KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Esas-Karar No
- 2023/702 - 2025/949
- Esas no
- 2023/702
- Karar no
- 2025/949
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/11/2022
- Numarası
- 2022/49 E. - 2022/318 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
997 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/11/2022 tarih ve 2022/49 E. - 2022/318 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı gerçek kişinin 2019/117911 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince adına tescilli "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında benzerlik olduğunu ve bu benzerliğin, halk arasında karıştırılma dahil iltibas tehlikesine yol açacağını, ortalama tüketici nezdinde "..." ve "..." ibareleri arasında bir ilişkinin var olduğu düşüncesinin doğma ihtimalinin yüksek olduğunu, bu sebeple YİDK kararının iptali gerektiğini, davaya konu marka başvurusunun,
müvekkili şirkete ait markalar ile aynı sınıfları içerdiğini, SMK kapsamındaki benzerlik şartlarının oluştuğunu ve markaların hitap ettiği tüketici kesimi tarafından markaların karıştırılacağını, müvekkilinin "..." ibaresini ticaret unvanında da kullandığını, davalı yana ait markanın "..." ibaresi ile başlayıp "..." ibaresi ile bittiğini, bu ibarelerin arasında "..." hecesinin eklendiğini, bunlara ek olarak ayırt ediciliği sağlayacak herhangi bir unsur olmadığını, "..." markası telaffuz edildiğinde doğrudan müvekkili markalarını çağrıştırdığını, davalı markasının müvekkiline ait markalarla seri marka izlenimi yarattığını,
davalı markasının müvekkili şirketin ticaret unvanını ihlal ettiğini, bu çerçevede markaların kavramsal, sesçil ve görsel benzerliği dikkate alınmaksızın tesis edilen YİDK kararının iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerek, YİDK'... 2021-M-10700 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacı taraf itirazının iki aylık süreç içerisinde yapılmadığını, dava konusu markalar arasında SMK’nın 6. maddesi anlamında karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili markasının davacı markalarının ayırt edicilik düzeylerine ve itibarlarına zarar vermeyeceğini, müvekkilinin haksız yarar sağlama imkanının bulunmadığını, markalar arasında ilişkilendirme ve tanınmışlık sebebiyle karışıklık ihtimalinin ortaya çıkmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, markaların hitap ettiği tüketici kesiminin dikkatli ve bilinçli olduğu, "..." ve "..." markalarının farklı işletmelere ait, ilişkisiz markalar olduğunu anlayıp markalar arasında bağlantı kurmayacakları, zira markalarda bulunan "..." ve "..." ibarelerinin, davaya konu 02. ve 17. sınıflardaki mallar bakımından ticaret hayatında yaygın kullanılan tanımlayıcı ibare oldukları gibi bu ibareyi içerecek şekilde yaratılan markalarda da, ilgili tüketicilerin, tek başına ".../..." ön eklerini çekip alarak bir ilişkilendirme değerlendirmesi yapma eğiliminde olmayacakları,
markaların bir bütün olarak karşılaştırılmasında ise ilgili tüketici kesimi nezdinde yeterli ölçüde farklılaştıkları, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, davacı şirketin ticaret unvanının ayırt edici kısmının "..." ibaresi olduğu, marka işlem dosyasında bulunan kullanım belgeleri uyarınca, davacı ticaret unvanının eylemli kullanıldığı alan kimyasal hammadde sektörü olup, 01. sınıftaki "Sanayide kullanılan kimyasal ürünler: işlenmemiş sentetik maddeler, işlenmemiş plastik, işlenmemiş suni reçineler" mallarına ilişkin bulunduğu,
dava konusu marka başvurusunun ise 02. ve 17. sınıfları kapsadığı, dolayısıyla SMK m.6/6 hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali isteminin reddine, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkili markalarının benzer olduğunu ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin hem markalarında hem de ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin, yüksek bir ayırt ediciliğe sahip ve özgün olmasının, markaların benzerliği değerlendirmesinde dikkate alınmasının gerektiğini, davalıya ait marka başvurusunun "..." ibaresi ile başlayıp "..." ibaresi ile bittiğini, dava konusu başvurunun ise müvekkili markalarının esaslı unsuru olan "..." ibaresinin revize edilmiş hali olduğunu, "..." ibaresindeki bu değişikliğin, markanın ortasındaki heceden kaynaklandığını,
bu farklılığın tüketici tarafından fark edilemeyecek kadar küçük bir değişiklik olduğunu, ayrıca müvekkilinin seri marka kullanımı da dikkate alındığında, "..." unsuru üzerinde değişiklik yapıldığının düşünüleceğini ve davalı markasının, müvekkilinin seri markaları arasında kabul edileceğini, özellikle işitsel olarak davalı markasının ortasına eklenen "..." ibaresinin yeterli farklılığı yaratmayacağını, davalıya ait başvurunun, müvekkilinin ticaret unvanı ile de iltibas teşkil ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "...+..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,
işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira dosyada mevcut bilirkişi raporunda açıklandığı üzere taraf markalarının başında yer alan "..." ve "..." ibarelerinin, kimya sektöründe pek çok terim ve kavramı ifade etmek için kullanılan bir ön ek olduğu ve bu nedenle anılan ibarelerin benzerliğinin, markaların karıştırılmasına yol açmayacağı, SMK'nın 6/6 maddesi koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/702, K. 2025/949, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama