KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Esas No
- 2023/47
- Karar No
- 2025/315
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 13/10/2022
- Numarası
- .....
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/10/2022 tarih ve 2021/286 Esas - 2022/324 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "... ..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin 2020/77012 sayılı ve "..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin "... ..." markasının ... sektöründe tanınmış olduğunu, somut olay bakımından SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da gerçekleştiğini ileri sürerek, YİDK’nın 24.08.2021 tarih ve ....sayılı kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerliğin bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan “...” ibaresinin "... ..." anlamına gelen “...” ibaresinin kısaltması olduğunu, müvekkilinin başvurusunun asli unsurunun "..." ibaresi olduğunu ve İngilizce'de “...” anlamına geldiğini, davacının markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin İngilizce'de “... döneminde çocuklara hediyeler dağıtan noel baba” anlamına geldiğini, her iki markanın da ... sektöründe hizmet verdiğini ve ilgili tüketicilerin markalar arasındaki ayrımı yapabilecek düzeyde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının ile dava konusu başvuru arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının eskiye dayalı kullanım ile ilgili iddialarını ispat edemediği, somut uyuşmazlık bakımından tanınmışlık ve tanınmışlık düzeyinden kaynaklı bir tescil engelinin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkilinin "... ..." ibareli markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzer olduğunu, bilirkişi raporunun çelişkili ve hatalı olduğunu, müvekkilinin markasının bir bütün olarak "... ..." ibaresinden oluştuğunu ve bu şekilde tanındığını, bu sebeple iltibas değerlendirmesinde markaların bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerektiğini, aynı taraflar arasında görülen başka bir uyuşmazlıkta "..." ile müvekkilinin markalarının benzer olduğunun kabul edildiğini, müvekkilinin markalarının ... sektöründe tanınmış olduğunu, bu mallar yönünden bir bütün olarak ayırt edicilik seviyesinin yüksek bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... ..." ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı,
zira markalarda ortak olarak yer alan "..." kelimesinin kısaltması olan "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu 5 ve 10 sınıf mallar yönünden tanımlayıcı olduğu, bu duruma göre dava konusu başvurunun asli unsurunun "...", davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunun ise "..." ibaresinden oluştuğu, anılan ibareler arasında ise, özellikle anlamsal farklılık ve bu farklılığın uyumazlık konusu malların tüketicileri yönünden rahatlıkla algılanabilecek olması gözetildiğinde, iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığı,
nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/212 -2024/3767 E/K sayılı ilamında da "..." ibaresinin 5. Ve 10. sınıf mallar yönünden tanımlayıcı olduğu kabul edilerek, "... ..." ibaresinin davacının markaları ile benzer bulunmadığı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından,
davacının markalarının tanınmış olmasının varılan sonucu değiştirmeyeceği, diğer taraftan ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararında kabul edildiği üzere iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olması karşısında davacı vekilinin bilirkişi raporunun çelişkili olduğuna ilişkin istinaf itirazı yerinde olmadığı gibi bilirkişi raporunun çelişkili de bulunmadığı,
ayrıca davacının itirazlarında bahsi geçen, ancak kesinleşmeyen mahkeme kararının işbu dava bakımından emsal teşkil etmeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/47, K. 2025/315, 14 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama