KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/528
- Karar No
- 2025/807
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/11/2022
- Numarası
- ....
- Davanın konusu
- YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/11/2022 tarih ve 2021/340 E. - 2022/302 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, bu markalar arasında ....sayılı markanın da bulunduğunu, bu markalar mesnet gösterilerek davalı şirketin 2020/60119 sayılı ve “... ...A.Ş.” ibareli marka başvurusuna müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazın diğer davalı ...
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun....sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayniyet derecesinde benzer olduğunu, dava konusu markanın esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu, ibarenin müvekkili şirket markaları ile arasında sadece "T" ve "Ş" harfleri yönünden farklılık bulunduğunu, dava konusu marka ile müvekkili şirket markası arasında iltibasın gerçekleşmesinin kaçınılmaz olduğunu, dava konusu markanın ortalama tüketici nezdinde müvekkili şirket markasının bir versiyonu olduğu kanaatinin oluşacağını,
dava konusu markayı gören tüketicilerin markayı müvekkili şirket markaları ile bağlantılı zannedeceklerini, taraflar arasında ekonomik, organik bir bağlantı bulunduğu izleniminin ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin aynı zamanda ticari unvanı olan "..." ibaresinin tanınmış marka olması sebebiyle SMK'nın 6/5. maddesi kapsamında korunması gerektiğini, marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, YİDK’nın 2021-M-8751 sayılı kararının iptaline, davalıya ait 2020/60119 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, markaların görsel olarak birbirinden farklı olduğunu, taraf markalarında ortak yer alan "..." ibaresinin ürün adı olması nedeniyle markalardaki diğer kısımlar olan "....." ibarelerinin farklılaştığını, ortalama tüketici nezdinde benzerlik, iltibas, karıştırılma ihtimali olmayacağını, müvekkili markasının yeni ve ayırt edicilik unsurlarını taşıdığını, davacının kötü niyet iddiasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiği, ancak taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; taraf markaları ortak olarak "..." kelimesini içermekle birlikte, dava konusu emtialar bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığı, taraf markaları kapsamında yer alan diğer kelime/şekil unsurlarının birbirinden çok farklı olduğu, dava konusu markada "..." ve "..." ibarelerinin farklı bir tertip ile bir araya getirildiği ve bütün olarak bakıldığında davacının dayanak markalarından uzaklaştığı, somut olayda SMK'nın 6/1. maddesi hükmü koşulunun mevcut olmadığı, SMK'nın 6/5. maddesi şartlarının bulunmadığı, kötü niyet iddiasının isabetli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının iltibasa yol açacak derecede benzer olduğunu, iltibas için tüketicilerin tanınmış marka ile 3. kişi arasında bağlantı kurmasının yeterli bulunduğunu, müvekkili markasının SMK'nın 6/5. maddesi kapsamında korunması gerektiğini, başvurunun müvekkili markasını sulandıracağını ve kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının "..." ibareli markalarıyla davalının "..." ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel,
sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markaları kapsamında ortak olarak yer alan "..." kelimesi tanımlayıcı olup, markalarda bu kelimeden sonra yer alan "AŞ" ve "..." ibarelerinin markaları yeterince farklılaştırdığı, dava konusu markanın bir bütün olarak algılandığı, markada davacının mesnet markalarını çağrıştıran bir unsurun da yer almadığı,
öte yandan taraf markaları benzer olmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisi bulunmadığı gibi başvurunun kötü niyetle yapıldığının da kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/05/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/528, K. 2025/807, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama