talep ettiği “...” markasının müvekkile
ait “...” esas unsurlu seri, tanınmış ve ayırt edicilik kazanmış markalar ile iltibas yarattığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,
işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira başvuru markasının bütünsel bir algı oluşturduğu, vurgunun"..." ibaresi üzerinde toplanmadığı ve "..." ibaresinin öne çıkarılmadığı, kaldı ki Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26/09/2022 tarih, 2021/1685 E., 2022/6319 K. Sayılı bozma ilamında da davacının itirazına mesnet markalarındaki "..." ibaresinin, "sağlıklı, zinde, formda, uygun" anlamlarına geldiğinin ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunun, dolayısıyla koruma düzeyinin de düşük tutulması gerektiğinin belirtildiği,
açıklanan nedenlerle dava konusu başvurunun davacının seri markalarından biri olarak da algılanmayacağı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının ayırt edicilik kazanmış ve tanınmış olmasının başvurunun tesciline engel oluşturmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1326, K. 2025/1526, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama