KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/365
- Karar no
- 2025/716
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 31/05/2022
- Numarası
- 2020/203 E. - 2022/166 K.
- Davanın konusu
- Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
985 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/05/2022 Tarih ve 2020/203 Esas - 2022/166 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalının 2019/23203 başvuru numaralı "..." ibareli markanın 09 ve 35. sınıflarda tescili isteğine yönelik müvekkilinin itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, 1890 yılından beri pırlanta alanında faaliyette bulunan müvekkilinin yapmış olduğu başarılı reklam kampanyaları ile pazarda önemli bir tüketici portfoyü edindiğini, kalitesi,
güvenilirliği ve özgün tasarımları ile tanınmış hale gelen müvekkilinin markasından haksız kazanç sağlamak amacındaki davalının kötü niyetli olarak "..." ibareli markanın tescili isteğinde bulunduğunu ve"..." ibaresinden kaynaklanan ortaklık ve markaların kapsamında bulunan mal ve hizmet sınıflarının benzerliğinin iltibasa neden olacağını ileri sürerek YİDK'in 2020-M-4313 sayılı kararının iptaline ve markanın tescil edillmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, merkezi Çin devletinde bulunan ve 2011 yılında kurulan müvekkilinin, araç içi kameralar ve hareket kameraları alanında tanınmış ..., ... ve ... markalarının sahibi olduğunu, bu itibarla müvekkilinin davacıdan oldukça farklı ve spesifik bir alanda faaliyette bulunduğunu, "..." markasının başta Çin devleti olmak üzere AB ülkeleri dahil pek çok ülkede tescilli olduğunu, müvekkilinin Mandarin dilinde bilge anlamına gelen "..." kelimesi ile İngilizce'de tilki anlamına gelen "..." kelimesini birleştirerek kendine özgü ve ürünlerinin niteliğine uygun çağrışım yapan davalı markayı yarattığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının itiraza mesnet 2014/25411, 2014/111762, 2018/106401, 2018/106400 ve 2018/106399 sayılı markaları ile davalıya ait marka arasında 35. sınıftaki "Reklamcılık hizmetleri, iş yönetimi yardımı hizmetleri, üçüncü kişilerin malları ve hizmetlerinin lisanslanmasına ilişkin ticari yönetim hizmetleri, ithalat ve ihracat acente hizmetleri pazarlama hizmetleri, üçüncü kişiler için tedarik hizmetleri , müzayede hizmetleri, uzaktan pazarlama hizmetleri, bilgisayar veri tabanındaki verilerin güncellenmesi hizmetleri, satış promosyonu amaçlı arama motoru optimizisyanu hizmetleri" yönünden benzerlik bulunduğu,
davalıya ait markanın ilk hecesinin davacının markasındaki "..." ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin davalının markasında bağımsız karakterini koruyarak yeni bir markaya bölünememesi nedeniyle markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerliğin bulunduğu,
benzer mal ve hizmetler sınıfı yönünden ortalama tüketicinin daha önceden görüp yararlandığı markanın anısının tesirinde "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet marklarından farklı bir marka olduğunu anlayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılayabileceği, "..." markasının tanınmış marka olarak tescilli olduğu ancak bu tanınırlığın 9. ve 35. sınıflara ilişkin olmadığı ve eskiye dayalı kullanım ile kötü niyetin ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 2020-M- 4313 sayılı YİDK kararının 35. sınıfta bulunan " Reklamcılık hizmetleri,
iş yönetimi yardımı hizmetleri, üçüncü kişilerin malları ve hizmetlerinin lisanslanmasına ilişkin ticari yönetim hizmetleri, ithalat ve ihracat acente hizmetleri pazarlama hizmetleri, üçüncü kişiler için tedarik hizmetleri , müzayede hizmetleri, uzaktan pazarlama hizmetleri, bilgisayar veri tabanındaki verilerin güncellenmesi hizmetleri, satış promosyonu amaçlı arama motoru optimizisyanu hizmetleri" yönünden iptaline ve 2019/23203 sayılı "..." markasının aynı mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları "..." ibaresini içermekte ise de, davalının markasının bütün olarak "..." ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin kavramsal bütünlük arz ettiği, tüketicilerin markayı bölerek değil, bütün olarak algılayacağı, itiraza dayanak markaların bir kısmının ek ibareler içerdiği, bu nedenle markaların bıraktığı izlenimin farklı olduğu,
davacının markasının kuyumculuk alanında tanınmış olduğu ve davalının markasının kapsamında bulunan mal/ hizmetlerin farklı ticari kaynaklardan gelen farklı markalar olarak algılanacağı, bunun yanında markaların, yazım, harf stili, ihtiva ettikleri farklı renk, şekil ve kelime unsurları ve konumlandırılış biçimleri itibariyle benzer olmadıklarını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tamamen reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline ait markanın tanınmış marka niteliğinde olup yalnızca kuyumculuk sektöründe değil, her kesimden ve her yaşta bulunan insan grupları tarafaından bilinen bir marka olduğunu, bilirkişi kök ve ek raporunda markanın asli unsurunun "..." ibaresi olduğu ve müvekkiline ait "..." markasının tanınmış marka niteliğinde bulunduğu açıkça belirtilmekle, müvekkilinin markasının bütün sınıflarda korunması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere başvurunun, davacının markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresini içermesi nedeniyle taraf markaları arasında işaret benzerliği ve 35. sınıftaki reddedilen hizmetler yönünden de hizmet benzerliği gerçekleştiğinden SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,
buna karşılık davacının markalarının tanınmışlığı nedeniyle "haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği" hususlarının kanıtlanamadığı ve başvurunun kötü niyetle yapıldığına dair delil bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden ayrı ayrı reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/04/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/365, K. 2025/716, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama