KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Esas-Karar No
- 2023/2165 - 2025/2429
- Esas no
- 2023/2165
- Karar no
- 2025/2429
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/02/2023
- Numarası
- 2022/187 E. - 2023/74 K.
- Davanın konusu
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/02/2023 tarih ve 2022/187 E. - 2023/74 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, alüminyum folyolar, sentetik malzemeden gıda ambalajı, çöp torbaları ve buzdolabı torbaları üzerinde "..." markasını uzun yıllardan beri kullanmakta olan müvekkilinin, davalı ...'ın 2020/132868 sayılı "... ..." ibareli markasının 6, 7 ve 8. sınıflarda tescili isteğine yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa davalının markasının esaslı unsurunu oluşturan "..." ibaresinin müvekkilinin markalarının asli unsurunu oluşturduğunu,
davaya konu markanın kapsamına alınmak istenen mal ve hizmet sınıflarında müvekkilinin markasının tescilli olduğunu ve işaretler arasındaki benzerlik ve emtia benzerliği de nazara alındığında ortalama tüketiciler tarafından markaların karıştırılma ve davaya konu markanın müvekkilinin seri markalarının devamı olarak algılanması ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek 2022-M-4778 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, markaların kapsamlarında yer alan müşterek "..." ibaresinin Türkçe'de "..." anlamına geldiği, bu anlamı itibariyle ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 25/11/2019 tarih 2019/983 Esas 2019/7453 Karar sayılı kararı ile onanan Dairenin 05/12/2018 tarih 2018/573 Esas 2018/1270 Karar sayılı kararında bu hususa işaret edildiği, dava konusu markadaki "..." anlamına gelen "..." ibaresi markanın kapsamına alınmak istenen emtiaları tanımlamadığından somut ayırt edici niteliği haiz bir ibare olduğu, buna göre;
dava konusu marka başvurusunun bir bütün halinde davacı markalarından farklılaştığı, daha önce itiraza mesnet markaları gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan ilgili tüketici kesimi davaya konu markayı, itiraza mesnet markalardan farklı bir marka olarak algılayacağı gibi, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı da kurmayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı ve başvurunun kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olguların ortaya konulamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaların birbirine benzediği ve ayni mal ve hizmetlerde kullanılacağı hususunda bir şüphe bulunmadığını, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti içinde yer alan marka uzmanı tarafından tescil başvurusunun hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüşken, pazarlama uzmanı ve marka danışmanı unvanlı bilirkişiler tarafından tescilin hukuka uygun olduğu yönünde bir görüş bildirildiği,
bu kurul içinde yer alan marka uzmanının görüşüne ağırlık verilmesi gerektiğini, davaya konu markadaki "..." kelimesi kendi başına bir marka olamayacağından "..." ibaresi ile bir tamlama oluşturularak marka yaratılmaya çalışıldığını, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından benzer olan "... ..." (...) markasının tescili iptal edilmişken, ... ... anlamına gelen davaya konu markanın iptal edilmemesinin yeknesaklık ilkesine aykırı olduğunu, "..." ibaresinin ortaklığının markaları benzer kıldığını, aynı sınıflarda tescilli oldukları dikkate alındığında ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılmasının ihtimal dahilinde bulunduğunu,
bilirkişi heyetinin "..." ibaresinin markanın asli unsuru olduğu yönündeki görüşün doğru olmadığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira tarafların markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin Türkçe'de ... anlamına geldiği,
ayrıca mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere yaygın kullanımı olan "..." kelimesinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, dava konusu markadaki "..." ibaresi ile markalar arasında yeterli bir ayırt ediciliğin sağlandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/2165, K. 2025/2429, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama