KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Numarası ....
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/884
- Karar No
- 2025/1357
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2025
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/01/2023
- Davanın konusu
- FSEK'e Dayalı Maddi ve Manevi Tazminat, Muhtemel Tecavüzün Önlenmesi, İlan
Karar Metni
916 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/01/2023 tarih ve 2022/8 E. - 2023/21 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacılar vekili, müvekkillerinin merhum yazar... mirasçıları olduğunu, murisin 2013 yılında vefat ettiğini, müvekkillerinin, davalının mirasbırakana ait "..." adlı oyunu 2020 yılında sahneye koyduğunu, geçmişe yönelik olarak da bu oyunu defalarca oynadığını öğrendiklerini, bu durumun çoğaltma hakkının ihlali olduğunu, oyunlar sırasında salonlar tamamen dolu ise de kendilerine çok düşük rakamlarda bilet satıldığının bildirildiğini, çoğunlukla gişede kayıt dışı satışlar yapıldığını, bu oyunun 2008 yılından beri kesintisiz oynandığını, mirasbırakanın oyunlarında verilen bedel hasılatın %30-40 olduğunu,
müvekkilerinin manevi olarak zarara da uğradığını, davalının oyunu tekrar sahneye koyma tehlikesi bulunduğu ileri sürerek, muhtemel tecavüzün önlenmesine, 2008-2021 tarihleri arasında oyunların izinsiz ve sözleşmesiz oynanması nedeniyle her yıl için bedel belirlenerek her yıl için işleyecek avans faizi ile şimdilik FSEK'in 68. maddesi gereği 3 kat olarak 2.000.000,00-TL tazminatın, davalının eseri izinsiz şekilde umuma arz etmesi nedeni ile tecavüzün son bulduğu 2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 200.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin .... butik tiyatro olarak kurulduğunu, tiyatronun hiçbir zaman düzenli ve yüksek sayılı seyircisinin bulunmadığını, tiyatronun asıl kazancını tiyatro atölyelerine kayıtlı öğrenci eğitimlerinden elde ettiğini, dava konusu oyunun...... bilgisi, izni ve rızası ile sahneye koyulduğunu, davacıların iddia ettiği gibi kesintisiz bir temsilin söz konusu olmadığını, telif tazminatında zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, 2008-2009 yıllarına ilişkin husumet itirazlarının bulunduğunu, temsilin FSEK'in 33. maddesi kapsamında olması nedeniyle tazminat talebinin reddinin gerektiğini,
davacıların oyunun.... vefatından sonra da zaman zaman oynandığını bildiklerini, sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olduğunu, oyunun... izni ve rızası ile oynanması nedeniyle davanın esastan reddinin gerektiğini, davacıların temsil sayısı ve süresi ile telif oranına ilişkin fahiş iddialarını kabul etmediklerini, manevi tazminat şartlarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, arabuluculuğa başvurulduğu 18.11.2021 tarihi ve telif tazminatının on yıllık zamanaşımı süresi dikkate alındığında, davacıların 18.11.2011 tarihinden önceki döneme ilişkin taleplerinin zamanaşımına uğradığı, .....
28.09.2013 tarihinde vefat ettiği, dava dilekçesi ekinde sunulan el ilanına göre, oyunun ilk olarak 06.05.2008 tarihinde temsil edildiği, davalı tarafça sunulan delillerle..... ..." isimli oluşumdan ve dinlenen tanık beyanlarıyla da..... oyunun temsilinden haberdar olduğunun kanıtlandığı, sağlığında temsilin engellenmesi yönünde bir aksiyon almadığı kanaatine varıldığı, davacıların ... vefatından sonra arabuluculuk tarihine kadar oyunun temsil edilmemesi için hukuki aksiyonda bulunmadıkları, somut olayda sessiz kalma yoluyla hak kaybı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesinin sessiz kalmayı hukuka aykırı olarak yorumladığını, karşı tarafa verilen bir izin bulunmadığını, sessiz kalmanın taraflar arasında usulüne uygun bir akit olması,
eser sahibinin kullanımları bilmesi ve buna rağmen sessiz kalması olduğunu, oysa dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere mahkemenin tek dayanağının bir imza gününde öğrencilerden birine kitabı imzalaması ve oyunculardan birisine "..." demesi olduğunu, yazarın "..." sözünün sınırsız ve süresi bir izin olarak kabulüne imkan bulunmadığını, davalı tarafın üniversiteden sonra 2012 yılında ticari işletme kurarak sadece bu oyunu değil tüm oyunları telif ödeyerek ve sözleşme yaparak kullandıklarını, 2013 yılından ve yazarın vefatından sonra da mirasçıların haberinin olmasının mümkün olmadığını,
çünkü oyun İzmir'de oynanmakta olup mirasçıların İstanbul ve Ankara'da oturduklarını, zaten bilgi sahibi olur olmaz da harekete geçtiklerini, davalı tarafın sürekli yanlış ve eksik bilgi verdiğini, mahkemenin muhtemel tecavüzün meni konusunda bir karar vermediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, FSEK'e dayalı maddi ve manevi tazminat ile muhtemel tecavüzün önlenmesi ve ilan istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıların murisi...'a ait "..." adlı tiyatro eserinin davalı tarafça 2008 yılından beri sahneye konulmakta olduğu,... bundan haberdar olduğu ve bu duruma karşı herhangi bir hukuki girişimde bulunmadığı; eser sahibinin vefatından sonra da davalının eseri sahneye koymaya 2020 yılına kadar devam ettiği, bu konuda basında çok sayıda haberin yer aldığı, biletlerin sanal ortamlarda da satıldığı,
dolayısıyla davacıların da bu durumu en azından bilmeleri gerekmesine rağmen uzun süre hukuki bir girişimde bulunmadıkları ve sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradıkları, sessiz kalma yoluyla hak kaybı şartları oluştuğundan, muhtemel tecavüzün men'i talebinin reddinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 11/07/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/884, K. 2025/1357, 27 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama