KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Davacı Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Esas-Karar No
- 2023/57 - 2025/290
- Esas no
- 2023/57
- Karar no
- 2025/290
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/09/2022
- Numarası
- 2021/298 E. - 2022/258 K.
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka
Karar Metni
1.038 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/09/2022 tarih ve 2021/298 E. - 2022/258 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalıya ait 2019/134892 sayılı “...” ibareli marka tescil başvurusuna karşı müvekkili tarafından 2018/12967, 2015/86283, 2013/75301, 2013/39867, 2013/12828, 2011/95998 numaralı markalarına dayanılarak gerçekleştirilen itirazın nihai olarak dava konusu TÜRKPATENT YİDK kararı ile reddedildiğini oysa itiraza konu markada yer alan "..." ibaresinin, markanın tescil edilmek istendiği hizmetler bakımından ayırt ediciliği zayıflamış bir ibare olduğunu ve müvekkilinin tanınmış olduğu spor sektörünü işaret ederek tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimalini de arttırdığını,
markanın müvekkili markalarının taklit edilmesi suretiyle oluşturulduğunu, ... ibaresini müvekkilinin "..." markasını içerisinde barındırdığını, davalının “...” logosunu gören herkesin aklına ilk olarak müvekkilinin markalarının geleceğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, dava konusu marka başvurusunun tesciliyle, müvekkiline ait "..." ibareli markaların garanti ve reklam gücünden yararlanılarak haksız bir ticari değer kazanılacağını ve bu şekilde müvekkili şirkete ait markanın itibarına zarar verileceğini, Kurumun ilgili tüketici kitlesine dair değerlendirme yapmadığını,
müvekkiline ait marka ve seri markaların orijininin "..." ibaresinin baş harflerinden oluştuğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 08/09/2021 tarih ve 2021/M-6756 sayılı kararının iptaline, 2019/134892 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, taraf markalarının görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde benzer olmadığını, sunulan bilgi ve belgelerin itiraz eden davacı şirkete ait markaların Türkiye'de tanınmışlık düzeyine ulaştığı sonucuna ulaşmak için yeterli bulunmadığını, başvuru ve dava dilekçesinde kötü niyet iddiasını destekler nitelikte yeterli delil sunulamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, taraf markalarının anlamsal olarak birbirinden farklı olduğunu, "..." ibaresinin uzun, büyük anlamına geldiğini, "..." ve "..." ibarelerinin muadil olmadığını, davacının 1997 yılından beri dünya çapında tanınan "..." markasından esinlenerek M harfi ile C harfi arasına A harfi ekleyerek kendi markasını oluşturduğunu, markalardaki “...” kelimesinin günümüzde toplum nezdinde sıkça kullanıldığını, davacıya özgülenemeyeceğini, markalar arasında biçim renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek bir benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının başvurusunda yer alan 41.sınıf hizmetler ile davacının redde mesnet 2011/95998, 2013/12828, 2013/39867, 2013/75301, 2014/11208, 2015/86283 ve 2018/12967 tescil numaralı "...", "...?" ibareli markaların kapsamında kalan 41.sınıf hizmetlerin aynı, aynı tür olduğu, redde mesnet 2011/105355 tescil numaralı ve “... ..." ibareli marka ile 2011/105356 tescil numaralı "... ...” ibareli markaların 35. Sınıfta tescilli olduğu; dolayısıyla SMK6/1 maddesi hükmünde belirtilen mal ve hizmet benzerliği koşulunun sağlanmadığı,
davalıya ait 2019/134892 numaralı “..." ibareli marka ile davacı markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacı markalarının tanınmışlığına ilişkin iddiaların ispatına elverişli delil ibraz edilmediği, YİDK kararının yerinde olmadığı ve iptali şartlarının oluştuğu, davaya konu markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2021/M-6756 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda orta düzeydeki kullanıcıların esas alındığını oysa başvuru konusu 41.sınıfta özel hizmetler verildiğini ve kullanıcıların bu hizmetlerden faydalanırken seçici ve dikkatli davrandıklarını, anılan hizmetlerin satın alma suresinin de kısa olmadığını, markaların görsel, işitsel, anlamsal ve kavramsal olarak birbirilerine benzemediğini ve orta düzey kullanıcılarda dahi karışıklığa sebebiyet vermeyeceğini, karşılaştırılan markalar arasında "..." ibaresi dışında ortak unsur bulunmadığını, bu ibarenin de ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu,
davacının tekeline bırakılamayacağını, zayıf marka seçen davacının aynı ibareli başvurulara katlanma zorunluluğunun bulunduğunu, markaların sadece içlerindeki "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle benzer kabul edilmesinin doğru olmadığını, bütünsel olarak yarattıkları umumi intibanın değerlendirmeye alınmasının gerektiğini, davacı markalarının tanınmış olmadığını, müvekkilinin iyiniyetle marka başvurusunda bulunduğunu, yalnızca marka tescil başvurusu yapılmasının haksız rekabete sebebiyet vermeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle görsel, işitsel ya da anlamsal düzeyde benzer olmadıklarını, markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme olasılığının ortaya çıkmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." asli unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markalarda "..." kelimesine ortak olarak yer verildiği,
başvuruda kullanılan sair kelime unsurlarının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, geneline hakim olan tertip tarzının da bir bütün olarak davalı markasını davacının itirazına mesnet markalarına yakınlaştırdığı, dava konusu markanın kapsamındaki hizmetlerin de davacıya ait markaların kapsamında aynen yer aldığı,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan bilirkişi raporuna ilişkin itirazların yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/57, K. 2025/290, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama