KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Numarası ...
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/945
- Karar No
- 2025/1225
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/09/2019
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar Metni
1.223 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/09/2019 tarih ve 2018/137 E. - 2019/378 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı şirket tarafından 2014/81054 sayılı "..." ibareli markanın 20 ve 35. Sınıflarda tescili başvurusunda bulunulmuş olup "..." ibareli çok sayıda tescilli markası bulunan müvekkilinin tescile yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, davaya konu markanın içinde bulunan "..." ibaresinin müvekkilinin markasının esaslı unsuru olmasının yanında ticaret unvanında da yer aldığını, davaya konu markada bulunan "..." ibaresinin coğrafi alan, "..." ibaresinin marka kapsamındaki hizmeti tanımlaması nedeniyle davaya konu markanın esaslı unsurunun müvekkilinin markasındaki gibi "..." ibaresinden oluştuğunu,
bu ibareden kaynaklanan görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin markaları ayırt edilemeyecek düzeyde benzer kıldığını, kapsamların da bulunan mal ve hizmetlerin benzerliği de nazara alındığında markaların ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirilme de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu,
davaya konu markanın tescili halinde müvekkilinin tanınmış markasının itibarının ve ayırt ediciliğinin zarar göreceğini ve müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla hareket eden davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2018-M-1051 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde 2014/81054 sayılı markanaın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacıya ait olan ve emtia ortaklığı tespit olunan davaya mesnet markaların tamamının “...” esas unsurlu markalar oldukları, söz konusu markalarda çeşitli figüratif unsurlar ve ek sözcük unsurları olmakla birlikte markaların tamamında “...” ibaresinin ön planda tutulduğu, dava konusu markada bulunan “...” ibaresinin Bursa ilinin bilinen ve tanınan bir ilçesinin adı olarak, “...” ibaresinin mobilya ve mobilya ürünlerinin satışı açısından ayırt edici bir fonksiyonunun bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu markada da tüketici nezdinde “...” ibaresinin, ön planda olduğu,
tamamı düz bir yazı stili ile 3 adet kelimenin peş peşe sıralanması suretiyle, aralarında boşluk bırakılmaksızın ve her bir kelime ibaresinin ilk harfinin büyük harfle ve tamamı siyah renk kullanılarak oluşturulan “...” markasında kelime ibaresi dışında bir unsur kullanılmadığı, esas unsur konumundaki sözcüklerdeki benzerliğin görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik oluşturduğu, bu itibarla taraf markalarının kapsamında bulunan emtialar yönünden iltibas ihtimalinin bulunduğu, davacının itiraza mesnet markasının “et ve et ürünleri sektöründe” tanınmış olduğu,
mobilya sektörü ile “et ve et ürünleri” sektörü birbiri ile ilişkilendirme eğiliminde olmayacağından başvuru kapsamında bulunan ancak benzer olmayan emtialar yönünden tanınmışlığın etkisinin olmayacağı ve başvurunun kötü niyetle olduğuna dair somut delil bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne,
14/2/2018 tarihli 2018-M-1051 sayılı YİDK kararının 35 sınıfta "reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri büro hizmetleri sekterlik hizmetleri gazete aboneliği düzenleme hizmetleri istatistiklerin derlenmesi büro makinaların kiralanması hizmetleri bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi telefon cevaplama hizmetleri iş yönetimi idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri personel işe yerleştirme işe alma personel seçimi personel temini hizmetleri ithalat ihracat acente hizmetleri geçici
personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma vergi yatırma trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" yönünden iptaline, davalı adına tescilli 2014/81054 sayılı "..." ibareli markanın aynı hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında başvuruya konu tüm mal ve hizmetler açısından benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin markasının bir bütün olarak “...” olarak algılandığını, tüketici zihninde oluşturdukları umumi intibanın tüm mal ve hizmetler açısından farklı olup markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, “...” ibaresinin ayırt edici niteliğinin düşük, herkesçe kullanılabilir bir ibare olduğunu, bu ibarenin üzerinde yapılacak ufak bazı değişiklikler ile başkaları tarafından kullanılabileceğini, anılan açıklamalar ışığında davanın tümüyle reddinin gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Dava konusu markada bulunan “..." ile "..." ibarelerinin markanın tescilinin talep edildiği mal ve hizmet grubu açısından cins ismi olup ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, dolayısı ile markalar arasındaki benzerlik karşılaştırmasında dikkate alınamayacaklarını, bu durumda taraf markalarının esaslı unsurunu "..." ibaresi oluşturduğundan markalar arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama ve bilinçli tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,
müvekkilinin markasının tanınmışlığının iltibas ihtimali değerlendirmesinde davalı markadaki tüm hizmetler bakımından bu ihtimali kuvvetlendirici bir unsur olmasının yanı sıra müvekkilinin markalarının ayırt edici karakterine zarar verilmesi ihtimalinin de bulunduğunu, ayrıca davalının benzer bir markayı tercih etmesinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru markası ile davacının "..." asıl unsurlu markaları arasında,
başvuru ile itiraza mesnet markaların kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer alan 35. Sınıftaki "reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri büro hizmetleri sekterlik hizmetleri gazete aboneliği düzenleme hizmetleri istatistiklerin derlenmesi büro makinaların kiralanması hizmetleri bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi telefon cevaplama hizmetleri iş yönetimi idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri personel işe yerleştirme işe alma personel seçimi personel temini hizmetleri
ithalat ihracat acente hizmetleri geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma vergi yatırma trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1.maddesi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu,
zira dava konusu başvurudaki "..." ibaresinin coğrafi yer adı ve "..." ibaresinin markanın tescilinin talep edildiği mal ve hizmetler açısından cins adı niteliğiyle ayırt edicilikleri bulunmadığından taraf markalarının asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, davaya konu markadaki 35. sınıftaki hizmetlerin itiraza mesnet markanın da kapsamında bulunduğu, davalının et ve et ürünleri sektöründe tanınmış markasının davaya konu marka kapsamında kalan mobilya sektöründeki mal ve hizmetlere etkisinin olmayacağı anlaşılmakla, davacı ... davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/945, K. 2025/1225, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama