KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2025
- Esas no
- 2023/1385
- Karar no
- 2025/1656
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/03/2023
- Numarası
- 2022/219 E. - 2023/100 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali
Karar Metni
1.222 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/03/2023 Tarih ve 2022/219 Esas - 2023/100 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2015/61209 sayılı ve "..." ibareli başvurusunun, davalı Şirketin "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkilinin "..." ibareli tescilli markalarının serisi niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin “...” markasının sektörde önde gelen markalar arasında yer aldığını, yumurta, yem ve gübre ürünlerinde sektörde oldukça bilindiğini, müvekkilinin “...” markası üzerinde önceye dayalı kullanım hakkının bulunduğunu,
müvekkilinin “...” markası üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, davalı şirketin “gübreler ve topraklar” yönünden “...” markasında müvekkili şirketin haklarını kabul ettiğini, "Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar." ürünlerinin de bu ürünler ile benzer ve birbirini tamamlayan ürünler olduğunu, buna rağmen davalı şirketin bu ürünleri de kapsar şekilde itiraz etmesinin çelişkili bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’ın 2022-M-7139 sayılı kararının "Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar.
Gübreler ve topraklar." emtiaları yönünden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, dava konusu başvuru ile müvekkiline ait redde mesnet marka arasında "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı benzerlik bulunduğunu, davacının dava konusu ürünler bakımından kazanılmış hakkı olmadığını, müvekkili şirketin itiraz aşamasında “Gübreler ve topraklar” dışındaki tüm ürünler bakımından başvuruya konu markanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, itiraz etmedikleri "Gübreler ve topraklar" malları yönünden YİDK kararının iptal edilebileceğini, ancak bu halde dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderlerinden müvekkilinin sorumlu tutulmaması gerektiğini savunarak, davanın uyuşmazlık konusu “Gübreler ve topraklar” dışındaki tüm mallar bakımından reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davalı şirketin gerek yayıma itiraz dilekçesinde, gerekse Markalar Dairesi Başkanlığı kararına davacının yapmış olduğu itiraz üzerine ibraz ettiği karşı görüş dilekçesinde "Gübreler ve topraklar." emtiaları bakımından marka tescil başvurusuna itiraz etmediğini kayda geçirmişse de, davalı ...'in bu hususu dikkate almaksızın, söz konusu emtiaları da kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunun reddine karar vermesinin, 6769 sayılı SMK m.18 hükmüne aykırı olduğu,
bu nedenle "Gübreler ve topraklar." emtiaları bakımından 2022-M-7139 sayılı YİDK kararının iptalinin gerektiği, söz konusu emtialar bakımından YİDK kararının iptaline karar verilmesinde; davalı şirketin kusurunun bulunmadığı, tam aksine, davalı şirketin bu emtialar bakımından itirazda bulunmadığını TÜRKPATENT'e bildirdiği,
bu nedenle yargılama giderinden sadece davalı ... sorumlu tutulması gerektiği, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan "Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar." emtiaları yönünden ise sayılan malların redde mesnet marka kapsamında aynen yer aldığı, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka işaretlerinin de SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzer olduğu, bu itibarla uyuşmazlık konusu sayılan mallar yönünden tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu, birlikte var olma ve müktesep hak koşullarının oluşmadığı,
davacının gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve davalı şirketin kötü niyetli olduğuna ilişkin iddialarının,SMK m.6/1 maddesindeki nispi tescil engelini bertaraf edecek kabiliyette bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığın niteliği gereği; sessiz kalma yolu ile hak kaybı argümanının, davalı kurumun SMK m.6/1 hükmü uyarınca tespit ettiği nispi tescil engelini bertaraf edecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "Gübreler ve topraklar." emtiaları bakımından 2022-M-7139 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında "Gübreler ve topraklar." emtiaları bakımından da iltibas koşullarının oluştuğunu, ayrIca sadece müvekkili Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu vekalet ücretinin davalılardan yarı oranında tahsiline hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili katılma yolu ile istinaf başvurusunda, müvekkilinin "..." ibaresinin gerçek hak sahibi olduğunu, bu markayı tanınmış hale getirdiğini, davalının redde mesnet markasının hiç kullanmadığını, davalının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığını, dava konusu YİDK kararının "Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar." emtiaları yönünden de iptali koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının kısmen iptaline istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı Şirketin gerek dava konusu başvuruya itiraz dilekçesinde, gerekse de başvurunun reddine dair Markalar Dairesi kararına davacının itirazı üzerine sunduğu karşı görüşünde, "Gübreler ve topraklar." malları bakımından başvuruya itiraz etmediklerini açıkça belirttiği, buna rağmen dava konusu YİDK kararı ile talep aşılarak bahsi geçen mallar yönünden de başvurunun reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı,
bu itibarla ilk derece mahkemesince anılan mallar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde ve kısmen kabul nedeniyle hükmedilen yargılama giderlerinden, açıklanan nedenlerle dava açılmasında kusuru bulunmayan davalı Şirketin sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı,
uyuşmazlık konusu olan "Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar." emtiaları yönünden ise "..." ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet 2015/22505 sayılı ve "..." ibareli redde mesnet marka arasında dava konusu başvuru tarihi itibariyle somut olaya uygunlanması gereken 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu, zira sayılan malların redde mesnet marka kapsamında da yer aldığı redde mesnet markanın asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı,
dava konusu başvuruda yer alan diğer ibarelerin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu mallar yönünden davacı yararına birlikte var olma ve müktesep hak koşullarının da oluşmadığı, davanın niteliği gereği sessiz kalma yolu ile hak kaybından söz edilmeyeceği, davacının gerçek hak sahipliği iddiasının işbu davada dinlenilmesinin mümkün olmadığı,
dava konusu başvurunun tanınmış olmasının tesciline olanak tanımayacağı, her ne kadar dava konusu başvuru tarihi itibariyle somut olaya 556 sayılı KHK hükümleri uygulanması gerekirken mahkemece 6769 sayılı SMK hükümleri nazara alınarak yargılama yapılmış ve karar verilmişse de iltibas değerlendirmesi bakımından 6769 sayılı SMK ve 556 sayılı KHK hükümlerinin benzer düzenlemeler içermesi nedeniyle bu durumun sonuca etkili bulunmadığı,
dava konusu başvuru tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'da kullanım ispatının aranmadığı bu nedenle davacı tarafın davalı Şirkete ait redde mesnet markanın kullanılmadığına ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı ... davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1385, K. 2025/1656, 19 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama