KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2025
- Esas-Karar No
- 2023/613 - 2025/871
- Esas no
- 2023/613
- Karar no
- 2025/871
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/12/2022
- Numarası
- 2022/82 E. - 2022/380 K.
- Davanın konusu
- Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.069 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/12/2022 tarih ve 2022/82 E. - 2022/380 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... ve diğer davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şahsın 2019/99223 sayılı ve "..." ibareli markanın 18 ve 24. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için yaptığı başvuruya itiraz ettiklerini, itirazın diğer davalı ...
2021-M-12007 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkili markalarına iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, emtia benzerliğinin de gerçekleştiğini, davalı markasının müvekkili markalarından biri gibi algılanacağını, benzer marka başvurularının mahkeme kararlarıyla hükümsüz kılındığını, çekişmeli sınıfların tüketicilerinin satın alma aşamasında ayrıntılı değerlendirme yapmadığını, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek,
2021-M-12007 sayılı YİDK kararının 18 ve 24. sınıflar bakımından kısmen iptaline ve dava konusu markanın 18 ve 24. sınıflar bakımından kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şahıs vekili, "..." ibaresinin yüksek derece ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu tür ibareler üzerinde bir kişiye tekel hakkı tanınamayacağını, müvekkili markasının görsel olarak farklılaştığını, taraf markalarının karıştırılması ihtimalinin bulunmadığını, bir markanın tanınmış olmasının o markanın farklı mal ve hizmetler yönünden otomatik tescil engeli oluşturacağı sonucunu doğurmadığı, haksız rekabet ve kötü niyet iddialarını da kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, çekişme konusu olan malların tamamı bakımından emtia benzerliği şartının gerçekleştiği; taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan "..." ibaresinin İspanyolca’da "ev" anlamına geldiği, söz konusu ibarenin çekişme konusu olan "18.sınıf: 18/01 İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler.
18/02 Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. 18/03 Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. 18/04 Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları. 24.sınıf: 24/04 Bebekler için kundak örtüleri.
24/05 Kampçılar için uyku tulumları." emtiası bakımından telmih edici bir yanı bulunmadığından ayırt ediciliği yüksek bir marka işareti olduğu; aynı yazım stili ve ortak "..." ibaresinin görsel algısı sebebiyle taraf markalarının görsel açıdan benzer oldukları, markaların işitsel ve kavramsal olarak da benzer oldukları, kısmi nüansların yeterli farklılaşmayı sağlamadığı; markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunduğu; davacının "..." markasının hem başvuru hem de dava tarihi itibariyle mobilya sektöründe tanımış marka olduğu;
davalı markasının kapsadığı 18 ve 24. sınıflardaki deri ve tekstil ürünlerinin, davacının markasının tanınmış olduğu "mobilya" sektörü ile dolaylı da olsa ilişkili mallar oldukları, dolayısıyla davalının "..." markasını çekişme konusu olan mallarda tescil ettirmesi durumunda, davacının tanınmış markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi veya markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğmasının kuvvetle muhtemel olduğu,
SMK’nın 6/5. maddesi anlamında tescil engeli ve hükümsüzlük nedeni yarattığı, davalı şahsın kötü niyetinin ispatlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... YİDK'nın 2021-M-12007 sayılı kararının davaya konu 18. ve 24. sınıf hizmetler yönünden kısmen iptaline, davaya konu 2019/99223 sayılı markanın 18. ve 24. sınıf hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, dava konusu markanın bir bütün olarak algılanacağını, SMK'nın 6/5. maddesi şartlarının da gerçekleşmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi heyetindeki ...'nun "marka ve patent vekili" titri olmamasına rağmen bu titri kullanarak rapor tanzim ettiğini, taraf markalarının benzer de olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her iki taraf markasının esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, bu durum dava konusu başvuru ile davacının itiraza mesnet markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyli bir benzerliğe sebebiyet vermekte olup, dava konusu markada ayırt ediciliği sağlayacak bir unsura ise yer verilmediği,
çekişmeli mallar yönünden emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, bu hale göre taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.10.2022 tarih ve 2021/2864 E.-2022/6882 sayılı kararında "..." ibaresinin, 06.09.2022 tarih ve 2022/4306 E.-2022/5521 K. sayılı ilamıyla "..." ibaresinin, 16.02.2021 tarih ve 2020/1819 E.-2021/1274 K. sayılı ilamıyla "... ..." ibaresinin, 03.02.2020 tarih ve 2019/2970 E.-2020/794 K. sayılı kararında "... ..." ibaresinin davacı şirketin markalarıyla benzer bulunduğu,
dava konusu başvuru yönünden SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğu, öte yandan, ilk derece mahkemesi bilirkişi seçiminde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği anlaşılmakla, davalı ... ve diğer davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 11/05/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/613, K. 2025/871, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama