KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2025
- Esas-Karar No
- 2023/1886 - 2025/2138
- Esas no
- 2023/1886
- Karar no
- 2025/2138
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 25/05/2023
- Numarası
- 2022/159 E. - 2023/219 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.361 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2023 tarih ve 2022/159 Esas - 2023/219 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli seri markaların sahibi olduğunu, markalarının tüketici nezdinde belirli bir ayırt ediciliğe ve tanınmışlığa ulaştığını, davalı şahsın 2020/91869 sayılı 25 ve 35. Sınıf mal ve hizmetleri kapsayan “... ...” ibareli marka başvurusuna karşı müvekkili tarafından gerçekleştirilen itirazın, dava konusu 03/03/2022 tarih, 2022-M-2365 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa başvuru markası ile müvekkilinin tanınmış markaları arasında, iltibas oluşturacak derecede benzerlik bulunduğunu, “... ...” ibareli markanın, genel olarak tekstil, kıyafet, aksesuar gibi ürünler bakımından tescil edilmek istendiğini,
müvekkiline ait markaların kapsamında ise 9. sınıfta yer alan “gözlük” emtiasının bulunduğunu, “gözlük” emtiasının, moda sektörü bakımından, kaçınılmaz bir aksesuar olduğu gözetildiğinde, marka kapsamlarının ilişkilendirilebilir olduğunu, müvekkiline ait “www....-tr.com” ibareli alan adının 02.01.2004 tarihinden itibaren tescilli olduğundan SMK'nın 6/6.maddesi uyarınca da marka başvurusunun reddinin gerektiğini, dava konusu başvurunun müvekkili markalarının tanınmışlığından faydalanmak maksadıyla kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek,
TÜRKPATENT YİDK’nın 03/03/2022 tarih ve 2022/M-2365 sayılı kararının iptaline, 2020/91869 sayılı "... ..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, 2020/91869 sayılı “... ...” ibareli başvuru ile davacıya ait markaların, işaret bağlamında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzer bulunduğunu ancak başvuruda yer alan mal/hizmetlerin davacının itiraz konusu markalarının eşya listesinde yer almadığını, başvuru kapsamında yer alan mal/hizmetler yönünden markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, davalı ve davacı markasını farklı sınıftaki mallar üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurmayacağını, SMK'nın 6/5.maddesi şartlarının oluşmadığını, davacının, davalının başvurusunun 6769 sayılı SMK’nın 6/9 maddesi anlamında kötü niyetli bir başvuru olduğunu ispat edemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, hiçbir şekilde müvekkilinin markasının, davacının markası ile aynı veya benzer olduğunu kabul etmemekle birlikte, iltibas oluşturacak nitelikte olmadığını, müvekkili markasının sonunda yer alan “...” sözcüğünün, markayı davacının markasından ayırdığını, müvekkilinin hem Türk vatandaşı hem de İran vatandaşı olduğunu, “...” sözcüğünün İran'da ''askı'' anlamına geldiğini, müvekkilinin kendi algıladığı şekilde bu iki kelimeyi bir araya getirdiğinde ''askı moda'' anlamı çıktığını, davacının “...” ibareli markalarının farklı mal ve hizmetler üzerinde tescilli olduğunu,
markaların kapsadığı farklı emtia ve hizmetler göz önüne alındığında, “... ...” ibareli markanın, davacıya ait “...” ibareli markalarını akla getirmediğini, onun itibarından haksız yere faydalanması veya ayırt edicilik karakterini zedelemesinin mümkün bulunmadığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olarak markayı tescil ettiğine dair somut delil ibraz edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının 2020/91869 sayılı markasının tescili talep edilen/tescilli 25. sınıftaki malların tamamı ve 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler.
Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar, toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler.
Saç tokaları, saçı bağlamak için halkalar, taçlar, değerli metalden olmayan saç süsleri, takma saçlar, postişler, elektrikli veya elektriksiz bigudiler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin, davacı markalarında yer alan mal / hizmetler ile benzer nitelikte olduğu,
davaya konu 2020/91869 sayılı davalı şahıs markası ile davacı şirketin itiraza ve hükümsüzlük talebine dayanak markaları arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacı markasının, davaya konu 2020/91869 sayılı markanın tescili talep edilen / tescilli 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için elektrikli veya elektriksiz bigudiler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri;
(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri açısından, SMK’nun 6/5. madde kapsamındaki tanınmış marka korumasından yararlanabileceği, davaya konu 2020/91869 sayılı davalı şahıs markası açısından, 6769 s. SMK’nun 6/6. maddesi şartlarının oluşmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2022/M-2365 sayılı kararın 25. Sınıf malların tamamı ve 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için.
Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.
Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar, toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler.
Saç tokaları, saçı bağlamak için halkalar, taçlar, değerli metalden olmayan saç süsleri, takma saçlar, postişler, elektrikli veya elektriksiz bigudiler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri bakımından iptaline, davaya konu markanın yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markasının kapsadığı tüm mal ve hizmetler yönünden taraf markalarının benzer/ilişkili mal ve hizmetleri içerdiğini, davacı markalarının tanınmışlığının karıştırılma ihtimalini arttırdığını, dava konusu markanın kapsadığı tüm mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 6/5.maddesi hükmünün uygulanmasının gerektiğini, başvuru markasının tescilinin müvekkili yönünden haksız rekabete sebep olacağını, davalının, müvekkilinin tanınmış markalarına benzer marka seçerken, tüketicinin zihninde müvekkilinin markaları nedeniyle kalan algıdan yararlanmayı amaçladığını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markasının kapsamında yer alan mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların oluşmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında, "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı benzerlik bulunduğu, başvuruda kullanılan "..." ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, mahkemece bilirkişi raporuna istinaden taraf markaları arasında aynı/aynı tür/benzer bulunan emtialar yönünden SMK'nın 6/1.maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,
dava konusu markanın kapsamında yer alan 35.sınıfın 5.alt sınıfında "elektrikli veya elektriksiz bigudiler" mallarının satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri yönünden SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların gerçekleştiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, bunun dışındaki mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin şart gerçekleşmediğinden iltibas koşullarının oluşmadığı,
diğer taraftan davacının "..." ibareli markasının "beyaz eşya" sektöründe tanınmış olduğu söylenebilirse de tarafların marka işaretleri arasındaki benzerlik düzeyi, davacı markalarının tanımışlık ve ayırt edicilik seviyesi, davacı markalarının tanınmış olduğu "beyaz eşya" sektörü ile başvuru kapsamında kalan mallar arasında hiçbir yakınlık bulunmaması gözetildiğinde başvurunun SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşmasına sebebiyet vereceğinin, SMK'nın 6/6. maddesi koşullarının bulunduğunun ve başvurunun kötü niyetle yapıldığının da kanıtlanamadığı anlaşılmakla,
davacı vekilinin ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1886, K. 2025/2138, 12 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama