KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Davacı Vekili Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Esas-Karar No
- 2023/137 - 2025/362
- Esas no
- 2023/137
- Karar no
- 2025/362
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/11/2022
- Numarası
- 2022/123 E. - 2022/372 K.
- Davanın konusu
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/11/2022 tarih ve 2022/123 E. - 2022/372 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2018/20846 sayılı 5.sınıfta tescilli "..." ibareli markasının bulunduğunu, davalı yanın 2020/126370 sayılı "..." ibareli 5.sınıf emtialara ilişkin tescil başvurusuna müvekkili tarafından gerçekleştirilen iltibas gerekçeli itirazın dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının benzer olduklarını, “...” ibaresinin başvuruda, uyuşmazlık konusu emtialar açısından ayırt edici olmayan unsur olarak kullanıldığını, dolayısıyla dava konusu markanın esas unsurunun “...” şeklinde algılanacak olduğunu, “...” ve “...” kelimelerinin benzer olduklarını,
“...” kelimesinin müvekkilinin markasında da aynı harf dizilimi ile yer aldığını, ortalama tüketicilerin ve hatta doktor ve eczacıların dahi markaları birbirleri ile karıştırabileceklerini, “...” ibaresinin müvekkili şirket kurucusunun soyadı olduğunu, davalı yanın geniş bir seçenek özgürlüğü varken “...” şeklinde tercih ettiği markasının müvekkili markalarına yanaştığını, müvekkili markasının 40 yıla yakın bir süredir Türkiye pazarında yer aldığını, “...” markasının artık bir çatı marka haline geldiğini ileri sürerek,
TÜRKPATENT YİDK’nın 02/02/2022 tarih ve 2022/M-388 sayılı kararının iptaline, 2020/126370 sayılı "... ..." ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru kapsamında yer alan 5.sınıf emtiaların kısmen doktor, eczacı vb. profesyonel meslek mensupları, kısmen ortalama bir tüketiciye nazaran çok daha yüksek düzeyde bilgili, dikkatli ve özenli tüketicilere hitap ettiği, tüketici kitlesinin bu niteliği göz önüne alındığında, taraf markaları arasındaki bir kısım harfler bakımından oluşan benzerliğin markaların bütünsel algılarında oluşan belirgin farklılığın önüne geçmeye yeterli olmadığı, taraf markalarının gerek görünüm gerekse de nihai telaffuz esnasında kulakta yarattığı algı açısından yeterince farklılaşmayı başardığı,
hal böyleyken işaretler arasında iltibas ihtimali mevcut olmadığı gibi tespiti yapılan ilgili tüketici nezdinde markaların aynı iktisadi – idari kaynaktan geldiği veya birbirlerinin serisi olarak algılamayacağı, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, markaların esas unsurlarını teşkil eden "..." ve "..." ibareleri arasında "V" ve "R" harfleri dışındaki tüm harfleri “aynı dizilimde” içermesi nedeniyle benzerlik söz konusu olduğunu, markaların tüketicinin öncelikle dikkatini çeken "..." ibaresi ile başlamasının onları görsel ve işitsel olarak birbirine bir hayli yaklaştırdığını, mahkemece önceki tarihli mesnet markanın yaygın kullanımdan kaynaklanan yüksek ayırt edicilik düzeyi ve tanınmışlığı hakkında değerlendirme yapılmadığını,
tüketicilerin bilinç düzeyi nedeniyle markaları karıştırmayacağı yönündeki kabulün doğru olmadığını, fiilen her ilacın reçeteyle satılmadığını, ortalama tüketicinin uzman bir tüketici grubu olduğunun söylenemeyeceğini, davacı markalarının Türkiye'de 40 yıllık yoğun kullanımının bulunduğunu, markalarının yüksek ayırt ediciliği ve tanınmışlığı karşısında markaların ilişkilendirilmesinin ihtimal dahilinde olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, itirazın reddine dair Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2020/126370 sayılı 5.sınıf emtiaları içeren "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet aynı sınıfta tescilli 2018/20846 sayılı"..." ibareli marka arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı,
zira karşılaştırılan markaların asli unsurlarının başlangıç kısımlarında "...-" harf dizilimi ortak olarak bulunuyorsa da, devamında itiraza mesnet markadan tamamen farklı bir kelime oluşturacak şekilde yer verilen harf ve sair kelime unsurları ile dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/137, K. 2025/362, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama