KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Esas-Karar No
- 2023/2071 - 2025/2337
- Esas no
- 2023/2071
- Karar no
- 2025/2337
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/09/2023
- Numarası
- 2022/414 E. - 2023/311 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
780 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/09/2023 tarih ve 2022/414 E. - 2023/311 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin tekstil sektörü ile uğraştığını, iştigal alanı olan erkek giyimi konusunda müvekkilince yaratılan “...” markasının ... tarafından 2009/29074, 2013/18708 ve 2016/44778 sayı ile tescillendiğini, davalı gerçek kişinin 2021/09547 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markanın, müvekkilinin tanınmış markası olan “... ...” markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı marka müracaatının kötü niyetli bulunduğunu, önceki müracaatları da göz önüne alındığında müvekkilini taklit ettiğini,
davalıya ait “...” markasının görselinin ilk bakışta müvekkilinin markasının bir alt markası olarak algılanabileceğini, karşı yanın özellikle " ..." markasını tescil ettirerek müvekkili markasından haksız kazanç sağlamak istediğini, başvurularında ortak olan ibarenin "..." ibaresi olduğunu, bu taklitlerden dolayı davalıya İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/234 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilerek, davalı adına kayıtlı markanın iptaline hükmedildiğini, söz konusu kararın kesinleştiğini, itiraz edilen markanın TTK kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek,
YİDK'in 2022-M-10810 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacının itirazına mesnet “...” ibareli markanın ayırt ediciliğe sahip olmadığını, kullanım sonucu ayırt edicilik de kazanmadığını, davacının itiraza mesnet markaları ile müvekkilinin hükümsüzlüğü talep edilen markasının görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde farklı olduğunu, davacının markalarındaki esas unsurun zayıf bir ibare olan “...” olmasının ona bu ibareyi içeren her markanın hükümsüzlüğünü isteme imkanı vermeyeceğini, dava konusu markanın esas unsurunun "... şekli" olup, müvekkilinin markasındaki "...” ibaresinin yan unsur olduğunun görüldüğünü, müvekkilinin söz konusu markanın esas sahibi olduğunu, markayı ilk tanıtan ve kullananın müvekkili bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davaya konu başvurunun kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin bir kısmı yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmiş ise de davalı şahıs markası ile davacı şahsın itiraza dayanak markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, kötü niyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu "..." ibaresinden oluşan başvurunun, müvekkilinin tanınmış markası olan "... ..." ibareli marka ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı başvurusuna yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığını, dava konusu başvurunun, müvekkili markasının serisi ya da bir alt markası olarak algılanabileceğini, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluştuğunu, dava konusu başvurunun TTK kapsamında haksız rekabete yol açacağını ve davalı marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... ... ..." ve "... ..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı,
zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve tertip tarzı itibariyle dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığı iddiasının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/2071, K. 2025/2337, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama