İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2023/725 K.2025/343

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan…

Esas2023/725Karar2025/343Tarih10 Nisan 2025Okuma10 dk · 1.986 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Nisan 2025
Esas No
2023/725 - Karar No:2025/343 (İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
Esas no
2023/725
Karar no
2025/343
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/01/2023
Numarası
2022/210 E-2023/37 K
Davanın konusu
Rücuen Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
22/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.986 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, davanın konusunun davalı tarafın çalıştırmış olduğu işçilerce müvekkili şirket ve karşı taraf aleyhine açılan Ağrı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin dosyası işe iade ve tazminat talepli dava nedeniyle müvekkil şirketçe ödenen tutarların, müvekkil şirket ile davalı arasında 07.04.2017 tarihinde "Ağrı Suçatağı 300 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı Yapım İşi" ne dair akdedilen sözleşme kapsamında davalı şirketten rücuen tahsili talebi olduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sonrasında işbu davanın açıldığını,

müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 07.04.2017 tarihinde "Ağrı Suçatağı 300 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı Yapım İşi" ne dair sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşmenin konusunu Ağrı Suçatağı 300 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı Yapım İşi kapsamında sözleşmede yazılı şartlar dahilinde işveren tarafından belirlenerek taşeron tarafından gerçekleştirilecek "Muhtelif İnşaat İşleri" teşkil ettiğini, ilgili sözleşmenin 10. Maddesinin "Sözleşme ifası süresince,

işbu sözleşmenin imzalanmasını müteakiben yürürlükteki mevzuatın tanımlandığı çerçevede yapılacak yer teslimi prosedürleri neticesinde İşverence SGK'da açılmış olan dosyanın altında taşeronca bir alt, iş yeri numarası alınacak SGK dosyası tanzim edilecektir. Taşeron tarafından çalıştırılacak her türlü personel bu iş yeri numarası altında işlem görecektir.

Taşeron çalıştırdığı personelin yürürlükteki mevzuata göre vergi, SGK primleri, işçilik ücretleri, tazminat ve masraflarını ve sözleşmenin ifası ile ilgili tüm vergi ve fonlarını ödemekle mükelleftir." hükmüne havi olduğunu, bu kapsamda davalı tarafça, işin yapımı için personel çalıştırıldığını, ilgili personelin bildirimlerinin yapıldığını, davalı tarafın çalıştırmış olduğu personeller tarafından müvekkili Şirket ve davalı ... firmasına karşı Ağrı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin dosyasında toplam 21 adet işe iade ve tazminat talepli dava açılmış olup söz konusu davaların istinaf incelemesi neticesinde kesinleşerek aleyhe sonuçlandığını,

ancak fiili olarak işe iade ile yükümlü işveren davalı firma tarafından dava dışı işçiler işe iade edilmediğini, tespit olunan işe iade davasına özgü tazminat ve ücretlerin de ödenmediğini, feshin geçersizliği ve işe İiade davasının alt ve asıl İşveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı İşçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden,

feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverende olduğunu, her bir dosya için 3.577,26-TL ilamdan ve başlatılan icra takibinden kaynaklı vekalet ücreti, harç ve yargılama giderleri, faiz ve sair tutarların ödendiğini, her bir dosya için 16.990,61- TL işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, faiz, İcra giderleri ve sair tutarların ödendiğini, tüm bunlarla birlikte müvekkil şirket yargılama aşamasında birtakım yargılama giderlerine de katlanmak zorunda kaldığını, işbu davada müvekkilinin 165,70 TL istinaf harcı, 150,00 TL yargılama gideri ödediğini, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden,

işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine dair yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.

Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunduğunu, TBK'nın 167. Maddesinde “Aksi karşılaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.

Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.

Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.” hükmüne yer verildiğini, bu kapsamda mevzuat hükümleri ve emsal yargıtay kararları uyarınca müvekkili Şirketin taleplerinde haklı olduğunun kabul edilmesini, yapılan ödemelerin tamamının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte rücuen tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 12.022,96-TL ödemenin ödeme tarihi olan 18.03.2020 tarihinden itibaren,

toplam 315,70-TL istinaf harcı ve gider avansının ödeme tarihi olan 16.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş yargılamanın devamı sırasında mahkememize vermiş olduğu ıslah dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ıslah dilekçelerinin davalı vekiline tebliğine müteakip, davalarının kabulüne, ıslah yoluyla artırılan miktarla birlikte toplam 20.567,87-TL ödemenin ödeme tarihi olan 18.03.2020 tarihinden itibaren,

toplam 315,70-TL istinaf harcı ve gider avansının ödeme tarihi olan 16.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (yasal faizden aşağı olmamak kaydıyla) davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; dava dışı işçilerin dava dilekçesinde de belirtildiği gibi müvekkil ve davacı şirkete karşı önce işe iade davası açmış ve yapılan yargılama sonucu aleyhe hüküm kurulması nedeni ile davacı şirket tarafından işçilere ödeme yapıldığını, her ne kadar davacı rücuen alacak isteminde bulunmuşsa da müvekkil şirket davacı şirketten alacaklı konumunda olup takas ve mahsup defi'inde bulunduklarını, TBK'nun 139. maddesinde, iki kişinin, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu olmaları halinde, her iki borç muaccel ise her birinin alacağını borcuyla takas edebileceği,

alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebileceği, zamanaşımına uğramış bir alacağın takasının ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebileceğinin bildirildiğini, TBK 102. maddesinde mahsubun “ Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır.

Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur.

Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.” şeklinde düzenlendiğini, müvekkili şirket ile davacı arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin alacağı bulunduğunu, bu durumun cari hesap kayıtlarında da mevcut olduğunu, bu sebeplerle takas defiinde bulunduklarını, iç ilişki kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenerek takas defi ile birlikte müvekkili Şirketin davacıya karşı borçlu olup olmadığının tespitini talep ettiklerini,

ayrıca dava dışı işçilerin açmış oldukları davalarla ilgili olarak arabuluculuk ücretlerinin taraflarınca yatırılmış olduğunu, bu tutarların rücuen alacak ilişkisi kapsamın da mahsup işleminin gerçekleştirilmesi gerektiğini, sonuç olarak iç ilişkide müvekkilin davacıdan alacaklı olması nedeni ile açılan dava hukuka aykırı olup özellikle takas defi'nin ve mahsup talebinin mahkemenizce değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece,"...Dava; asıl işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ... İnşaat A.Ş. tarafından dava dışı işçiye icra takibi aracılığıyla ödenen işe iadeden kaynaklı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve İcra marifetiyle ödenen faiz tutarları, vekalet ücreti, harç, masraf tutarlarının davalı Şirkete rücu edilip edilemeyeceğine ve rücu miktarına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir.

Dava dosyasına CD içinde dijital olarak sunulan Sözleşme metinlerinin ve eki Şartnamelerin incelenmesinden, dava dışı ... ile davacı ... İnşaat A.Ş. arasında ve davacı ... İnşaat A.Ş. ile davalı ... Yapı Ltd. Şti.

(Yüklenici) arasında akdedilen Ağrı Suçatağı 300 Yataklı Hastane İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İkmal İşine dayalı Hizmet Alımına ait Sözleşmesinin ve eklerinin yukarıda verilen mevzuat hükümlerine göre incelenmesi sonucunda; işbu davadaki taraflar arasındaki Sözleşmenin 10. Maddesinde “...."Sözleşme ifası süresince, işbu sözleşmenin imzalanmasını müteakiben yürürlükteki mevzuatın tanımlandığı çerçevede yapılacak yer teslimi prosedürleri neticesinde İşverence SGK'da açılmış olan dosyanın altında Taşeronca bir alt ,iş yeri numarası alınacak SGK dosyası tanzim edilecektir.

Taşeron tarafından çalıştırılacak her türlü personel bu iş yeri numarası altında işlem görecektir. Taşeron çalıştırdığı personelin yürürlükteki mevzuata göre vergi, SGK primleri, işçilik ücretleri, tazminat ve masraflarını ve sözleşmenin ifası ile ilgili tüm vergi ve fonlarını ödemekle mükelleftir....” şeklinde hükümler olduğu görülmüştür.

Eldeki davada taraflar arasındaki ilişki hukuki nitelikçe “hizmet temini (alım) sözleşmesi” olup; kendine has özellikleri olan bu sözleşme türü için zamanaşımı süresini düzenleyen ayrık bir hüküm de bulunmadığından, TBK'nın zamanaşımı konusundaki genel hükmü olan 146. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmalıdır. Somut olayda TBK'nın 146. maddesindeki zamanaşımı süresinin henüz dolmadığından davalı tarafın zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.

Mevcut ticari ilişkiden dolayı davacının davalılardan olan alacağının tayin ve tespiti bakımından 26/10/2022 tarihli bilirkişi raporları alınmıştır.

Alınan bilirkişi raporu diğer delillerle birlikte değerlendirilerek yapılan inceleme sonucunda; Davalı ... Yapı Madencilik Enerji Ticaret Limited Şirketinin takas -mahsup def'inin araştırılması için görevlendirilen bilirkişi 25/10/2022 tarihli tutanak ve bilirkişi raporunda belirttiği üzere davalı taraf ticari defter ve belgeleri sunmadıklarından dolayı takas mahsup defi değerlendirmesi yapılamamıştır.

Davacı ... İnşaat A.Ş. tarafından dava dışı işçi için işe iadeden kaynaklı işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, faizler, vekalet ücreti, yargılama giderleri, harç ve ferilerine dayalı olarak toplamda 20.567,87-TL ödeme yapmış olduğu, taraf şirketler arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmesi hükümleri uyarınca davacı ...

İnşaat A.Ş.'nin, dava dışı işçiye banka yoluyla icra dosyalarına ödediği işe iade tazminatları ve ferilerine ilişkin ödenen toplam 20.567,87 TL'nin yarı oranını (%50) teşkil eden 10.283,94 TL'yi davalı ... Yapı Ltd.

Şti.'den rücuen talep edilebileceğinin bilirkişi raporunda hesaplanmış, rapor içeriğine mahkememizce de itibar edilmiş ancak işe iadeden kaynaklı işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, faizler, vekalet ücreti, yargılama giderleri, harç ve ferilerinden davacı işveren ve davalı alt taşeronun yarı yarıya sorumlu oldukları yönündeki bilirkişi tespitine mahkememizce itibar edilmemiş, zira dava dışı işçinin sadece davalı yanında çalışması,

haksız fesih sebebiyle açılan işe iade davası ve sonrasında ortaya çıkan tazminat ve ferilerinden davalı şirketin neden olması ve ortaya çıkan zarardan da tek başına davalı şirketin sorumlu olması gerektiği değerlendirildiğinden, davacı yüklenicinin ödediği tazminat ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu kanaatine varılmakla davacı tarafından ödenen 20.567,87-TL'sı yönünden davanın kabulüne alacağın 12.338,66-TL'sına dava tarihi olan 17/03/2022 tarihinden itibaren bakiyesine ıslah tarihi olan 02/01/2023 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına (Emsal Y.

23.HD'nin 2019/2339 E, 2021/225 K, 2014/6531 E, 2015/4785 K sayılı ilamı)..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; rücuen tazminat davalarında uygulanacak zamanaşımı süresinin hatalı belirlendiğini, ödemelerin 16/09/2019 ve 18/03/2020 tarihlerinde yapılmış olup, kısmi davada ıslah miktarı için 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, istinaf harç ve giderleri için de zamanaşımı süresinin dolduğunu, tarafların ticari defterlerinin incelenmediğini, sözleşmede taşeronun tam sorumlu olduğu düzenlenmiş ise de, müşterek ve müteselsil sorumluluk varken tam sorumluluk verilmesinin hukuka uygun olmadığını, takas ve mahsup talebinin dikkate alınmadığını belirterek, mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle Dava eser sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 147/6.

Maddesi gereğince yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında eser sözleşmesinden doğan davaların 5 yıllık zamanaşımı süresine tâbi olduğu, TBK'nın 149. maddesindeki düzenlemeye göre zamanaşımının alacağın muaccel olduğu tarihte işlemeye başlayacağı, rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde bir talep hakkı olduğundan ve alacaklıya ödeme yapan kişi alacaklının hakkından bağımsız kendi şahsında doğan bir hak elde ettiğinden, rücu hakkı dava dışı alacaklıya tazminatın ödendiği tarihten itibaren başlayacağı,

bu durumda 16/09/2019 ve 18/03/2020 ödeme tarihlerine göre, dava ve ıslah tarihleri itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresi henüz dolmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalıdan alınması gereken 1.404,99 TL istinaf karar harcından peşin alınan 351,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.053,74 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.

3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.

Başkan Üye Üye Katip

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2023/725, K. 2025/343, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/725
Karar No
2025/343
Tarih
10 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/725 K.2025/253
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/726 K.2025/298
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/727 K.2025/270
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/728 K.2025/216
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/729 K.2025/263
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/729 K.2025/921

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.