İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1623 K.2025/1813

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/06/2023 Tarih ve 2022/451 Esas - 2023/247 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2023/1623Karar2025/1813Tarih9 Ekim 2025Okuma10 dk · 2.008 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
9 Ekim 2025
Esas-Karar No
2023/1623 - 2025/1813
Esas no
2023/1623
Karar no
2025/1813
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
08/06/2023
Numarası
2022/451 E. - 2023/247 K.
Davanın konusu
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.008 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/06/2023 Tarih ve 2022/451 Esas - 2023/247 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkilinin 2020/159075 sayılı "..." ibareli 36.sınıf hizmetleri içeren marka başvurusuna, davalı şirketin 2020/108879 sayılı "..." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin bu kez 2022-M-11493 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davacının 2006 yılında kurulan işletmesinde, kurulduğu günden günümüze, ... markası ve ticaret unvanı ile farklı özelleştirilebilir kurumsal çözümler sunan küresel bir teknoloji sağlayıcısı olarak çalışmaya devam ettiğini,

dava konusu YİDK kararının 07/09/2022 tarihinde verildiğini ancak redde mesnet 2020/108879 sayılı markanın 36.sınıftaki "finansal ve parasal hizmetler" yönünden 18/08/2022 tarihli 2022-M-1968 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, YİDK kararının verildiği tarihte hükümde olmayan bir marka üzerinden karar verildiğini, davalı tarafın, anılan kararın iptali talebi ile ANKARA 3 FSHHM’ nin 2022/428 E sayılı davası ile iptal davası açtığını ve bu davada taraf markalarının iltibas yaratmadığını iddia eder iken, huzurdaki davada ise taraf markalarının karıştığını, iltibas yarattığını belirttiğini,

davalının çelişkili davranma yasağına aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin ihtilaf konusu "..." markasi üzerinde öncelikli ve üstün hak sahibi olduğunu, huzurdaki davada tartışılan 36.sınıf hizmetlerin müvekkilinin verdiği hizmetler ile birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, müvekkili şirketin dijital ticaret ortağı olarak hizmet verdiğini, e-ticaret ve yazilim platformu sunduğunu, bu hizmetlerin ‘FİNANSAL HİZMETLER’ ile iç içe geçen hizmetler olduğunu, dava konusu hizmet sınıfının, müvekkilinin faaliyetleri arasında açıkça yer aldığını, müvekkilin finansal hizmetlerde gerçek hak sahipliğinin bulunduğunu, davalının,

müvekkilinin maruf ... markasına oldukça benzer biçimde ... marka yatırımları yapmasının ve bu ibare ile kendisine markasal alan yaratma çabasının kötü niyetinin göstergesi olduğunu ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2022-M-11493 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, davacı ve davalı markalarının görsel, işitsel ve sesçil anlamda oldukça benzer olduğunu, gerek "..." ibaresinin birebir aynı olmasının gerekse markaların yazım tarzlarının çok benzerlik taşımasının markalar arasında karıştırılma ihtimalini doğuracağını, markaların işaret anlamında benzerliğinin yanı sıra kapsamlarında yer alan hizmetlerin de aynı/aynı tür olduğunu, bu nedenle iş bu markalar arasında iltibas tehlikesi doğacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı Şirket vekili, davacı yanın ticari faaliyetlerinin 36.sınıf kapsamına girmediğini, davacının bilgisayar danışmanlık hizmeti verdiğini, müvekkilinin ticari hayatına 12/03/1998 tarihinde ... Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi olarak başladığını, sonrasında unvan değişikliği ile ... Yatırım Holding Anonim Şirketi olarak ticari hayatına devam ettiğini ve son olarak da 15/09/2020 tarihi itibariyle ismini ...

YATIRIM HOLDİNG ANONİM ŞİRKETİ olarak değiştiğini, "..." ibaresinin "yatırım" anlamına gelen "investment" kelimesinden geldiğini, müvekkilinin yıllardır finans kuruluşu olarak var olup, yatırım kelimesinin ingilizce ismi ile ticaret ünvanınında değişikliğe gidildiğini,

davacı şirketin İTO kaydına bakıldığında faaliyet konusunun “Ticari ve mesleki faaliyetlerin sanal ortamda gerçekleşmesini sağlayacak her türlü haberleşme eğitim ve toplantı amaçlı bilgisayar programları yazmak geliştirmek yurt içi ve yurt dışında yaymak pazarlamak ve bu konuda bilgisayar programları ithal ve ihraç etmek ve 23.12.2013 tarihinde tescil edilen tadil metninde yazılı olan diğer işler” olduğunun görüldüğünü, davacı şirketin,

faaliyet alanını kapsamayan ve markalarının tescilli olduğu hizmetler ile benzer dahi olmayan "..." markasını sırf müvekkili şirketin marka tescilini engelleme kastı ile kötü niyetli olarak müvekkilinin marka başvurularından sonra tescil ettirmek istediğini, müvekkiline ait 2020/108879 sayılı markanın iptal kararının huzurdaki davaya konu markanın itiraz karar tarihinden sonra olduğunu, davaya konu davacıya ait markaya taraflarınca 29.03.2021 tarihinde itiraz edildiğini, yayına itirazlarının MDB tarafından 30.12.2021 tarihinde kabul edildiğini ve markanın reddine karar verildiğini,

müvekkiline ait 2020/108879 sayılı markanın kapsamından 36.sınıfta yer alan birtakım hizmetlerin çıkarılması kararının ise 18.08.2022 tarihli olduğunu, davacı markasının karar tarihinin müvekkili markasının kısmi reddi kararından önce olduğunu, müvekkilinin "..." markasının 36.sınıf “finansal ve parasal hizmetler” yönünden gerçek hak sahibi olduğunu, davacı markası ile müvekkili markasının tamamen aynı sınıfları içerdiğini, davacının "..." ibareli marka ile 36. sınıfta hiçbir kullanımının bulunmadığını, gerçek hak sahipliğine ilişkin delil sunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu markanın dava konusu edilen 36. sınıfta yer alan tüm hizmetlerin, davalı yanın markası ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, davacının davaya konu markasında son harf “N” kullanılarak her ne kadar yeni bir marka yaratılmaya çalışmışsa da bu farklılıkların davaya konu markaya ayırt edicilik sağlamada yeterli olmadığı, davaya konu 2020/159075 sayılı ... ibareli marka başvurusu ile ... esas unsurlu davalı markasının benzer olduğu ve markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunduğu,

SMK’da tescilsiz marka sahibine, tescilli markanın varlığına rağmen tescil hakkı tanıyan bir hüküm bulunmadığı, davacının dayandığı SMK 6/3, 6/5 ve 6/6 maddeleri kapsamında düzenlenen “gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve sınai hakka dayalı üstün hak sahipliği” müesseselerinin ise tescil engeli ve/veya SMK 25.madde atfıyla hükümsüzlük nedeni oluşturduğu, dolayısıyla bu iddiaların huzurdaki davada dinlenme imkanının olmadığı gibi YİDK karar iptali bakımından varılacak sonuca da bir etkisinin bulunmadığı,

zira redde mesnet alınan davalı markalarının hükümsüz kılınmadığı sürece, davacı marka başvurusu yönünden tescil engeli yaratacağı, davacının önceye dayalı kullanım iddiasının huzurdaki davaya ve varılacak sonuca herhangi bir etkisinin bulunmadığı, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin 2006 yılından itibaren "..." markasıyla 36.sınıf kapsamı içerisinde değerlendirilmesi gereken, parasal hizmetlerle doğrudan ilgili hizmetler verdiğini, mahkemece verilen gerekçeli kararda redde mesnet markanın karar anında kısmen iptal edilmiş olduğu/ sicilde kayıtlı bulunmadığı iddialarının değerlendirilmediğini, 18/08/2022 tarihli YİDK kararı ile 36.sınıf "finansal ve parasal hizmetler" in redde mesnet markanın kapsamından çırakıldığını, davalının müvekkilinin markalarına yaklaşma kastıyla hareket ettiğini,

15/09/2020 tarihinden itibaren ticaret unvanı olarak "..." ibaresini kullanmaya başladığını, taraflar arasında farklı marka başvuruları nedeniyle derdest davaların da bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İşlem dosyasının incelenmesinden; davacı Şirket'in 16/12/2020 tarihinde 2020/159075 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığı, başvuru kapsamında 36.sınıf hizmetlerin yer aldığı, davalı Şirket'in 2020/108879 sayılı "..." markasına dayalı olarak iltibas ve kötü niyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 6/1.maddesine dayalı itirazın kabulüne ve başvurunun reddine karar verildiği, davacının bu karara itirazının da YİDK'in 2022-M-11493 sayılı kararı ile reddedildiği, ret kararının 08/09/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve davanın iki aylık süre içinde 07/11/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu başvuru ile davalının itirazına mesnet 2020/108879 sayılı markası arasında karıştırılma tehlikesinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez.

Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.

Bu açıklamalardan sonra sonra somut olaya bakıldığında, davacının "..." ibareli marka başvurusu ile redde mesnet "..." ibaresi arasında, redde mesnet markanın asli unsurunun başvuru markasının başlangıç kısmında aynen bulunmasından kaynaklanan yüksek dereceli görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, başvuru markasının sonuna eklenen -n harfinin ve bütüne hakim olan tertip tarzının da yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu nedenle taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılmaya yol açacak seviyere bir benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır. Esasen marka işaretleri arasındaki benzerlik mahkemenin de kabulündedir.

Eldeki dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece YİDK kararının verildiği tarihteki hukuki duruma göre yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Gerçekten de esasen idari nitelikte olan ve 6769 sayılı SMK'nın 156. maddesindeki düzenleme uyarınca adli yargı yerlerinde görülen YİDK kararının iptali davasında, Kurum kararının verildiği tarihten sonra ortaya çıkan hukuki duruma göre, Kurum kararının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi mümkün değildir. Aksi durumda, Kurumun karar verdiği tarihte ortada olmayan hukuki koşullara göre Kurum kararının yerinde olup olmadığının denetimi sonucu doğacaktır.

Bu durumun da davanın niteliği ile uyuşmadığı açıktır. Esasen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin öteden beri yerleşen uygulaması da bu yöndedir.

Bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya dönüldüğünde, işbu davanın marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu, iptali istenen 2022-M-11493 sayılı YİDK kararının 07/09/2022 tarihinde alındığı, YİDK kararında başvurunun reddine mesnet gösterilen 2020/108879 sayılı davalı Şirket markası yönünden verilen ve işbu davanın konusu olmayan 18/08/2022 tarih, 2022-M-1968 sayılı YİDK kararında ise, eldeki davada redde mesnet 2020/108879 sayılı başvurunun 36.sınıftaki "Finansal ve parasal hizmetler" yönünden reddedildiği,

buna göre dava konusu YİDK kararının verildiği 07/09/2022 tarihinde, redde mesnet 2020/108879 sayılı markanın 36.sınıftaki "Finansal ve parasal hizmetler" bakımından tescilli olmadığı ve dava konusu 2020/159075 sayılı başvuru kapsamındaki 36.sınıf "Finansal ve parasal hizmetler" yönünden YİDK kararının verildiği tarih itibariyle karşılaştırılan markalar arasında emtia benzerliği koşulunun gerçekleşmediği, başvuru kapsamında yer alan 36.sınıfın diğer alt sınıflarındaki hizmetler yönünden ise emtia benzerliğinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Sonuç olarak, yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu başvuru kapsamındaki 36.sınıf "Finansal ve parasal hizmetler" bakımından YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 08/06/2023 gün ve 2022/451 Esas - 2023/247 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davanın KISMEN KABULÜNE,

4-Dava konusu 2022-M-11493 sayılı YİDK kararının 36.sınıftaki "Finansal ve parasal hizmetler" yönünden İPTALİNE,

5-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

6-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

9-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.300,00-TL bilirkişi ücreti, 213,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 216,00-TL posta ve tebligat masrafı, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 4.467,00-TL'nin, davanın kabul ve ret oranının takdiren 1/4 olarak kabulü ile bu orana tekabül eden 1.116,75-TL'ye, 80,70-TL peşin harç ile 80,70-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 1.278,15-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

10-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),

12-Davacıdan peşin olarak alınan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1623, K. 2025/1813, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 30/10/2025
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1623
Karar No
2025/1813
Tarih
9 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1624 K.2025/1814
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1625 K.2025/1815
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1626 K.2025/1816
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1627 K.2025/1817
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1628 K.2025/1796
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1629 K.2025/1795

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.