İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/1043 K.2026/157

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/10/2020 Tarih ve 2019/297 Esas - 2020/197 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi…

Esas2024/1043Karar2026/157Tarih22 Ocak 2026Okuma11 dk · 2.283 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
22 Ocak 2026
Esas-Karar No
2024/1043 - 2026/157
Esas no
2024/1043
Karar no
2026/157
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
13/10/2020
Numarası
2019/297 E. - 2020/197 K.
Davanın konusu
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.283 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/10/2020 Tarih ve 2019/297 Esas - 2020/197 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkilinin 2018/60792 sayılı "..." ibareli markanın 16, 41 ve 43 sınıflarda tescili talebinde bulunmuş olup davalı üniversitenin itirazı üzerine marka başvurusunun YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin "..." ibareli markasına ciddi ve yoğun kullanım ile ayırt edicilik kazandırdığını, müvekkilinin bu ibare üzerinde tescilli markalarının bulunması nedeniyle müktesep hak sahibi olduğunu, davalı üniversitenin dayanmış olduğu markaların asli unsuru" ..." ibaresinden oluşmakta iken müvekkilinin markasının asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğunu, markalar arasında herhangi bir benzerliğin olmadığını,

bu itibarla davalı üniversitenin "..." markalarına dayalı itirazının kötü niyetli olduğunu, ayrıca taraf markalarının hitap ettiği tüketici kitlelerinin bilinçli olup markaları ilişkilendirmeyeceğini, genel bir ibare olan "..." ibaresinin bir kişinin tekeline bırakılamayacağını ve davalı üniversitenin itirazının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2019-M-4824 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Üniversite vekili davaya konu markanın baskın ve esaslı unsurunun "..." "..." koleji ibaresinden oluştuğunu, bu niteliği ile müvekkilinin markasının seri markası imajı yaratmaya ve dolayısı ile karıştırılmaya elverişli olduğunu, davacı her ne kadar markasının asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğunu iddia etmişse de, amacının müvekkilinin markasına yanaşmak olduğunu, davacı ile dava dışı ...

Eğitim arasında organik bir bağ bulunduğunu, dava dışı bu şirket ile müvekkili arasında 1992 yılından bu yana "..." ibaresinin gerçek hak sahipliği, marka ihlali, markaların hükümsüzlüğü hususunda davaların bulunduğunu, bu davalar hükümsüzlük kararı ile sonuçlandığından somut davada davalı şirketin kötü niyetinin söz konusu olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markaları eğitim alanında maruf kıldığını, bu markaların gerçek hak sahibi olduğunu ve taraf markalarının benzer mal ve hizmetleri kapsadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, taraf markaları kapsamında 16. ve 41. sınıfta birebir aynı tür mal ve hizmetlerin yer aldığı, dava konu markanın kapsamında bulunan 43. sınıftaki "gündüz bakımı (kreş) hizmetleri" yönünden emtia benzerliğinin bulunmadığı, davaya konu markanın bütüne etkisi son derece zayıf kuş figürünü andırır basit bir şekil unsuru ile birlikte "...", "..." ve kolej" kelimelerinden oluştuğu, markadaki ön ses olan "..." kelimesinin pek çok farklı disiplinde engin bilgiye sahip olan kişi manasında olup ayırt edici nitelikte bir ibare olduğu, "..." ibaresinin ise dilimize Fransızcadan yerleşmiş bir kelime olduğu,

"kolej" ibaresinin ticaret hayatında eğitim verilen özel nitelikteki kurumlar için kullanılan jenerik bir ibare olduğu, bu anlamda dava konusu markada ön planda olan iki unsurun "..." ve "..." ibareleri olduğu, davalının redde mesnet markalarının "İstanbul", "Avrupa" gibi tek başına kimsenin tekeline hasredilmesi mümkün olmayan coğrafi yer adları ile yine "..." ve "Koleji" ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarında ortak olan ... ibaresinin 16. sınıf yönünden yüksek bir ayırt ediciliğinin bulunduğu, buna karşılık davaya konu markadaki "..." ibaresi ile şekil unsurunun markaya ayırt edicilik sağlayacak nitelikte bulunmadığı,

ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "...

Koleji" markasını gördüğünde bunun davacının davaya konu markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, 41. sınıftaki hizmetlerin tüketicilerinin bilinçli kişilerden oluştuğu dolayısı ile davaya konu "... ..." esas ibareli marka ile davalının esas unsuru "...

Koleji" ibareli markaları arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak bilinçli tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, redde gerekçe gösterilen markaların kapsamında 43. sınıf hizmetler bulunmadığından bu hizmetler yönünden emtia benzerliğinin oluşmadığı ve davacının 16. sınıfa ilişkin tescilli markası bulunmadığından kazanılmış hakkından söz edilemeyeceği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulü ile başvuru konusu 41. sınıf ve 43. sınıf hizmetler yönünden 2019-M-4824 numaralı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı üniversite vekil istinaf başvuru dilekçesinde, davacı şirketin ... firması ile organik bir bağı mevcut olup bu şirketin kötü niyetini ortaya koyan çok sayıda mahkeme kararı bulunduğunu, davacının adresi, telefon numaraları ve İTO kayıtlarının bu organik bağı ve dolayısı ile kötü niyeti ortaya koyduğunu, mahkemece bu bağ nedeniyle başvurunun kötü niyetli olduğu iddiası kabul edilmemiş ise de, Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/89E-2020/45 K ve 2019/384 E-2019/22 K sayılı dosyasında davalı ...'ın kötü niyetli olduğunun kabul edildiğini,

mahkemenin buna rağmen davacının kötü niyetli olmadığı yönündeki değerlendirmesinin doğru olmadığını ve "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve yeniden karar verilmek üzere ilgili mahkemesine gönderilmesini istemiştir.

Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının markası ile davalının itiraza mesnet markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, davaya konu markadaki "..." ibaresinin davacının itiraza mesnet markalarının da baskın unsurunu oluşturduğunu ve davaya konu markanın davalının itiraza mesnet markasının şubesi izlenimini yarattığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve tümüyle reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, davacı şirketin "... ... Koleji" ibareli markanın 16, 41 ve 43. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı kuruma marka başvurusunda bulunduğu, davalı üniversite tarafından "..." ibareli markalarına dayalı olarak iltibas, önceki kullanım, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasıyla başvuruya itiraz edildiği, YİDK'in 2019-M-4824 sayılı kararı markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile başvurunun reddine karar verildiği, anılan kararın davacıya 27/5/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 24/7/2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir.

İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.

Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır.

Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru "... ... Koleji" ibareli olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinden kaynaklanmaktadır. Yukarıda açıklananlar çerçevesinde somut uyuşmazlık değerlendiriliğinde; dava konusu başvuru kapsamında 16, 41 ve 43. sınıf yer almaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda itiraza mesnet markaların kapsamında16 ve 41. sınıfın mevcut olduğu, buna karşılık 43. sınıfın bu markalar kapsamında tescilli bulunmadığı, dolayısı ile emtia benzerliğinin 16 ve 41. sınıflar yönünden gerçekleştiği tespiti bulunmaktadır.

Marka işaretlerinin karşılatırılmasına gelince, davalının markalarının asli unsuru "..." ibaresinden oluşmaktadır. "..." ibaresi, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü anlamına gelmektedir.

Bu haliyle söz konusu kelimenin, tescili istenilen 41. sınıf hizmetler yönünden doğrudan tanımlayıcı bir niteliği bulunmamakla birlikte, ayırt edici gücünün zayıf olduğunun da kabulü gerekmektedir. Başvuru konusu marka ise "... ... Koleji" ibareli olup başvuruda, davacı markalarında da yer alan "..." kelimesinin yanı sıra başka unsurlar da bulunmaktadır.

41. sınıf kapsamında yer alan hizmetlerin ortalama tüketicisinin hizmeti alım ve değerlendirme süresi, anlık bir algıdan oluşacak kadar kısa süreli değildir. Dolayısıyla, bu ibarenin sık şekilde tüketicilerin karşısına çıkması bütüncül izlenimde dava konusu markanın davacıya ait markaların devamı niteliğinde algılanmasının önüne de geçebilecek bir etkendir.

Tüm bu nedenlerle ve 11. Hukuk Dairesi'nin 25/05/2016 tarih, 2015/10945 E., 2016/5739 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere 41. sınıf hizmetlerin kullanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu da gözetildiğinde, aralarında bütünsel olarak görsel ve işitsel benzerlik bulunmayan başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 41. sınıf hizmetler yönünden iltibas tehlikesinin bulunmadığı, aksinin kabulü halinde 41. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliği düşük "..." ibaresinin davacının tekeline bırakılması gibi bir sonucun doğacağı kanaatine varılmıştır.

Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de "... ..." gibi marka başvurularının, davalıya ait markalarla 41. sınıfta iltibasa yol açmayacağını kabul etmiştir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesinin uyuşmazlık konusu 41. sınıf hizmetler yönünden tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığı yönündeki kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

Ancak, uyuşmazlık konusu 43. sınıf malların ve hizmetlerin tüketicilerinin ortalama bilinç düzeyinde olduğu nazara alındığında, yukarıdaki 41. sınıf hizmetler için yapılan açıklamaların, bu sınıflar için geçerli olmayacağı, diğer bir deyişle "..." ibaresinin bu mal ve hizmetler yönünden zayıf kabul edilemeyeceği, sonuçta davalının marka tescil başvurusunda, anılan mal ve hizmetler yönünden asıl unsurlardan birisi olan "..." ibaresinin yer almasının, taraf markaları arasında iltibas ihtimaline yol açacağı anlaşılmaktadır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal uygulaması da bu yöndedir (Yargıtay 11. H.D.'nin 25.06.2019 gün ve 2018/3154 E.- 2019/4816 K., 16.12.2019 gün ve 2019/1607 E.- 2019/8217 K., 2022/3887 E- 2024/298 K). Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin uyuşmazlık konusu 43. sınıf mal ve hizmetler yönünden, tarafların markaları arasında iltibas oluşmadığı yönündeki kabulü, isabetli bulunmadığından, Dairemizce ilk derece mahkemesi kararının bu yönden davacı yararına kaldırılması gerekmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiş, teknik yönlerden mevcut bilirkişi raporundan faydalanılmıştır.

Davalı üniversitenin kötüniyet iddilarının incelenmesine gelince, davacı ... A.Ş. ile dava dışı ... Eğitim A.Ş., birbirinden bağımsız tüzel kişilikleri olan, halen bu tüzel kişiliklerini muhafaza eden, iki ayrı şirkettir. Bu şirketler arasında birbirini devralma veya birinin diğerinin hakim ortağı olması gibi bir durum da bulunmamaktadır.

Bu durumda tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını haklı kılacak hallerin varlığı ortaya konulmadığı ve davacı başvurusunun davalının markaları ile iltibasa yol açmasının tek başına kötüniyet ve hükümsüzlük nedeni oluşturmayacağı nazara alındığında dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu söylenemeyeceğinden davalı vekilinin kötüniyete ilişkin isitnaf itirazlarının reddi gerekmiştir.

Diğer yandan davalı üniversite markasının tanınmışlığını ortaya koyacak somut olguların da dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, ilk derece mahkmesince, yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu başvuru ile davacının markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 16, 43. sınıf mal ve hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas ihtimalinin bulunduğu,

buna karşın başvuru kapsamında yer alan 41. sınıf hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 43. sınıftaki "Gündüz bakımı ( kreş) hizmetleri"ni de kapsayacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden,

davacı vekilinin istinaf itirazlarının açıklanan nedenle kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 13/10/2020 gün ve 2019/297 Esas - 2020/197 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-Davanın KISMEN KABULÜ ile başvuru konusu 41. sınıf hizmetler yönünden 2019-M-4824 numaralı YİDK kararının iptaline,

3-Başvuru konusu 16. ve 43. sınıf hizmetler yönünden davanın reddine,

4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 687,60-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve davanın kısmen kabul olması sebebiyle karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, davanın kısmen reddolması sebebiyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 260,70-TL tebligat ve posta masrafı, 2.100,00-TL bilirkişi ücreti ile istinaf aşamasında yapılan 50,00-TL tebligat ve posta masrafından oluşan toplam 2.410,70-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, 1.205,35-TL'ye 44,40-TL peşin harç ve 44,40-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 1.294,95-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

8-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 301,50-TL posta masrafı, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 1.470,90-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, 735,45-TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin anılan davalı üzerinde bırakılmasına,

9-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek 584,70-TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin anılan davalı üzerinde bırakılmasına,

10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),

11-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,

12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/1043, K. 2026/157, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 23/01/2026
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1043
Karar No
2026/157
Tarih
22 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1044 K.2026/137
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1044 K.2026/60
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1045 K.2026/116
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1046 K.2026/132
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/1046 K.2026/158
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1046 K.2026/122

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.