KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2025
- Esas-Karar No
- 2023/722 - 2025/878
- Esas no
- 2023/722
- Karar no
- 2025/878
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 29/06/2022
- Numarası
- 2021/285 E. - 2022/179 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.649 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/06/2022 tarih ve 2021/285 E. - 2022/179 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı şirketin "..." ibareli marka başvurusunun ilanına müvekkili şirketin "..." ve "..." ibareli markaları ile benzer olması, karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötüniyet gerekçeleri ve haksız rekabete ilişkin hükümler uyarınca itiraz ettiklerini, itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile kısmen kabul edildiğini, kısmen reddedildiğini, "..." markasının müvekkili adına tescilli "... ..." ve "..." markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, "..." ibaresinin markada tamamlayıcı unsur olarak yer aldığını,
söz konusu ibarenin tüketici üzerinde müvekkili tarafından evcil hayvanlara yönelik hizmetler/mallar sunulduğunu düşündürteceğini, markalarda ... ibaresinin birebir aynı olduğunu ve markaların başlangıç kısmında yer aldığını, müvekkilinin ... markalarının tanınmış ve yoğun kullanım sonucu yüksek ayırt edicilik vasfını haiz olduğunu, dava konusu markanın tesciline izin verilmesinin müvekkilinin itibar kazandırdığı markalarının ayırt edici vasfının zedelenmesine neden olacağını, müvekkilinin markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olan ... ibaresinin tesadüfen seçilmiş olacağının düşünülemeyeceğini,
dava konusu marka başvurusunun TTK anlamında haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek 2021-M-4928 sayılı YİDK kararının müvekkilinin aleyhine olan kısmının iptaline, 2020/59874 sayılı marka başvurusunun tescile uygun olmadığının tespitine, 31. Sınıf ürünlerdeki tescilin reddi ile işlemden kaldırılması veya tescil işlemleri tamamlanmış ise hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, karşılaştırmanın bir bütün olarak yapılması gerektiğini, somut olayda başvuru markası ile itiraz gerekçelerinden 2019/120330, 2018 88057 sayılı markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadıklarını, ancak başvuru markası ile itiraz gerekçesi “...” ibaresini içeren diğer markaların bağlantı kurulması ihtimali dahil iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olduklarının düşünüldüğünü, “...” ibaresinin çekişme konusu markaların başlangıç kısmında ortak olarak yer aldığını,
ayrıca başvuruya konu mal/hizmetlerden 35. Sınıfa dahil olan hizmetlerle aynı/aynı tür hizmetlerin itiraz gerekçesi markaların kapsamında bulunduğunun belirlendiğini, ancak başvuruya konu 31. Sınıfa dahil malların davacıya ait (başvuruyla benzer görülen) markaların kapsamında bulunmaması ve markalar arasındaki benzerlik düzeyinin çok yüksek olmaması hususları birlikte göz önüne alındığında 31. Sınıfa dahil mallar yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, SMK m.6/5'te sayılan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin yeterli kanaat oluşturacak delillerin bulunmadığını,
kötüniyet gerekçeli itirazın da ispatına ilişkin herhangi bir kanıt sunulmadığını, YİDK kararının usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket yetkilisi, şirketin 11.03.2020 tarihinde kurulduğunu, 25.11.2019 tarihinde tescil edilen www.....com alan adının da yasal sahibi olduğunu, Facebook ve İnstagram’da “...” hesaplarının da şirketlerine ait olduğunu, davalı şirketin davacıya ait www.....com alan adıyla faaliyet gösteren online satış platformunda “...” satıcı adı ile uzun zamandır faaliyet gösterdiğini, ... kelime+şekil markası ile davacının ....com ve ... markalarının iltibas yaratacak bir benzerlik içinde olmadığını, davacının “...” kelimesini inhisarına almak istediğini ve bunun kabul edilemeyeceğini, fonetik, görsel ve anlamsal benzerliğin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusunun tesciline karar verilen 31. Sınıftaki malların tamamının, davacının itiraza/hükümsüzlüğe dayanak markalarındaki bilirkişi raporunda koyu renk ile gösterilen bazı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer olduğu, bu durumun dava konusu YİDK kararı ile karıştırılma ihtimali bakımından ayrık tutulan 2019 120330 ve 2018 88057 tescil numaralı davacı markalarının kapsamı bakımından da geçerli olduğu,
2019 120330 numaralı "... ..." ibareli davacı markasında 31. Sınıf tescilli olsa da işaret bakımından ön planda olan unsurun “...” ibaresi olması karşısında dava konusu marka ile arasında bir benzerlik bulunduğundan söz edilemeyeceği, 2018 88057 numaralı ve "Türkiye'nin ...'sı" ibareli davacı markasının da YİDK kararında ayrık tutulduğu, davacının yukarıda belirtilen markaları haricinde kalıp, dava konusu marka kapsamındaki 31. Sınıfta yer alan emtia ile benzerlik içeren sair dayanak markaları incelendiğinde, "....com h..." gibi ibarelerden oluştukları, davacı markalarının "..." ve "..." ibareli seri markalarının mevcut olduğu,
dava konusu marka incelendiğinde, "Şekil+..." ibaresinden oluşan karma bir marka olduğu, taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; davacının "..." ve "..." ibareli seri markaları ile dava konusu "Şekil+..." markası arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacının, marka işlem dosyasında tanınmışlık iddiası bakımından delil sunmadığı, dayanak yapılan markalardan T/02598 sayılı tanınmış markanın, 24.12.2014 tarihinde tanınmış marka başvurusuna konu olduğu,
gerek işlem dosyasında, gerek dava dosyasında söz konusu markanın tanınmışlığına ilişkin sınırı belirten herhangi bir karar metnine rastlanmadığı, dolayısıyla tanınmışlığının hangi sınıfa ilişkin olduğu anlaşılamadığı gibi 2014 yılında sunulan delillerin dava konusu marka başvuru tarihi itibariyle halen geçerliliğini koruyup korumadığına ilişkin herhangi bir veriye de rastlanmadığı, dava aşamasında sunulan delillerin davacı markalarına yapılan yatırımlarla ilgili olduğu, dava konusu YİDK kararında davacı markalarının tanınmışlığının e-ticaret ile sınırlandırıldığı,
davacı markalarının e-ticaret hizmeti bakımından tanınmışlık düzeyine eriştiği, bu durum karşısında dava konusu markanın tesciline karar verilen 31. sınıftaki malların, sadece üretim ile ilgili olmaması, üretilen malların aynı zamanda satışa da konu edilmesi dikkate alındığında, dava konusu marka ile davacının tanınmışlık düzeyine ulaşmış “...” markaları ile imaj transferinin söz konusu olabileceği, somut uyuşmazlık bakımından da davacının özel olarak oluşturduğu bir alt marka ile 31. sınıftaki malların satışına yönelik hizmetler ile karşı karşıya olunduğu algısının oluşabileceği,
dava konusu markanın tesciline karar verilen mallar bakımından da davacının kısmen redde mesnet alınan markaları arasında yer alan tanınmışlık düzeyindeki “...” markalarının tanınmışlık düzeyinden kaynaklı tescil engelinin bulunduğu, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile.
2021-M-4928 sayılı YİDK kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline,dava konusu 2020/59874 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafın, dava konusu 31. sınıf yönünden marka tescilinin bulunmadığını, mahkemenin "tanınmışlık" olgusunu gerekçe olarak kullanmaya çalıştığını, ne işlem dosyasında ne de dava dosyasında davacı markasının "tanınmış marka" olarak tesciline yönelik herhangi bir delil sunulmadığını, mahkemenin, davacı markasının "tanınmış" olduğu hususunun "taraflar arasında ihtilafsız olduğu" gerekçesine katılmanın hukuken mümkün olmadığını, davacı şirketin pazaryeri olan www.....com sitesinde ... satıcı adı ile faaliyet gösterildiğini, davacı şirketin bu duruma müsaade edip,
marka yönünden itiraz ileri sürmesinin ise, çelişkili davranış yasağına aykırı ve kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin 31. Sınıfa kayıtlı ¸markası ile davacının markalarının işitsel, görsel ve anlamsal olarak ayırtedilemez bir benzerliğinin olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuruya konu 31. sınıfa dahil malların davacıya ait (başvuruyla benzer görülen) markaların kapsamında bulunmaması ve markalar arasındaki benzerlik düzeyinin çok yüksek olmaması hususları birlikte göz önüne alındığında, 31. sınıfa dahil mallar yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, ayrıca, "..." ibareli başvurunun 31. sınıfa dahil mallar için tescili veya kullanımı halinde, 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesinde sayılan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin olarak,
itirazda, muterizin e-ticaret/online mağazacılık sektöründe tanınmışlığını ileri sürdüğü "..." markasına verilecek zararın ya da markasının ününden sağlanacak yararın nelerden oluşacağını ve nasıl ortaya çıkacağını gösterir ve olayların olağan akışı içinde belirtilen durumların gerçekten olası olduğu yönünde bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak deliller, argüman ve savlar sunulmadığını, başvurunun 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebep bulunmadığını, YİDK kararının usule ve yasaya uygun bulunduğunu ileri sürerek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının markalarının "....com ..." gibi ibarelerden oluştukları, davacı markalarının "..." ve "..." ibareli seri markalarının mevcut olduğu,
dava konusu markanın "Şekil+..." ibaresinden oluştuğu, davacının "..." ve "..." ibareli seri markaları ile dava konusu "Şekil+..." markası arasında davaya konu 31. Sınıfta yer alan emtianın hitap ettiği makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı, markaları bir arada görüp karşılaştırma imkanından yoksun, markaların detaylarını analiz etmeyen, gözünde ve kulağında kalan izi ile hareket eden ortalama tüketici kesimi nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal olarak SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğu,
zira, dava konusu markada yer alan "..." ibaresi ve patiden oluşan "Şekil" unsurunun davaya konu 31. Sınıfta yer alan emtia bakımından ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, ayrıca davacının seri marka oluşturduğu da dikkate alındığında, daha önce davacı markalarını gören, işiten, bu markalı 35. Sınıfta yer alan 31. Sınıf emtianın satışı hizmetlerinden yararlanan ortalama tüketici kesiminin daha sonra davaya konu "Şekil+..." markasını davaya konu 31. Sınıfta yer alan emtia üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, davaya konu emtiadan yararlanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde,
bu markayı davacıya ait "..." ve "..." esas unsurlu markalar ile ilişkilendireceği, davacının "... ..." ibareli markalarının e-ticaret hizmeti bakımından tanınmışlık düzeyine eriştiği, bu durum karşısında dava konusu marka ile davacının tanınmışlık düzeyine ulaşmış “...” markaları ile imaj transferinin söz konusu olabileceği, somut uyuşmazlık bakımından da davacının özel olarak oluşturduğu bir alt marka ile 31. sınıftaki malların satışına yönelik hizmetler ile karşı karşıya olunduğu algısının oluşabileceği,
dava konusu markanın tesciline karar verilen mallar bakımından da davacının kısmen redde mesnet alınan markaları arasında yer alan tanınmışlık düzeyindeki “...” markalarının tanınmışlık düzeyinden kaynaklı tescil engelinin bulunduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/05/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/722, K. 2025/878, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama