KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi İhtiyati Tedbire
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/4 - 2024/141
- Esas no
- 2024/4
- Karar no
- 2024/141
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/11/2023
- Numarası
- 2021/308 E.
- İtiraz eden davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Karşı taraf
- —
- Talep konusu
- İhtiyati Tedbire İtiraz
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/11/2023 tarih ve 2021/308 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, 19/09/2023 tarihli duruşmasındaki beyanında, müvekkilinin isminin ... olduğunu, ticaret ünvanının da bu şekilde bulunduğunu, Paris Sözleşmesi'nin 8. maddesine aykırı olarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini, aynı zamanda kişinin ismini kullanmasının da engellenemeyeceğini ileri sürerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, itiraza konu ihtiyati tedbir kararının verildiği andaki şartlarda bir değişiklik bulunmadığı, verildiği anda dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin yıllardır pide kebap salonu sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu doğrultuda "..." ibaresinin önüne kendi isim ve soy ismi olan "..." ibaresini getirerek markasını oluşturduğunu, müvekkilin markasını tescilinde hiçbir şekilde kötüniyeti bulunmadığını, davacı tarafın sadece soy adının markasal olarak tescilini gerçekleştirerek akrabası olan müvekkilinin soyadını kullanmasının önüne geçmek istediğini, "..." markasının tanınmış marka olmadığını, dürüst kullanım ilkesi açısından da herhangi bir ihlal bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbire İtiraz istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Yerel mahkemece ihtiyati tedbir isteyen vekilinin ihtiyati tedbir istemi 17.04.2023 tarihli karar ile kabul edilmiş, karşı taraf dinlenmeden verilen bu karara karşı davalı tarafın itirazı, mahkemece ilgililer davet edilmeden, 24/11/2023 tarihli ara karar ile dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda reddedilmiştir.
Oysa HMK'nın 394/4. maddesi uyarınca itiraz üzerine mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri taktirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. Zira ihtiyati tedbir kararı verilirken dinlenemeyen tarafa itiraz imkanının tanınmasının temel sebebi, hukuki dinlenme hakkıdır.
Karşı taraf dinlenmişse bu hak o sırada tanınmıştır; ancak işin niteliği, aciliyeti, kararın etkisiz kalma ihtimali gibi sebeplerle karşı taraf dinlenmemişse bu durumda bu hakkın ona kararın verilmesinden sonra tanınması gerekli ve zorunludur. Bu sebeple itiraz, teknik anlamda bir kanun yolu olmayıp, hukuki dinlenilme hakkını tanıyan özel bir hukuki çaredir. Ancak mahkeme, taraflar gelmeseler dahi, dosyayı işlemden kaldırmaz, dosya üzerinden inceleme yaparak karar verir.
Diğer bir deyişle HMK.'nın 394/4. maddesi gereği itiraz üzerine incelemenin duruşmalı yapılması zorunlu olup, mahkemece öncelikle ilgililerin dinlenmesi için duruşma günü verilerek usulen davet edildikten sonra, gelmeseler dahi dosya üzerinde ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlerin yapılıp yapılmadığı ve diğer itiraz sebepleri incelenerek karar verilmelidir (Prof.
Dr. Hakan Pekcanıtez, Medeni Usul Hukuku, 15. Bası, cilt III, s:2532-2534, Yargıtay 15. HD. 06.02.2012 gün ve 168/639 E-K.).
Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, ilgililer davet edilip duruşma günü verilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme ile itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre ihtiyati tedbire itiraz eden karşı tarafın sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/4, K. 2024/141, 26 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama