KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/530 - 2025/542
- Esas no
- 2023/530
- Karar no
- 2025/542
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15.02.2023
- Numarası
- 2022/185 Esas 2023/115 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Yazılma tarihi
- 23.05.2025
Karar Metni
1.246 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 11.10.2020 tarihinde davalı ... idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacıya ait park halindeki ... plakalı aracın hasar gördüğünü, 6098 sayılı TKB’nın 61. maddesi uyarınca müteselsil sorumluluğun bulunduğunu, Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/129 D.İş sayılı dosyasında 34.609,40 TL hasar bedeli tespit edildiğini, raporun davalı sigorta şirketine tebliğ edildiğini, itiraz edilmediğini,
davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL’nin KDV’si ile birlikte davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 12.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, tespit masrafının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında tazminat talebini 27.000,00 TL olarak ıslah ederek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., kusur oranını kabul etmediğini, bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli istemine ilişkin olduğu, 08.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın % 75 oranında, sigortalı araç sürücüsü ...'nın % 25 oranında kusurlu olduğu, park halinde olan aracın sahibi olan davacının kusurunun bulunmadığı,
26.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin 27.000,00 TL olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 27.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 13.01.2022 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 03.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... istinaf dilekçesinde, davacı tarafça haksız olarak kazanç elde edilmeye çalışıldığını, araç hasarının araç değerinden fazla çıkarıldığını, icra dairesine ödeme yapıldığını, kararın bozularak haksızlığın giderilmesini, ödediği tutarın ödemesi gereken tutardan düşülmesini talep ettiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dosyada sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu kabul edildiğini, tüm tutardan sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu, hükme esas alınan rapordaki araç hasarı bedelinin fahiş olduğunu, denetime everişli olmadığını, ilgili markanın orijinal parçalarında % 20 iskonto uygulanabileceği kabul görmüşken bu husus nazara alınmadan rapor düzenlendiğini, onarıma dair belge ibraz edilmediğinden KDV’li hasar bedeline hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, davalı ... idaresindeki araç ile davalı sigorta şirketine zorunla mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada park halinde olan davacının aracının hasar gördüğünü belirterek araç hasarı bedeli talebinde bulunmuş, mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davalı ... ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya içeriğinden 11.10.2020 tarihinde meydana gelen kazada hasar gören davacıya ait araç ile ilgili olarak Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/129 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitte toplan hasar bedelinin 34.609,40 TL olduğu, 17.09.2021 tarihli sigorta eksper raporunda hasar bedelinin 6.600,00 TL olarak belirlendiği, yargılama sırasında makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 08.07.2022 tarihli raporda davacıya ait 1994 motel ... marka aracın hasar bedelinin KDV dahil 24.000,00 TL olduğunun belirtildiği,
hükme esas alınan 26.01.2023 tarihli raporda tespit bilirkişisi raporunun dikkate alınması gerektiği ancak ikinci el değerine iştirak edilmediği belirtildikten sonra belirlenen 34.609,40 TL hasar bedelinin 55.000,00 TL olarak belirlenen olay tarihindeki rayiç değerinin yarısını geçtiği, aracın onarımının ekonomik olmadığı, sovtaj değerinin 29.000,00 TL olup gerçek zararın 26.000,00 TL olarak bulunduğu, ayrıca güncel fiyatlara göre değerlendirme yapıldığı, üç ayrı değerlendirme sonucunda bulunan değerlere göre gerçek zararın 27.000,00 TL olduğunun belirtildiği,
ne var ki raporda davacıya ait araçta hasar gören parçaların kaza ile uyumlu olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılmadığı, değişmesi gerektiği belirtilen parçaların kaza tarihi itibariyle değeri esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğinin nazara alınmadığı, ekspertiz raporu ve dosyada bulunan raporlar arasında belirlenen hasar miktarları arasındaki farklıların sebebinin açıklanmadığı, hasar bedeli yönünden yapılan incelemenin hüküm vermeye elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olup gerçek zararın usulüne uygun olarak tespit edilmesi gerekir.
Meydana gelen kaza nedeniyle, aracın hasar gördüğünden bahisle hasar miktarının ve bedelinin tespiti, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve kaza ile uyumlu hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile kaza tarihindeki değerlerinin aracın yaşına ve değişecek parçalara göre hurda, amortisman ve kıymet kazanma tenzili de değerlendirilerek hasarlı parçaların bedeli + işçilik bedeli + KDV değerlerinin gösterilmesi, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti;
tamiri ekonomik değilse (araç pert ise) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın hasar bedeli olarak tespiti ile bu durumda araçta değer kaybı olmayacağı; aksi halde aracın tamirinin ekonomik olması durumunda da araçta oluşan değer kaybı bedelinin ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda; fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, faturalar sigorta ekspertiz dosyası ve tüm belgeler incelenerek,
aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği, aracın daha önce geçirmiş olduğu kazalar nazara alınıp, aracın kaza tarihindeki kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine göre tespit edilmesi gerekmektedir.
Bu durumda davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli ile ilgili olarak yukarıda açıklanan ilkelere uygun şekilde araçta hasar gören parçaların kaza ile uyumlu olup olmadığı açıkça değerlendirilerek raporlar arasındaki farklılığın açıklığa kavuşturulması, kaza tarihi itibariyle hasar bedelinin belirlenmesi için uzman bilirkişiden gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor alınması, davacıya ait araçta dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen hasar tutarının saptanması, daha sonra davalı ... tarafından davacıya yapıldığı belirtilen ödemenin dava konusu tazminat talebine ilişkin olup olmadığı da belirlenerek varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken noksan tahkikat ile yetinilerek karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davalı ... ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/530, K. 2025/542, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama