KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Davalı
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/1775
- Karar no
- 2024/1723
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/06/2024
- Numarası
- 2024/180 E. - 2024/501 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
770 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/06/2024 Tarih ve 2024/180 Esas - 2024/501 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkil şirket ile davalı borçlu arasında cari hesap ilişkisinin mevcut olup, davalının kendisine ait araç ile müvekkili şirket lehine taşıma yaptığı esnada, müvekkili şirket aracılığı ile yaptığı yakıt alımlarını ve diğer masraflarını ödemediğini, cari hesap ilişkisinde bu şekilde borçlu hale geldiğini, buna rağmen kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın İİK'nın 67. maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süresi içinde açılmadığını, davacı ile müvekkili arasında bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, sadece kendi aracını davacıya kiraladığı bir taşıma kira sözleşmesinin bulunduğunu, davacıya bir borcunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, eldeki dava ile İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/59 Esas sayılı dava dosyasında, dava konusunun aynı ticari ilişkinden kaynaklanan cari hesaba ilişkin bulunduğu, tarafların aynı olduğu, HMK.'nın 166/4. maddesinde belirtildiği şekilde hukuki ve fiili irtibatın bulunduğu, davacının dosyaların birleştirilmesini talep ettiği, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne birleştirmeye muvafakatlerinin olup olmadığının sorulduğu, 25/06/2024 tarihli cevabi yazı ile dosyaların birleştirilmesinde bir sakıncanın bulunmadığının bildirildiği gerekçesiyle aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan, mahkemenin işbu dosyasının İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/59 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi davanın açılış tarihinin 22/01/2024, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesindeki davanın açılış tarihinin ise 28/12/2023 olduğunu, dolayısıyla birinci davanın açıldığı mahkemenin Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi olup, 6100 sayılı HMK 166. maddesi amir hükmü gereğince, davanın birleştirilmesi gereken mahkemenin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, esas yönünden de ortada 6102 sayılı TTK kapsamında bir cari hesap işleminin ve cari hesap sözleşmesinin olmadığını,
davacı tarafından da cari hesap veya bağlantıyı kanıtlayacak bir somut belgenin de Mahkemeye sunulmadığını, dolayısıyla her iki davanın aralarında hiç bir bağlantının da bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere ilk derece mahkemesince, iş bu dava ile İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen dava arasında bağlantı bulunduğu gerekçesiyle dosyaların birleştirilmesine karar verilmiştir. Ancak, HMK'nın 166/2. maddesine göre, davalar ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/65 Esas, 2017/337 Karar ve 18/01/2017 Tarih; 2016/12527 Esas, 2016/9159 Karar ve 28/11/2016 Tarih). Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.
Somut olayda da davalar ayrı yargı çevrelerinde açılmış olup, HMK'nın 166/2. maddesine göre, davaların birleştirilebilmesi ancak ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilecektir. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davanın tarihi 23/01/2024 olup, eldeki davanın açılış tarihi ise 28/12/2023'tür.
Bu durumda, eldeki davada birleştirme kararının ilk mahkeme tarafından verildiği anlaşıldığından, davaların birleştirilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-5. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/11/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/1775, K. 2024/1723, 1 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama