İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1791 K.2025/2073

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/05/2023 tarih ve 2022/119 Esas - 2023/241 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalılar ..., ... Kimya Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından istenmiş…

Esas2023/1791Karar2025/2073Tarih6 Kasım 2025Okuma11 dk · 2.182 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi

Karar tarihi
6 Kasım 2025
Esas-Karar No
2023/1791 - 2025/2073
Esas no
2023/1791
Karar no
2025/2073
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
Tarihi
29/05/2023
Numarası
2022/119 E. - 2023/241 K.
Davanın konusu
Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.182 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/05/2023 tarih ve 2022/119 Esas - 2023/241 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalılar ..., ... Kimya Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." esas ibareli tanınmış markaların sahibi olup davalı şirketin, 2020/23798 başvuru numaralı "..." ibareli markanın 01, 02, 03, 05, ve 35. sınıflarda tesciline yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle taraf markaları arasında işaret benzerliği yanında özellikle 03., 05. ve 35. sınıflar bakımından da tam bir emtia benzerliğinin bulunduğunu, müvekkilinin markası ile benzer bir marka seçilmiş olması nedeniyle bu markayı taşıyan ürünlerin müvekkili tarafından üretildiği yönünde yanlış bir algıya neden olacağını,

müvekkilinin "..." ibareli markasının temizlik amaçlı madde ve parfümeri ürünlerinde tüketiciler nezdinde tanınmışlık kazandığını ve davalının “...” ibaresini kendi markasında esaslı unsur olarak kullanarak müvekkilinin markalarının ayırt ediciliğinden ve tanınmışlığından faydalanmaya çalıştığını ileri sürerek, 2022-M-306 sayılı sayılı YİDK kararının 03, 05 ve 35. sınıflar yönünden iptaline ve 2020/23798 sayılı markanın tescil edilmesi halinde bu sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı şirket vekili, endüstriyel bakım ve temizlik kimyasalları alanında faaliyet gösteren müvekkilinin, "...", "..." ibareli seri markalarının bulunduğunu, müvekkilinin bu bağlamda önceki kullanmaya dayalı müktesep hakkının mevcut olduğunu, davalının itiraz nedeni olarak bildirmiş olduğu markaların müvekkilinin markasının kapsamına alınmak istenen sınıflarda kullanıldığının ispatının gerektiğini, müvekkilinin bir bütün olarak "...+şekil" den oluştuğunu, dolayısıyla "..." ibaresi üzerinden benzerlik değerlendirmesi yapılamayacağını, bir bütün olarak müvekkilinin markası ile davacının markaları arasında görsel,

işitsel ve kavramsal bir benzerlikten söz edilemeyeceğini, "..." ibaresinin Türkçe'de evrensel, çok amaçlı anlamlarına gelen zayıf nitelikli bir ibare olduğunu, ... kayıtlarında bu ibareyi içeren çok sayıda markanın bulunduğunu, bu hususun "..." ibaresinin zayıflığını gösterdiğini, markada yer alan diğer unsurların markaya ayırt edicilik kazandırdığını, davacıya ait markaların müvekkilinin markasının kapsamında bulunan 01, 02, 03, 05 ve 35. sınıflarda tescilli olmadığını, tarafların faaliyette bulundukları sektörlerin farklı olduğunu, markaların kapsamında bulunan malların tüketicilerinin dikkat ve bilinç düzeyi yüksek kişilerden oluştuğunu,

davacının markalarının tanınmışlığı hususunun doğru olmadığını ve müvekkilinin davacıya ait markanın tanınmışlığından yararlanmaya ihtiyacının bulunmadığını, "..." markasını ıslak mendil ve bebek bakım ürünlerinde kullanan davacı şirketin bu emtialar ile ilgisiz bir sınıfta tescil edilmek istenen müvekkilinin markasına yönelik itirazının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, davalının "şekil+... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait emtia benzerliğinin kısmen gerçekleştiği "..." ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, her iki taraf markasında belirgin asli unsurun "...-..." şeklinde olduğu, dava konusu markanın kapsamında yer alan ''03. sınıfta yer alan tüm mallar ile 05. sınıfta yer alan "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.

Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç), Hijyen sağlayıcı ürünler (pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden dahil çocuk bezleri ). Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular.

Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.

35 sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 03. sınıf ve 05. Sınıfta yer alan tüm malların bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) yönünden emtia benzerliğinin oluştuğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş,

mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar/ hizmetler açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi "..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasında benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği,

bu mallar /hizmetler açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mallarda/hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu;

bunun dışında kalan 05/01 "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veteriner amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler," malları ve bu malların 35/05 sınıfında yer alan "Satış hizmetleri," yönünden ise bu mallar/hizmetlerde hedef kitlesi olan doktor ve eczacıların sahip oldukları yüksek dikkat ve özen seviyesi nazara alındığında,

davalı şirkete ait "şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli marka arasında karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzerliğin bulunmadığı ve SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşullarının gerçekleşmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 2022-M-306 sayılı YİDK kararının 05/01 "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veteriner amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler,

ilaç ihtiva eden kozmetikler," ve bu malların 35/05 sınıfında yer alan "Satış hizmetleri" dışında kalan tüm mal ve hizmetler yönünden YİDK kararının kısmen iptali ile markanın bu mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 03. 05, ve 35. sınıflarda markalar arasında tam bir emtia benzerliğinin ve "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanan görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin bulunduğunu, marka işaretleri arasındaki benzerliğin mahkemenin de kabulünde olduğunu,

davaya konu markanın yıllardır piyasada lider konumda olan müvekkilinin seri markalarına bu denli benzemesindeki amacın müvekkili tarafından oluşturulmuş seri markaların arasına girerek haksız ekonomik menfaat elde etmek olduğunu ve davaya konu marka ilaç markası olmadığı ve kapsamında herhangi bir sağlık ürünü barındırmadığından bu ürünlerin hedef kitlesinin ortalama/genel tüketicilerden oluştuğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının karşılanmadığını, müvekkilinin markasının bir bütün olarak "...+şekil" ibaresinden oluştuğunu, dolayısı ile "..." ibaresinin ortaklığından hareketle markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğunun ileri sürülemeyeceğini, evrensel, çok amaçlı anlamlarına gelen "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olup ek unsurlar ile ayırt ediciliğin sağlandığını, müvekkilinin davaya konu markasının kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin davacının markasının kapsamında bulunmadığını,

tarafların faaliyet gösterdiği sektörlerin farklı ve tüketicilerin bilinçli olması nedeniyle markaların kapsamlarında bulunan malların tüketicisinin markaları karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, davacının markasını ıslak mendil ve bebek bakım ürünleri dışında bir üründe kullanmadığını, müvekkilinin ise bu ürünlere ilişkin bir faaliyetinin bulunmadığını ve müvekkilinin "..." ibareli seri markalarının mevcut olup öncelik hakkının bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "...+Şekil" ibaresinden oluşan davacı markasının içinde yer alan "..." ibaresinin ön plana çıkarılmadığını, markanın bir bütün olarak algılanacağını, markada yer alan dünya figürü ve üzerindeki laboratuvar şişesinin dikkat çekici bir şekil unsuru oluşturduğunu, bu dünya figürü ile birlikte yer alan "..." ibaresinin tüketici zihninde ".../evrensel" ibaresini çağrıştıracağını ve bütünün diğer parçalarla eşdeğer bir parçasını oluşturan "..." ibresinin davacı markaları ile benzerlik arz ettiğinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

1-Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

2-Davalılar vekillerinin istinaf sebeplerinin incelenmesine gelince, işlem dosyasının incelenmesinden; davalı şirketin 25/2/2020 tarihinde, 2020/23798 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığı, başvuru kapsamında 1,2,3,5, ve 35. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı, davacının "..." asıl unsurlu markalarına dayalı olarak SMK'nın 6/1 maddesine dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığının bu itirazın reddine karar verdiği, davacının önceki gerekçelerle bu karara yaptığı itirazın YİDK'in 27/1/2022 tarih, 2022-M-306 sayılı kararıyla reddedildiği, ret kararının davacı vekiline 1/2/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde 1/4/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince, davaya konu marka ile davacının "..." ibareli markaları arasında bir kısım emtia yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, ancak SMK'nın 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşullarının gerçekleşmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup tarafların istinaf itirazları gözetildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ile davacının "..." ibareli markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunup bulunmadığıdır.

6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir.

Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa (karıştırılmaya) yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.

Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde;

dava konusu başvuru, "... + ŞEKİL" ibaresinden oluşmaktadır. Davacının itirazına mesnet markaları ise "..." ibaresi ve ek unsurlardan oluşmakta olup bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bu ek unsurlar markanın kapsamında bulunan ürünlerin niteliğine gönderme yaptıklarından bu markaların asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar taraf markalarında "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı kısmi bir görsel benzerlik bulunmakta ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/4/2025 tarih ve 2024/4122Esas, 2025/2369 sayılı kararında işaret edildiği üzere davacının itirazına dayanak markalarının esas unsuru olan "..." ibaresinin tek başına zayıf ayırt edici nitelikte olup bu unsura yapılacak küçük ekleme ve/veya değişikliklerin dahi karıştırılma tehlikesini ortadan kaldırabileceği, başvuru markasında "..." ibaresinin öne çıkması ve algıyı üzerinde toplaması halinin söz konusu olmadığı,

markada yer alan "..." ibaresi ve şekil ile markanın görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktığı izlenim itibariyle davacının itiraza mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacı şirketin "..." esas unsurlu itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve hiç düşünmeden algılayabileceği, bu hali ile taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmış, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmemiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.

İlk derece mahkemesince açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalılar ..., ... Kimya Sanayi Ticaret A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/05/2023 gün ve 2022/119 Esas - 2023/241 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,

2-Davanın REDDİNE,

3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70-TL’nin düşümü ile kalan 534,70-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,

4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5-Davacı tarafında yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,

6-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 100,00-TL posta masrafı, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 838,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,

7-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,

8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),

9-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 269,85-TL’nin düşümü ile kalan 345,55-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,

10-Davalı kurum ve davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı kuruma ve davalı şirkete ayrı ayrı iadesine,

11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1791, K. 2025/2073, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 06/11/2025
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1791
Karar No
2025/2073
Tarih
6 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1792 K.2025/2256
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1793 K.2025/2190
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1797 K.2025/2074
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1798 K.2025/2128
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1803 K.2025/2297
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1805 K.2025/2131

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.