KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2026
- Esas-Karar No
- 2024/541 - 2026/643
- Esas no
- 2024/541
- Karar no
- 2026/643
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/11/2023
- Numarası
- 2022/396 E. - 2023/130 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük
Karar Metni
1.138 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/11/2023 Tarih ve 2022/396 Esas - 2023/130 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış seri markaların sahibi olduğunu, davalının 2021/05585 sayılı "..." ibareli 30.sınıf malları kapsayan marka başvurusuna karşı TÜRKPATENT nezdinde gerçekleştirdikleri itirazın dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu markada vurgulanmak istenen “...” ibaresinin müvekkiline ait “...” markalarından ayırt edilemeyeceğini, tüketicilerde, dava konusu markanın müvekkilinin seri marka ailesine eklenen yeni bir marka olduğu algısının oluşacağını,
itiraza mesnet “...” esas unsurlu müvekkiline ait markaların emtia listelerindeki ürünler ile davalının “...” şeklindeki marka başvurusunda yer alan ürünlerin de aynı ve benzer ürünler olduğunu, müvekkilinin "..." markalarının tüketici nezdinde bilinen ve ayırt ediciliği yüksek yani kullanıma dayalı olarak tanınmış markalar haline geldiğini, SMK m.6/5 gereği dava konusu marka başvurusunun tüm emtialar yönünden reddinin gerektiğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 2022-M-11253 sayılı kararının iptaline, 2021/05585 sayılı markanın tescil halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın kapsamındaki “Makarnalar, mantılar, erişteler. Bal, arı sütü, propolis. Mayalar, kabartma tozları. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar.
Pekmez” mallarının davacı markalarının kapsamlarındaki mallar ile benzer/ilişkili olduğu , davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının “...” ibareli markasının T/02541 sayı ile TÜRKPATENT nezdinde tanınmış marka olarak kabul edildiği, 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı,
dava konusu edilen markanın tanınmış markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerekli olduğu,
davalı başvurusunun dava konusu mallar bakımından davacıya ait “...” markasının sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanabileceği, haksız bir yarar sağlayabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalıya ait markanın tescilinin 6769 s. SMK'nın 6/1 ve 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açabileceği gerekçesiyle, TPMK YİDK 2022-M-11253 sayılı kararının iptaline, 2021/05585 sayılı markanın tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlük bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibareli başvuru markası ile davacının "..." asli unsurlu markaları arasında bütünsel açıdan görsel ve işitsel olarak düşük düzeyde benzerlik bulunduğunu, bu husus, uyuşmazlık konusu mallarla davacının gerekçe markaları kapsamındaki malların aynı-aynı tür olmaması ile birlikte değerlendirildiğinde, SMK'nın 6/1.maddesi anlamında markalar arasında karıştırılma/ilişkilendirme ihtimalinin ortaya çıkmayacağını, SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların oluştuğunu ispata elverişli delil sunulmadığını, kötüniyet iddiasının kanıtlanmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu,
zira davacının itirazına mesnet markalarının asli unsuru olan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen ve "..." ibaresinin anlamını pekiştiren ikinci "-s" harfi ile "..." ibaresinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı,
bunun yanında başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf uyuşmazlık konusu malların tamamı yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/06/2019 tarih, 2018/3146 E.-2019/4830 K. ve 19/06/2023 tarih, 2022/180 E- 2023/3866 K sayılı ilamlarında "..." ibaresinin gıda ürünleri yönünden ayırt edici olduğunun kabul edildiği, öte yandan davacının "..." ibareli markaları yönünden SMK'nın 6/5.maddesi şartlarının da oluştuğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Ancak mahkemece, "Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına" karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira, kamu düzenine ilişkin olan karar ve ilam harcının, karar tarihine göre belirlenmesi tabii olduğu gibi, aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir karar da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 Esas, 2024/8189 Karar sayılı kararı ile "yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu" gerekçesiyle doğru görülmemiş ve düzeltilerek onanmıştır. Dairemizin kararları da bu yöndedir.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/541, K. 2026/643, 2 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama