İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/1448 K.2024/1378

2008/65542, 2015/106569, 2021/182348 sayılı marka iptalleri

Esas2024/1448Karar2024/1378Tarih13 Eylül 2024Okuma11 dk · 2.152 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
13 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/1448 - 2024/1378
Esas no
2024/1448
Karar no
2024/1378
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
Tarihi
12/10/2023
Numarası
2023/485 E. - 2023/395 K.
Davacı
—
Davalı
—
Davanın konusu
Marka 2023-M-906 sayılı YİDK Kararı İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.152 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

2008/65542, 2015/106569, 2021/182348 sayılı marka iptalleri

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/10/2023 tarih ve 2023/485 E. - 2023/395 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkilinin 2022/112911 başvuru numaralı ''...'' ibareli marka yayımına davalı Şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine Markalar Dairesi tarafından yapılan incelemede "...'' ibareli markanın aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca itirazın kısmen reddi yönünde karar verildiğini, YİDK'na yapılan itirazın da ''işbu başvuru ile kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen 2008/63542, 2015/106569, 2021/182348 sayılı ve "... şekil", "...", "..." ibareli markaların kısmi redde konu mallar/hizmetler yönünden ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varılmıştır.

Ayrıca, kısmi ret kararına konu mal/hizmetlerle aynı veya aynı türdeki mal/hizmetlerin kısmi ret gerekçesi markaların kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir.

Dolayısıyla, başvuru hakkında 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüştür.'' gerekçesiyle reddedildiğini, davalı Şirketin her ne kadar ''...'' ibaresini daha eski bir tarihte tescil ettirerek kullandığı iddiasıyla marka yayımına itiraz etmişse de, bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin müvekkilinin kadim bir zamandır kullanmakta olduğu ve tescilli emtialar üzerinde tanınmışlık elde ettiği ''...'' markasını hiçbir yerde kullanmadığı halde, markanın yayımına itirazda bulunduğunu,

SMK'nın 9. maddesinin “Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.” hükmünü ihtiva ettiğini, bu hüküm uyarınca hükümsüzlük taleplerinin kabulü ile davalıya ait ''...'' ibareli tüm markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ettiklerini, öte yandan davalının kullandığını iddia ettiği ''...'' ibaresinin karakter boyutunun yüksek ve belirgin olduğunu,

müvekkili şirket tarafından kullanılan ''...'' ibaresinin ise küçük harflerden ve farklı renklerden oluştuğunu, ''A'' harfinin gölgeli ve asimetrik olarak kullanıldığını, davalı şirketin marka ibaresinde yer alan ''A'' harfinin ise ince, düz, siyah çizgilerden oluşan "ters V" şeklinde olduğunu, dolayısıyla tarafların marka ibarelerinin de karıştırmaya müsait olmadığını, ayrıca sağlık sektöründe faaliyet göstermekte olan şirketler bakımından ''...'' ibaresinin sıklıkla kullanıldığını ve bu denli yaygın ve sektörü çağrıştıran bir kelimenin yalnızca bir tarafın kullanımına mahsus tutulamayacağını ileri sürerek,

YİDK'nun 26/01/2023 tarih ve 2023-M-906 sayılı kararının iptaline, müvekkilinin 2022/112911 numaralı başvurusunun marka siciline tescil edilmesine ve davalıya ait ''...'' ibareli markaların (2008/63542, 2015/106569, 2021/182348 sayılı ''... şekil'', ''...'', ''...'' ibareli markalar) hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, 6769 sayılı SMK'nun “Marka tescilinde mutlak ret nedenleri” başlıklı 5'inci maddesi kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmenin ardından, 2008/63542, 2015/106569, 2021/182348 sayılı “...” ibareli markalar mesnet alınarak 6769 sayılı SMK'nın 5/I-(ç) maddesi uyarınca davacının başvurusunun kısmen reddine karar verildiğini, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı Şirket vekili, davacının yapmış olduğu 2022/112911 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna müvekkilince yasal süresi içerisinde; "markalar arasında benzerlik / karıştırılma ihtimalinin olduğu, marka başvurusunun müvekkilinin tanınmışlık düzeyi sebebiyle müvekkilinden haksız yarar sağlayarak markanın tanınmışlık düzeyine, ayırt ediciliğine, itibarına zarar verebileceği ve marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı" gerekçeleriyle itirazda bulunulduğunu, başvuruyu inceleyen Markalar Dairesinin 6769 sayılı Kanunun 5/1-ç hükmü gereğince "kısmen ret" kararı verdiğini,

YİDK'nca da davacı yanca yapılan itirazın 26.01.2023 tarihinde reddine oybirliği ile karar verildiğini, davacının "müvekkili şirketin markayı kullanmadığı ve ibarelerin karıştırılma ihtimalinin olmadığı" gibi iddialarının gerçeği yansıtmadığını, markaların tüketiciye sunulduğu mal ve hizmetlerin birebir aynı olup, davacının amacının müvekkilinin tanınmışlık düzeyinden yararlanmak olduğunu, müvekkili şirkete ait olan markanın, aktif olarak kullanılmakta olup, tüketiciye hizmet verilmeye devam edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, dava dilekçesinde 3 ayrı marka yönünden iptal talebinde bulunulduğu, bunlardan 2021/182348 sayılı markanın dava dışı ... adına tescilli olduğu görülmekle ve ayrıca SMK 5/1-ç maddesine göre verilen YİDK kararlarında mesnet marka sahiplerine husumet yöneltilemeyeceği, dava dilekçesinde Kurum kararının iptali davasında davalı firmanın husumet açısından yer aldığından ve SMK 5/1-ç maddesine göre mutlak ret halinde mesnet 2008/63542 ve 2015/106569 sayılı markaların sahibine husumet yöneltilemeyeceğinden, YİDK kararının iptali açısından davalı firmaya yöneltilen dosyanın tefrik edilip,

ayrı bir esasa kaydı yapılmasına, ayrı esas üzerinden açılan davanın HMK'nın 114/1-d maddesine göre husumetten reddine karar verildiği gerekçesiyle 2021/182348 sayılı marka açısından davanın HMK 114/1-d maddesine göre husumetten reddine, mesnet 2008/63542 ve 2015/106569 sayılı markanın sahibine husumet yöneltilemeyeceğinden YİDK kararının iptali açısından davalı firmaya yöneltilen davanın HMK 114/1-d maddesine göre husumetten reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tefrik kararı sonrasında 2023/144 E. sayılı dosyasındaki davalının ... olup UYAP sistemi üzerinden ...

Sağlık A.Ş.'nin taraf olmaktan çıkarıldığını, tefrik kararı ile açılan eldeki davada 2021/182348 numaralı markanın iptali talebinin, marka sahibinin başka bir kişi olduğu gerekçesiyle husumetten reddedildiğini, ayrıca YİDK iptali davası yöneltilemeyeceği gerekçesiyle YİDK iptali talebinin davalı ... yönünden husumetten reddine karar verildiğini, bu durumda 2023/144 E. sayılı dosyası üzerinden 2008/63542 ve 2015/106569 numaralı markaların iptali davasının ve 26/01/2023 tarihli YİDK kararının iptali davasının devam ediyor olması gerekirken, 2023/144 E. sayılı dosyadan davalı olarak ... firmasının çıkartıldığını,

dolayısıyla 2008/63542 ve 2015/106569 numaralı markaların iptali taleplerinin hangi dava üzerinden devam ettiğinin anlaşılamadığını ve bu durumun müvekkilinin hak kaybına uğramasına yol açtığını, kaldı ki marka başvurusunun, başvuruya yapılan itiraz üzerine reddedilmiş ise başvuru sahibinin TÜRKPATENT kararı aleyhine açacağı iptal davasının sonucundan etkileneceğinden, marka başvurusuna itiraz ederek tescile engel olan kişiye de husumetin yöneltilmesinin gerektiğini, mahkemenin 2021/182348 sayılı markanın dava dışı ... adına tescilli olduğu yönündeki tespitinin de hatalı bulunduğunu,

davalı şirketin her ne kadar ''...'' ibaresini daha eski bir tarihte tescil ettirerek kullandığı iddiasıyla marka yayımına itiraz etmişse de, bu hususun gerçeği yansıtmadığını, davalının kötüniyetle kullanmadığı bir markayı tescil ettiğini ve 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde bu markayı fiilen kullanmadığını, bu nedenle marka hakkı kapsamında hukuken korunmaya değer bir menfaatinin bulunmadığını, müvekkilinin halihazırda davaya konu marka ismini bilfiil kullandığını ve bu isimle tanınmışlık elde ettiğini, marka ibarelerinin detaylıca incelendiğinde, ibarelerin karıştırmaya müsait olmadığının da görülebileceğini,

öte yandan sağlık sektöründe ''...'' ibaresinin sıklıkla kullanıldığını ve bu denli yaygın ve sektörü çağrıştıran bir kelimenin, yalnızca bir tarafın kullanımına mahsus tutulamayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

1- Dava, 2023-M-906 sayılı YİDK kararının iptali ve 2021/182348 sayılı marka iptali istemlerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

6100 sayılı HMK'nın "Davaların ayrılması" başlıklı 167. maddesi uyarınca "Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder."

Yine 6100 sayılı HMK'nın 138. maddesi hükmü uyarınca mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Ayrıca aynı Yasanın 142. maddesi uyarınca ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar.

Dolayısıyla mahkemece dosya üzerinden, sadece dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verilebilir. Hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’iler konusunda ise ön inceleme duruşmasını yapmak kaydıyla tahkikat ve sözlü yargılama duruşmalarını yapmadan karar verilebilir. Böylelikle mahkemece ön inceleme aşamasından sonra, başkaca bir tahkikat yapılmasına gerek olmadığı görülürse, yani mevcut dosya içeriği ile usul ya da esas bakımından bir karar vermek mümkünse, nihai bir kararla dava sona erdirebilir. (HMK. 138, 142. maddeler).

Esasen ön inceleme aşamasında karar verilebilen usulü sorunların tahkikata bırakılmaması ve ön inceleme aşamasında karara bağlanması gerekir. Ayrıca maddi hukuka ilişkin olmakla birlikte süreler bakımından da karar verilebilen durumlarda, kural olarak kararın tahkikata başlanmadan verilmesi gerekir. Yine taraflar ön inceleme aşamasında sulh ya da arabuluculuk yoluyla anlaşmışlarsa da yine tahkikat yapılamayacaktır.

Kanunda açıkça belirtilen bu durumlar dışında da tahkikata ihtiyaç duyulmuyorsa hakim bunu belirterek de karar verebilmelidir. Ancak her halükarda duruşma yapmak ve sözlü yargılama yoluyla tarafları dinleyerek karar vermek zorundadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Usulü sorunlar hakkında karar verirken bu karar ön incelemede verilebilen karar niteliğindedir. Ancak esas hakkında karar verilecekse bunun ön inceleme aşaması içinde verilmesi mümkün değildir.

Mahkemece ön inceleme aşaması tamamlanmalı, uyuşmazlık noktaları tespit edilmeli, taraflar sulh olmuyorsa hakim işin esasına girip karar vermelidir. Dolayısıyla bu durumlarda ön inceleme duruşması yapılmalı, ayrıca sözlü yargılama ve hüküm aşaması da gerçekleştirilmelidir.

Yani mahkeme ön inceleme duruşmasının tamamlandığını bildirip, bu konuda gerekli işlemleri yaptıktan sonra, tahkikata gerek olmadığını belirterek, tarafların bu konuda beyanlarını almak suretiyle yargılama kesitlerini aynı oturumda arka arkaya gerçekleştirebilir. Ancak ihtiyaç olmadığından, tahkikat yapılmayacaktır.

Çünkü isminden de anlaşıldığı üzere tahkikat, incelenmesi gereken bir husus varsa yapılır, incelenecek bir husus olmayıp yargılama ön inceleme sonucu yeterince aydınlanmışsa, tahkikata gerek kalmayacaktır. Ön inceleme duruşması yapılmadan bir dava yürütülemez, ancak ihtiyaç yoksa tahkikat yapılmayabilir.

Tek dikkat edilmesi gereken, bu kesitler aynı duruşmada yapılırsa mutlaka her birinin gereklerinin yerine getirilmesidir (Pekcanıtez Usul, Medeni Usul Hukuk, 15.Bası, Cilt:2, s:1335, 1336).

Somut uyuşmazlıkta ise mahkemece 11.10.2023 tarihinde, 2023/144 Esas numaralı asıl davada yapılan ön inceleme duruşmasında, 2021/182348 numaralı marka yönünden YİDK kararının iptali davasında marka sahibine husumet yöneltilemeyeceğinden bu marka yönünden davanın husumet yönünden tefriki ile ayrı bir esasa kaydına, bu marka yönünden davanın husumetten reddine, 2008/6352 ve 2015/106569 numaralı markalar yönünden YİDK kararının iptali davasında davalı firmaya husumet yöneltilemeyeceğinden davanın tefriki ile davalı firmaya yöneltilen davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Duruşma zaptının devamında, asıl davada uyuşmazlığın: 1- 2008/6352 ve 2015/106569 numaralı markalar yönünden YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği, 2- Anılan markaların SMK'nın 9 ve 26. maddelerine göre iptalinin gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı belirtilmiştir.

Tefrik edilen eldeki 2023/485 Esas sayılı davada ise evrak üzerinden yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı gerekçelerle 2021/182348 sayılı marka açısından davanın HMK 114/1-d maddesine göre husumetten reddine, mesnet 2008/63542 ve 2015/106569 sayılı markalar yönünden YİDK kararının iptali açısından davalı firmaya yöneltilen davanın HMK 114/1-d maddesine göre husumetten reddine karar verilmiştir.

Oysa HMK'nın 114/1-d maddesinde dava şartı olarak düzenlenen taraf ve dava ehliyeti, medeni hukukta düzenlenen hak ve fiil ehliyetinin, medeni usul hukukundaki karşılığı olduğundan, somut uyuşmazlıkta davacı ve davalı tarafların dava ve taraf ehliyetlerinin bulunduğu açıktır. Buna karşılık ilk derece mahkemesince davanın reddi sebebi olarak değerlendirilen pasif husumet yokluğu kavramı ise dava konusu edilen hak ile ilgili bulunduğundan, HMK'nın 114/1-d maddesi kapsamında dava şartı olarak kabulü mümkün olmayan, işin esasına ilişkin bir kavramdır.

Bu durum karşısında öncelikle ayrılmasına karar verilen dava yönünden somut uyuşmazlıkta mahkemece, HMK'nın 138, 142. maddelerinde açıklanan istisnai bir durumun söz konusu olmadığı ve gerek asıl gerekse de tefrik edilen dava yönünden ön inceleme duruşmasının 11.10.2023 tarihinde yapıldığı nazara alınarak, tefrik edilen dosyada tahkikat duruşmasının da yapılması, tahkikat aşaması tamamlandıktan sonra sözlü yargılamaya geçilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, HMK'da düzenlenen yargılama safhaları tamamlanmadan, asıl davadaki ön inceleme duruşmasında tefrik kararı verilmesinden sonra,

mahkemenin yeni bir esasına kaydedilen davanın tensiben reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

2- Kabul şekli bakımından da dava konusu 26/01/2023 tarih ve 2023-M-906 sayılı YİDK kararında, diğer iki markanın yanında ret sebebi olarak 2021/182348 numaralı markaya da dayanıldığı, işbu davada anılan ret sebebine dayanılarak da YİDK kararının iptalinin istendiği açıktır. Bu durumda 2021/182348 numaralı marka yönünden açılan YİDK kararının iptali davasının da mahkemece incelenmesi gereklidir.

Oysa 11.10.2023 tarihinde 2023/144 Esas numaralı asıl davada yapılan ön inceleme duruşmasında verilen tefrik kararının ve asıl davadaki uyuşmazlığın tespiti kararının incelemesinden, anılan marka yönünden YİDK kararının iptali davasının 2023/144 Esas numaralı asıl davanın kapsamında mı kaldığı yoksa eldeki 2023/485 Esas sayılı davanın kapsamında mı bulunduğu anlaşılamamaktadır. Bu konuda eldeki davada verilen kararın gerekçesinde de bir açıklama bulunmamaktadır.

Bu durum karşısında kabul şekli bakımından da 2021/182348 numaralı marka yönünden açılan YİDK kararının iptali davasının 2023/144 Esas numaralı asıl davanın kapsamında mı kaldığı yoksa eldeki 2023/485 Esas sayılı davanın kapsamında mı bulunduğu konusunda karar yerinde bir açıklamaya yer verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de kaldırılması gerekmiş, kararın niteliğine göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 12/10/2023 gün ve 2023/485 E. - 2023/395 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,

5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,

7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/09/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/09/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/1448, K. 2024/1378, 13 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 13/09/2024
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1448
Karar No
2024/1378
Tarih
13 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/1449 K.2024/1222
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/1450 K.2024/1285
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/1451 K.2024/1368
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/1451 K.2024/1379
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2024/1453 K.2024/1247
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/1454 K.2024/1294

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.