KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Esas-Karar No
- 2023/761 - 2025/939
- Esas no
- 2023/761
- Karar no
- 2025/939
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/02/2023
- Numarası
- 2022/338 E. - 2023/46 K.
- Davanın konusu
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
958 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/02/2023 tarih ve 2022/338 E. - 2023/46 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2021/027496 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna, davalı şirketin 2014/81164, 2016/93740, 2018/80084 sayılı ve "...", "...şekil", "......" ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı davalının yeniden inceleme taleplerinin bu kez TÜRKPATENT 2022-M-8127 sayılı YİDK kararı ile reddine karar verilerek sonuçta başvurunun reddedildiğini, ne var ki YİDK tarafından markaların bütünsel olarak incelenmediğini, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, karşılaştırılan markaların ortak tek unsurunun tali nitelikteki "..." ibaresi olduğunu,
bütünsel inceleme yapıldığında başvuru konusu "...+şekil" markasında asıl unsurun şekil ile "..." ibaresi olduğunu, "..." ibaresinin yaygın ve zayıf bir ibare olduğunu, kimsenin tekeline bırakılamayacağını ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2022-M-8127 sayılı kararının iptaline, müvekkili markasının tescilinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, başvuru konusu marka ve redde mesnet markalarda ön plana çıkan esas unsurun, birbirinin tıpatıp aynısı olan “...” ibaresi olduğunu, davacı vekili her ne kadar “...” ibaresinin yaygın ve zayıf bir ibare olup kimsenin tekeline bırakılamayacağını ileri sürmüş ise de, söz konusu ibarenin çekişme konusu hizmetleri doğrudan tanımlayıcı niteliğinin bulunmadığını, başvuruda yer alan “...” ibaresinin tanımlayıcı nitelikte olduğunu, davacı vekilinin iddiasının aksine “...” ibaresinin başvuru konusu markada ayırt ediciliği sağlayan kelime unsuru olduğunu, başvuru konusu marka içerisinde geçen “...” ibaresinin,
sunulan hizmetin ... platformda sunulan hâli olarak algılanabileceğini, davacı başvurusunun konusu olan işareti gören ve duyan tüketicilerin zihninde belirecek olan izin, hemen redde mesnet markanın bıraktığını hatırlattığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin yayıncılık sektöründe uzun süredir faaliyet gösteren, bilinen ve tanınan bir şirket olduğunu, "..." logolu markasının da, yıllardır süre gelen yayın hayatında toplumda yaygın olarak bilinen ve izlenen tanınmış bir marka olduğunu, müvekkili markaları ile davacının işbu dava ile tescilini istemiş olduğu markanın aynı sınıf ve hizmetlerde, iltibas derecesinde benzer olduğunu, taraf markalarının esas unsurunun “...” olduğunu, “...” ibaresinin tescil talep edilen emtialar bakımından markasal ayırt ediciliğinin bulunmadığını,
başvuruda yer alan şeklin de müvekkillerine ait dayanak markalarda kullanılan yuvarlak şekli anımsattığını, müvekkilinin markasının Türkiye'de tanınan ve bilinen bir marka olması sebebi ile davacının işbu davasının kabul edilmesi halinde, SMK 6/5 maddesinde belirtilen şartların da gerçekleşeceğini, davacının işbu dava ile basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarında yer alan ibarelerin benzer ve birbirine yakın olduğu, davalı yanın seri marka şeklinde “...” ibareli markalara sahip bulunduğu, davalı markalarında yer alan diğer unsurların genel olarak belli bir ayırt edicilik seviyesine çıkmadığı, söz konusu markalarda ve davaya konu markada yer alan diğer unsurların taraf markalarını ayırmaya yetmediği, davaya konu markada yer alan şekil ve davalı yan markasında yer alan sloganın ise söz konusu benzerlik derecesini düşürmeye yetmediği,
ne kadar dosya kapsamında tescilli farklı “...” ibareli marka bulunduğu görülmüşse de “...” sayısının uyuşmazlığa konu sınıflar açısından ayırt edici özelliği olmadığı anlamına gelmeyeceği, somut olay itibari ile “...” sayısının marka kompozisyonu içindeki yeri ve markada yer alan diğer ibareler kapsamında inceleme yapıldığı,
bu hali ile işaretlerin karıştırılma ihtimali yaratacağı, davaya konu 2021/027496 sayılı davacı şirket markası ile davalı şirketin itiraza dayanak markaları arasında mal ve hizmetlerin ayniyeti şartının gerçekleştiği, 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili adına başvuruda bulunulan 2021/027496 numaralı markanın asli unsurunun "..." ibaresi ile şekil unsuru olduğunu, "..." ibaresinin günlük hayatta ve halk dilinde yaygın, zayıf bir niteliğinin bulunduğunu, kısalığı da gözetildiğinde davacının tekeline bırakılamayacağını, başvurunun seri marka olarak nitelendirilmeyeceğini, markalar arasında görsel, fonetik ve anlamsal yönden benzerlik bulunmadığını, iltibas oluşmayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2021/027496 sayılı "...+şekil" ibareli başvuru ile davalının itirazına mesnet "...", "...şekil", "......" asıl unsurlu markaları arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu,
zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen "..." ibaresi ile şekil unsurunun başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, öte yandan karşılaştırılan markaların kapsamları yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/761, K. 2025/939, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama