KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Esas-Karar No
- 2023/550 - 2025/723
- Esas no
- 2023/550
- Karar no
- 2025/723
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/02/2023
- Numarası
- 2022/250 E. - 2023/42 K.
- Davanın konusu
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar Metni
966 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/02/2023 tarih ve 2022/250 E. - 2023/42 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, 2019/04882, 2018/59250, 2018/92162, 2019/04662, 2019/04664 sayılı "...", "...+" ibareli tanınmış markalarının sahibi olan müvekkilinin, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2020/125738 başvuru sayılı "..." ibareli markanın tescili isteğine yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin "..." ibaresini ilk kez 1990 yılında tescil ettirdikten sonra yaptığı büyük yatırımlar ile markaya 6769 sayılı SMK’NIN 6/4 ve 6/5 maddeleri uyarınca tanınmış marka niteliği kazandırdığını, davaya konu markanın müvekkiline ait tanınmış bu markalarla aynı olduğunu,
kapsamlarında bulunan mal ve hizmetler bakımından da markalar arasında aynıyet derecesinde sınıfsal benzerliğin bulunduğunu, markaların benzer tüketici kitlesini hedef aldığını, tüketicilerin büyük çoğunluğunu çocukların oluşturduğunu, davaya konu markanın asli unsurunu “...” ibaresinin teşkil ettiğini ve markalar arasındaki benzerliğin iltibas derecesinde olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nin 2022-M-5121 sayılı kararın iptali ile taraf markalarının kapsamında bulunan mal ve hizmetler yönünden dava konusu 2020/125738 başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, davacının itiraza mesnet markaları ile müvekkilinin markası arasında dikkatli bir incelemeyi dahi gerektirmeksizin görsel, işitsel ve anlamsal olarak herhangi bir benzerlik ve işaretlerin tüketici nezdinde toplu olarak bıraktığı izlenim açısından herhangi bir iltibas tehlikesi bulunmadığının açık olduğunu, "..." ibaresinin genel bir tabir olarak ayırt ediciliği zayıf bir ibare olup kimsenin tekeline bırakılamayacağını, müvekkiline ait markanın sadece sözcüğe indirgenip bu çerçevede bir benzerlik değerlendirmesi yapılmasının hukuken mümkün olmadığını,
markaların bütünü itibariyle bıraktıkları etkinin tamamen farklı olduğunu ve markalarının ortak olarak içerdikleri 05, 29, 30 ve 32. emtia sınıflarında içerisinde “...” ibaresi geçen birçok farklı markanın farklı kişi ya da kuruluşlar adına tescilli bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davalı markasında “...” ve “8” ibaresinin yer alması nedeniyle bu ibarenin davacı markalarından görsel olarak farklılaştığının söylenebileceği, markalarda ortak unsur olarak yer alan "..." ibaresinden kaynaklanan benzeşen sesçil özellikler nedeniyle markalar arasında düşük düzeyli işitsel bir benzerlik bulunuyor sa da, bu benzerliğin bütünsel yaklaşımda, taraf markalar arasında karıştırılma ihtimaline neden olabilecek düzeyde bulunmadığı, zira, markalarda yazılış yönünden farklılıkların yanı sıra;
markalardaki diğer unsurlardan ve bu unsurların bir araya geliş biçimlerinden kaynaklanan farklılıklar karşısında markaların genel görünüş bakımından da benzer çağrışımlar yaratmadığı, zayıf bir marka seçen ya da markası zaman içinde zayıflayan kişilerin bunun sonuçlarına da katlanmak, markanın benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğu,
markaların birbirlerinin farklı versiyonları, alternatifleri veya bir serinin devamı olarak nitelendirilmesi mümkün olmayan işaretler oldukları, “...” ibaresi ile karşı karşıya kalan tüketicinin bu ibareyi davacının markası olarak yorumlama yoluna gitmeyeceği, dava konusu markanın görsel mizanpajındaki farklılıkların son derece baskın olduğu bu itibarla markalar arasında ilişkilendirme ve karıştırma olasılığının bulunmadığı,
davalının davacı markalarının tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlayabileceği ve markanın itibarına zarar verebileceği yönündeki iddiası hususunda yeterli delil bulunmadığı gibi markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin markasındaki "..." ibaresini esaslı unsur olarak içeren davalı markadaki "..." ibaresi ve "8"rakamının markaya herhangi bir ayırt edicilik ve özgünlük katmadığını, markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca ayniyet düzeyinde benzerlik bulunduğunu, tüketicilerin doğrudan "..." ibaresi üzerinde yoğunlaşarak davalı markayı müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılayacaklarını, markaların tescilli olduğu sınıflar arasındaki benzerlik ve aynı tüketici kesimini hitap ettikleri hususlarının mahkemece dikkate alınmadığını,
bisküvi ve kraker alanında müvekkilinin yoğun tanıtım ve reklamları sonucu ayırt edicilik kazanan "..." ibaresinin zayıf marka olarak kabul edilemeyeceğini, bu yönde kesinleşmiş mahkeme kararlarının bulunduğunu ve müvekkiline ait markalar tanınmış olduğundan başvurunun SMK'nın 6/5 maddesi gereğince reddi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar taraf markalarında "..." ibaresi ortak olarak yer almakta ise de, dava konusu başvuruda ... ibaresinin tek unsur olarak yer almadığı,
markada yer alan ve "..." ibaresi ile bütünlük oluşturan "..." ve "8" ibaresinin yer almasının davaya konu markayı, görsel ve işitsel olarak davacının itiraza mesnet markalarından uzaklaştırarak ayrıştırdığı ve "..." ibareli markanın mizanpajındaki farklılıkların baskınlığı sonucu taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/04/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/550, K. 2025/723, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama