KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Esas no
- 2023/746
- Karar no
- 2025/952
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 16/02/2023
- Numarası
- 2022/280 E. - 2023/57 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali
Karar Metni
850 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/02/2023 tarih ve 2022/280 E. - 2023/57 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacılar vekili, müvekkilleri tarafından 2020/149463 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun yapıldığını, davalı gerçek kişinin "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek,
başvuru kapsamından 44. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, müvekkillerinin bu karara yönelik itirazlarının ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilleri markası ile davalı markalarının herhangi bir ortak unsuru olmadığı gibi redde mesnet "..." markasının içerisinde yer alan "..." kelimesinin, tescilli olduğu sınıf bakımından tanımlayıcı olduğunu, buna karşın müvekkili markasında yer alan iki kelimenin de tanımlayıcı olmadığını ve ayrıt ediciliği güçlü ibareler bulunduğunu, "..." ve "..." ibarelerinin birbirinden oldukça farklı, tüketici nezdinde rahatça ayırt edilebilecek iki farklı marka olduğunun kolaylıkla anlaşıldığını,
müvekkili markasında yer alan "..." kelimesinin, müvekkili tarafından meydana getirilmiş, uzun süredir marka olarak kullanılmış ve ... nezdinde tescilli olduğunu, ayırt ediciliği oldukça yüksek bir kelimenin kullanıldığı markanın, itiraza gerekçe marka ile benzer bulunmasının marka hukukunun temel ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilleri başvurusunda ayırt edici bir logonun da yer aldığını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-5492 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davacıların 41. sınıf hizmetlerde "..." markasını kullabilecekleri gibi 41. ve 44. sınıflarda da "..." markasını kullanabileceklerini, buna rağmen ısrarla "..." markasıyla aynı sınıfta marka tescil ettirmeye çalışmalarında hukuki yararlarının olmadığını, taraf markalarının baskın unsurunun "..." ibaresi olduğunu ve kapsamlarındaki hizmetlerin de aynı bulunduğunu, markalar arasında işitsel ve görsel benzerlik olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden emtia benzerliğinin oluştuğu, ancak davacı ... davalı markaları arasında ilişkilendirme dâhil karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, Kurum kararının hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2022-M-5492 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, taraf markalarında ilk okunan ve baskın unsurun "..." ibaresi olduğunu, bu nedenle markalar arasında yüksek düzeyde benzerlik oluştuğunu, davacı markasında yer alan diğer unsurların, markayı redde mesnet markadan farklılaştırmadığını, markaların işitsel ve görsel olarak benzediğini, bu benzerliğin iltibasa yol açabilecek düzeyde olduğunu, ayrıca markaların aynı mal/hizmetleri kapsadığı da dikkate alındığında çifte benzerlik şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu başvurunun, müvekkili markası ile aynı hizmet sınıfında tescil ettirilmek istendiğini, markaların aynı sınıfta olmasının, markaları birbirine yakınlaştırdığını, her iki markanın da baskın unsurunun, "..." ibaresi olduğunu, bu haliyle markaların birbirlerine işitsel ve görsel olarak benzediğini, müvekkiline ait "..." markasının kavramsal değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, her ne kadar baskın unsuru "..." ibaresiyse de "..." ibaresinin, bileşke marka olduğunu, ayırt edicilik değerlendirmesinin, kelimeler üzerinden tek tek değil "..." markasının bütünü üzerinden yapılması gerektiğini,
markalar arasında benzerlik ve iltibas şartlarının oluştuğunu, davaya konu YİDK kararının hukuka uygun olduğunu, buna rağmen mahkeme tarafından eksik ve yetersiz inceleme sonucu hatalı değerlendirmeler yapıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı,
zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliği düşük olduğu gibi karşılaştırma konusu markaların bir bütün olarak değerlendirileceği, markaların hecelerine bölünerek karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu kapsamda bir bütün olarak dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı,
nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/6928 E., 2024/8207 K. sayılı ilamında da, tarafların "..." ve "..." asıl unsurlu markaları arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığının kabul edildiği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/746, K. 2025/952, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama