KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Esas-Karar No
- 2023/547 - 2025/722
- Esas no
- 2023/547
- Karar no
- 2025/722
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 23/11/2022
- Numarası
- 2022/61 E. - 2022/309 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.380 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/11/2022 Tarih ve 2022/61 Esas - 2022/309 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... Gıda Maddeleri Enerji İmalat İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi A.Ş. tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalının 2019/123004 numaralı başvuru ile 30, 31, 32 ve 35. sınıflarda "... ..." ibareli markasının tescili talebine yönelik müvekkilinin itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek 29 ve 43. sınıflardaki mal ve hizmetlerin markadan çıkarıldığını, başvurucunun bu karara yönelik yeniden inceleme talebi üzerine YİDK tarafından nihai olarak çıkarılan mal ve hizmetlerin iadesine karar verildiğini, müvekkilinin babasının 1957 yılından vefat ettiği 1977 yılına kadar "... ..." ismi ile tost, ayran, meyve/ sebze suları gibi yiyecek ve içeceklerin imalatı ve satışı alanında faaliyette bulunduğunu,
ölümü sonrasında bu faaliyetin kısa bir süre müvekkilinin annesi tarafından sürüdürüldükten sonra müvekkiline devredildiğini, müvekkilinin "..." markasına tanınırlık kazandırarak 1992 yılında tescil ettirdiğini, "..." markasının halen 92/141399, 2000/15467 ve 2001/15163 sayısı ile 29, 30, 32 ve 43. sınıflarda tescilli olduğunu, davalı marka ile müvekkili markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal anlamda benzerlik bulunduğunu, davalının markasında bulunan "..." ibaresinin ayırt edici olmadığını,
markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin aynı/ benzer olup bu koşullar altında markaların karıştırılması ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu ve "..." ibaresinin marka kapsamında bulunan ürünlere doğrudan çağrışım yapmadığından ayırt ediciliği zayıf bir unsur olarak kabulünün doğru olmadığını ileri sürerek 2021-M-11067 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescil edilen mal ve hizmetler yönünden markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkil Şirket’e ait tescili sağlanan markanın kırmızı renkli, daire ve dikdörtgen şekilli bir etiket ve bunun üzerinde uğurböceği figürü ile bu etiket üzerinde beyaz renkte ve el yazısı karakterleriyle yazılmış baş harfleri büyük iki kelimelik "... ..." ibaresinden, davacının itiraza mesnet markalarının ise standart yazı karakterinde hiçbir şekil ve renk içermeyen tüm harfleri büyük "..." kelimesinden oluştuğunu, markaların ilk bakışta dahi farklı olduğunun anlaşıldığını, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bırakacağı etki ve algının tamamen farklı olduğunu,
müvekkilinin "... ..." markasında ... ve ... kelimelerinin ayrı ayrı değil, bir bütün olarak "..." markasından tamamen farklı bir algı yarattığını, markalarda ortak olan "..." ibaresinin müvekkiline ait markada "..." ibaresinden sonra yer alması nedeniyle vurguyu ve buna bağlı olarak dikkati üzerinde bulundurmadığını, "..." markası zayıf bir marka olarak kabul edildiğinden,
zayıf bir markayı seçen davacının benzer markanın başkalarınca da kullanılmasına katlanmak zorunda olduğunu, davacının faaliyet alanının tost ve birkaç içecek ile sınırlı “yiyecek ve içecek sağlanması” hizmetlerinden ibaret olup marka kapsamında bulunan mal ya da hizmetlerin büyük çoğunluğuna ilişkin bir faaliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "..." ve "... ..." ibareli markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, dava konusu marka başvurusunda bulunan "..." kelimesinin "..." kelimesini niteleyen sıfat konumunda olduğu, bu nedenle söz konusu kelimenin dava konusu markayı davacı markalarından uzaklaştırmaya yetmediği, "..." kelimesinin davaya konu emtialar bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilse bile, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02/10/2013 tarih 2013/11-52 Esas 2013/1416 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere;
bir marka tescili hükümsüz kılınmadıkça sahibinin tescilden kaynaklanan haklarının elinden alınmasının mümkün olmadığı, dava konusu markanın genel görünüm itibariyle davacı markalarından yeter derecede farklılaştığının söylenemeyeceği, daha önce davacıya ait 92/011729 ve 2000/15467 sayılı markaları kullanımı ispatlanan mal ve hizmetler üzerinde gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı, markaları bir arada görüp karşılaştırma imkânından yoksun, markaların detaylarını analiz etmeyen, ayırt edici unsurların gözü ve kulağında kalan izi ile hareket eden ortalama tüketici kesiminin,
daha sonra davaya konu marka başvurusunu davaya konu emtialar üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, söz konusu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait markalar ile ilişkilendirebileceği, bu marka ile davacı markalarının aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunabileceği, bir kısım tüketicilerin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği,
dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile, 2021-M-11067 sayılı YİDK kararının davacının aleyhine olan kısmının iptaline, dava konusu 2019/123004 sayılı markanın "30.SINIF: Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül.
32.SINIF: Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. 43.SINIF: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri." mal ve hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu başvuru markasında asli ve marka algılaması yaratan unsurun "... ..." ibaresi bütünü olup karakteristik şekil unsuru ile itiraza mesnet markalardan tamamen farklı bir algı oluşturduğunu, “...” ibaresinin yaygın ve farklı unsurlar eklenmek suretiyle kullanılabilen bir ibare olduğunu, davacının tekeline bırakılamayacağını, tanıtma işareti olarak “zayıf” bir marka seçen davacının bunun sonuçlarına katlanmak, o tanıtma işaretinin, ayrım gücü bakımından cüz'i sayılabilecek bazı tedbirler ve ilaveler ile hafifçe değiştirilmiş şeklinin başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline ait tescili sağlanan markanın kırmızı renkli, daire ve dikdörtgen şekilli bir etiket ve bunun üzerinde uğurböceği figürü ile bu etiket üzerinde beyaz renkte ve el yazısı karakterleriyle yazılmış baş harfleri büyük iki kelimelik "... ..." ibaresinden ve davacının itiraza mesnet markalarının ise standart yazı karakterinde hiçbir şekil ve renk içermeyen tüm harfleri büyük "..." kelimesinden oluştuğunu, markaların ilk bakışta dahi farklı olduğunun anlaşıldığını, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bırakacağı etki ve algının tamamen farklı olduğunu,
müvekkilinin "... ... " markasında ... ve ... kelimeleri ayrı ayrı değil bir bütün olarak "..." markasından tamamen farklı bir algı yarattığını, markalarda ortak olan "..." ibaresinin müvekkiline ait markada "..." ibaresinden sonra yer alması nedeniyle vurguyu ve buna bağlı olarak dikkati üzerinde bulundurmadığını, zayıf bir marka olarak "..." markasını seçen davacının benzer markanın başkalarınca da kullanılmasına katlanmak zorunda olduğunu,
ve davacının faaliyet alanının tost ve birkaç içecek ile sınırlı “yiyecek ve içecek sağlanması” hizmetlerinden ibaret olup marka kapsamında bulunan mal ya da hizmetlerin büyük çoğunluğuna ilişkin bir faaliyetinin bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; taraf markaları arasında ortak olan "..." ibaresi nedeniyle görsel benzerliğin yanı sıra bu ibarenin okunuşundan kaynaklı işitsel ve aynı anlama gelmesi nedeniyle kavramsal bir benzerliğin mevcut olduğu, markalar arasındaki bu benzerliğin kısmi farklılıklara baskın geldiği,
taraf markaları kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin tamamı bakımından emtia benzerliği şartı da gerçekleştiğinden markaların aynı ticari kaynağa referans veren bütünsel benzerlikleri itibariyle çekişme konusu mal ve hizmetler yönünden ortalama tüketicilerce ilişkilendirilerek iltibasa yol açacağı ve davacı tarafından sunulan faturalar, çeşitli reklamlara ait dokümanlar ile gazetelerde yer alan çok sayıda haber ve yazı örneklerinden itiraza mesnet markanın kullanımının ispatlandığı anlaşılmakla, davalılar ..., ...
Gıda Maddeleri Enerji İmalat İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi A.Ş. istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/04/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/547, K. 2025/722, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama