İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2020/69 K.2024/963

Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın pasif husumet yokluğundan reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması…

Esas2020/69Karar2024/963Tarih24 Eylül 2024Okuma27 dk · 5.381 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2020/69 E., 2024/963 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davacılar Vekili Davalılar

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
24 Eylül 2024
Esas no
2020/69
Karar no
2024/963
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/03/2019
Numarası
2014/1003 Esas 2019/227 Karar
Dava
Menfi Tespit (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
14/11/2014
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
25/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.381 kelime·27 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın pasif husumet yokluğundan reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya duruşmalı olarak incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Gıda Petrol Nakliyat Otomobil Makine Tekstil Mobilya İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd.

Şti.'nin davalı bankadan kullanacağı kredilere karşılık ...'nin taşınmazları üzerinde iki adet ipotek tesis edildiğini, müvekkillerinden de iki adet kefalet taahhütnamesi alındığını, dava dışı şirketin kredi borcunu ödemediğini, davalı bankanın temerrüt ihtarı çektiğini, davalının müvekkilleri aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi ve ilamsız icra takipleri başlattığını, her üç icra dosyasından da tek alacağa yönelik ayrı ayrı icra takipleri yapıldığını, icra dosyalarında ayrı ayrı tahsilatlar yapılıp dosyaların birbiriyle bağlantılarından bahsedilmediğini, tahsilatların toplam borca mahsup edilmediğini,

yıllık %99 faiz gösterilmesinin herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin miktarını bilmediği, kendisinin tamamen dışında gelişen kredilere kefil olamayacağını belirterek müvekkillerinin takip nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, müvekkili ...'nin maaşından haczin kaldırılmasına, varsa fazla kesintilerin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı firmanın kredi sözleşmesinden doğan kefalet ile borcu davalı bankaya ödediğini, müvekkilinin davacılara ihtarname keşide ettiğini, borcun tahsili amacıyla davacılar aleyhine icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; takip tarihinden önce yapılan ödemelerle ilgili davacıların menfi tespit davası açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, dava tarihinden çok önce alacağın taraflarınca düzeltildiğini, borçlulara uygulanacak temerrüt faiz oranının gks'de düzenlendiğini, davacıların alacağa itirazlarının yerinde olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacıların icra takip miktarı olan 51.853,10 TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitini talep ettikleri, yargılama aşamasında alınan son bilirkişi raporunda kat tarihi itibariyle davalı bankanın davacılardan toplam 36.378,67 TL asıl alacağının bulunduğu, takibin 38.316,28 TL asıl alacak üzerinden yapıldığı, dolayısıyla takipteki 1.937,61 TL asıl alacak yönünden borçlu olunmadığı, ... tarafından 28/01/2011 tarihinde 27.803,12 TL ödeme yapıldığı, bu ödemeden öncelikle kat ile ödeme arasındaki faizin (542,77 TL) düşülmesi sonucu kalanın anapara borcundan düşülmesi ile kalan anapara borcunun 5.012,90 TL olduğunun tespit edildiği,

buna göre faiz hesabına bakılır ise 1. kredinin kat tarihi itibariyle işlemiş faiz alacağı 1.184,30 TL, 59,21 TL BSMV, ikinci kredinin ise 110,00 TL işlemiş faiz, 55,05 TL BSMV olduğu takipte 10.536,98 TL faiz alacağı ve 526,85 TL BSMV talep edildiği görülerek 7.709,02 TL faiz 412,59 TL BSMV yönünden davacıların takip talebi yönünden borçlarının bulunmadığının anlaşıldığı, dava tarihi itibariyle davalı bankanın 27.803,12 TL ödemeyi takip dosyasına bildirdiğinin görüldüğü, davacıların bu bedel yönünden davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı,

tespit edilen anapara borcundan bu bedelin düşülmesi neticesinde bakiye 1.937,61 TL asıl alacak yönünden tespit hükmü kurmak gerektiği, takipte talep edilen 2.180,00 TL gayrı nakit alacak yönünden ise yargılama devam ederken risk ortadan kalkmakla davanın konusuz kaldığı, davalı ...'nun davaya konu edilen takibe konu kredilerin kefili durumunda olduğu, bu kefalet dolayısıyla anılan davalının davalı bankaya yaptığı ödemenin de icra dosyasına bildirildiği, anılan davalıya kefaletine karşılık verilen ipotekler ve davacıların kefalet taahhütlerinin davaya konu olmayan başka icra takiplerine konu edildiği,

bu takipler nedeniyle yapılan ödemelerin davacıların ... ile aralarındaki kefalet taahhütnameleri ile ilgili olup, davalı ...'nin ödemeyi yaptıktan sonra davacıların sorumluluklarına başvurduğu, işbu davanın konusu bulunmayan bu ilişki kapsamında davaya konu alacak yönünden menfi tespit isteminde bulunulamayacağı, davalı ...'nun davaya konu talepler yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle menfi tespit istemli açılan davanın davalı ...'nun davaya konu talepler yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davalı banka yönünden açılan davanın kısmen kabulüne,

27.803,12 TL yönünden davacıların dava açmakta hukuki menfaatleri bulunmadığından reddine, 2.180,00 TL gayri nakit alacak yönünden takibe konu alacağın dava tarihinden sonra konusuz kalması nedeniyle esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, bu durumun icra dosyasında infazda nazara alınmasına, 1.937,61 TL asıl alacak 7.709,02 TL işlemiş faiz, 412,59 TL BSMV toplamı olan 10.059,22 TL alacak yönünden davacıların davalıya Kayseri 4. İcra Müdürlüğü 2011/3066 sayılı dosyasında borçlu olmadıklarının tespitine, takibin bu miktar yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı olduğunu, davalı ...'nin 28.01.2011 tarihinde müvekkiline toplam 27.803,12 TL ödediğini, hesap kat ihtarnameleri tarihi itibariyle bu ödemenin yapılmadığını, bu nedenle bilirkişi raporundaki hesap kat ihtarnamesinde ödemelerin düşülmediği tespitinin hatalı bulunduğunu, Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3066 sayılı dosyasına 15.12.2011 tarihinde taraflarınca başvuruda bulunularak takip tarihinden önce yapılan ödemeleri faize ve masraflara mahsup etme,

farkı talep etme hakları saklı kalmak kaydı şartı ile dosyaya konu edilen alacak ile ilgili takip tarihinden önce 28.01.2011 tarihinde bankaya toplam 27.803,12 TL ödenmesine rağmen sehven bu miktar mahsup edilmeden borçlular aleyhine taraflarınca takip başlatıldığını, dosya hesabı yapılırken takip tarihinden önce yapılan bu ödemenin dikkate alınmasını talep ettiklerini bildirdiklerine ilişkin beyanlarının bilirkişi raporunda belirtildiğini, davacı ...'nin takip tarihinden sonra maaşından yapılan kesintilerin tamamının icra müdürlüğü dosyasına yapıldığını,

TBK'nun 100. maddesi gereğince yapılan tahsilatların faiz ve masraflara mahsubu ile güncel alacaklarının çok fazla olacağının açık bulunduğunu, nedenle maaş haczi kesintilerinden yapılan tahsilatlar ile takibe konu alacağın sona ermediğini, alacak hesabı yapılırken takip tarihi itibariyle gayrı nakit alacak bulunduğundan takip sırasında nakde dönüşen bu alacağın dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişinin nakde dönüşen bu alacağı hatalı değerlendirme ile bankanın davacılardan talep hakkı bulunmadığı değerlendirmesini yaptığını, ödeme tarihinden itibaren müvekkilinin faiz ve BSMV hakkı bulunacağının göz ardı edildiğini,

bilirkişi raporunda çek yaprakları için dava dışı ...'nın sorumluluğu bulunmakla birlikte kredi borcu için kefil veren kişilere neye dayanarak gittiğinin ve kredi borcu için kefil olan kişilerin söz konusu borcu üstlendiğine dair dava dosyasında herhangi bir açıklık bulunmadığı,

bu nedenle söz konusu talebin takdiri mahkemeye ait olmak üzere taraflarınca kabul görmediğinin belirtildiğini, müvekkilinin belirtilen sözleşmenin tamamı ve özellikle sözleşmenin 13. ve 57. maddesine dayanarak davacılardan çek yaprakları için depo isteminde bulunduğunu, müvekkilinin müşteriden çek sorumluluk beledilinin depo edilmesini talep etmeye her zaman ve herhangi bir neden göstermeksizin yetkili bulunduğunu, davacı kefillerin işbu genel kredi ve teminat sözleşmesinin tamamını okuduklarını her sayfayı ayrı ayrı imza veya paraf etmeye gerek olmadığını, tüm sözleşme hükümlerinin haklarında geçerli olacağını kabul ve beyan ettiklerini,

bilirkişlerden ek rapor alınarak sözleşmenin tamamı ve özellikler 13. maddesi ve 57. maddesi dikkate alınarak gayrnakit alacak ile ilgili istemleri yönünden rapor düzenlemelerine karar verilmesi gerektiğini, gayrinakit alacak takip devam ederken nakde dönüştüğü takdirde, nakde dönüştürme tarihinde bankaca ödenen tutarın, nakde dönüştüğü tarihten ödeninceye kadar yıllık%94,50 temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi ile birlikte ödenmesinin istendiğini,

müvekkilinin kanun hükmü ve TCMB’nin söz konusu tebliğleri uyarınca kredi borçluları tarafından müvekkili bankaca verilen ve halen iade edilmeyen takip tarihi itibarıyla 13 adet çek ile ilgili müvekkili bankanın riski bulunduğunu, bilirkişinin gayri nakdi risk ile ilgili tespitlerinin hatalı olduğunu, mahkemece 2.180,00 TL gayrı nakdi alacak yönünden davanın konusuz kaldığı tespitinin hatalı bulunduğunu, çeklerin zamanaşımı sürelerinin dolmadığını, çeklerin borçluya teslim tarihi 20.08.2009 olup, henüz zaman aşımının dolmadığının basit hesaplama ile açıklığa kavuşacak nitelikte bulunduğunu,

müvekkilinin gayri nakdi riski dava dışı asıl borçlu şirket ile davacılardan talep hakkı bulunduğunu, davacılardan alacaklarının halihazırda devam ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; önceki rapora karşı yapılan itirazlarının 11.06.2018 tarihli raporda da karşılanmayarak neticesiz bırakıldığını, bu raporla da bilirkişinin menfi tespit davasında haklı olduklarını ortaya koyduğunu, bilirkişi kurulunun ticari borç kabul ettiğinden %94,5 faiz oranı belirleyerek TBK'nun 120. maddesinin uygulama alanı bulmayacağını belirttiğini, takip tarihinden dava tarihine kadar yapılan toplam 13.269,50 TL ödemelerin devamlı olarak haksız ve fahiş faize sayılıp netice itibariyle 25.09.2017 tarihli raporda dava tarihi itibariyle dosya hesabının 30.223,63 TL'ye ulaşacağına,

11.06.2018 tarihli raporda ise dava tarihi itibariyle dosya hesabının 29.930,64 TL'ye ulaşacağına dair rapor düzenlediklerini, itirazları baki kalmak kaydıyla 11.06.2018 tarihli rapor esas alınarak karar verilmesi halinde davanın kısmen kabulü ile, takip dosyasında asıl alacağın 9.118,32 TL, işlemiş faizin 10.536,98 TL, takip çıkışının ise 11.810,89 TL olarak düzeltilmesi,

fazlaya ilişkin talepler yönünden müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile takibin fazlaya ilişkin kısımlar yönünden iptaline karar verilmesi gerektiğini, genel işlem koşulları yönünden geçerliliğin tespiti için yazı ve imza incelemesi yapılması taleplerinin mahkemece göz ardı edilerek eksik ve hatalı incelemeyle hüküm kurulduğunu, genel kredi ve teminat sözleşmesiyle ilgili sahtelik iddiasında bulunduklarını, bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, buna rağmen kök bilirkişi raporunun 13. sayfasındaki açıklamalardan genel kredi sözleşmesinin dosyaya sunulmadığının anlaşıldığını,

müvekkillerinin bu şartlar altında bir kefalet sözleşmesi imza etmediklerini, mahkemece bu husus göz ardı edilerek müvekkilleri aleyhine hukuka aykırı olarak hüküm tesis edildiğini, bahse konu genel kredi sözleşmesinin 1. sayfası incelendiğinde "kredi limiti-100.000,00 TL(yüzbin TL)" kısmının boş bırakıldığı ve sonradan doldurulduğunun açık olduğunu, hiçbir şekilde bu bölümde müvekkillerinin paraf/imzası bulunmadığı gibi müvekkillerinin yazısı da olmadığını, bu yazının müvekkillerine ait olmadığının son sayfanın incelenmesinden de açık ve net olarak anlaşılabileceğini, sözleşmenin bu kısmının sonradan doldurulduğu açık olup,

gerek TBK hükümlerine göre, gerekse mülga BK'nun 484. hükümlerine göre "kefilin mesul olacağı muayyen bir miktar iradesi" şartını taşımadığını, bu hususta genel kredi sözleşmesinin aslı celbedilerek kefilin sorumlu olacağı miktar olan 100.000 TL (yüzbin tl) yazılarının müvekkillerinin eli mahsulü olup olmadıklarının tetkiki gerektiğini, %94.5 faiz oranının hukuka aykırı olduğunu, TBK'nun 120.

Maddesinin uygulanması gerektiğini, sırf sözleşmede %94,5 faiz oranı yazıyor olması, mahkemenin sadece buna dayalı olarak bu oranın uygulanmasını gerektirmediğini, esasen bu kredide akdi faiz oranının %24 olduğunu, akdi faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, söz konusu yönden de mahkemece herhangi bir gerekçe sunulmadan itirazlarının aksine usul ve yasaya aykırı olarak müvekkilleri aleyhine hüküm tesis edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3066 sayılı icra takip dosyası, hesap kat ihtarnameleri, genel kredi sözleşmesi, yargılama aşamasında hukukçu ve bankacı bilirkişi heyetinden alınan 13/10/2015 tarihli kök, 04/04/2016 tarihli birinci ek, 30/11/2016 tarihli ikinci ek rapor, anılan bilirkişi heyetine bankacı bilirkişi ilavesiyle oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 25/09/2017 tarihli kök, 11/06/2018 tarihli ikinci kök raporu hazırlayan iki bankacı bilirkişi heyetinden alınan birinci ek, 11/09/2019 tarihli ikinci ek rapor, Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2011/1065 sayılı icra takip dosyası,

Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2011/4145 sayılı icra takip dosyası, ... tarafından gönderilen ihtarname sureti, ipotek belgeleri, ... kefalet taahhütnamesi, davalı banka ile davalı ... arasındaki yazışma suretleri, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/387 Esas 2014/202 Karar sayılı karar sureti, ... tarafından yapılan ödemeye ilişkin dekont sureti, hesap ekstreleri, ödeme planları, davalı banka müzekkere cevabı, istinaf aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 11/01/2023 tarihli ön rapor, 17/04/2023 tarihli kök, 22/12/2023 tarihli ek rapor dosya içerisinde yer almaktadır.

Davacılar vekili yargılama aşamasında sundukları 21/04/2015 tarihli talep açıklama dilekçesi ile dava değerinin 51.853,10 TL olduğunu bildirmiştir.

Dava konusu Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3066 sayılı icra takip dosyası ile alacaklı davalı banka tarafından davacılar ve dava dışı asıl borçlu şirket aleyhine toplam 49.673,10 TL nakit alacağın tahsili, 2.180,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talebi ile genel kredi sözleşmesi dayanak yapılarak ilamsız icra takibi yapıldığı, alacaklı davalı banka vekilinin icra dosyasına 19/12/2012 tarihli başvurusu ile takip tarihinden önce 28/01/2011 tarihinde bankaya toplam 27.803,12 TL ödendiği, bu miktar sehven mahsup edilmeden takip başlatıldığı belirtilerek dosya hesabı yapılırken takip tarihinden önce yapılan bu ödemelerin dikkate alınmasının talep edildiği anlaşılmıştır.

Davacı ...'nin maaşına konulan haciz nedeniyle yapılan kesintilerin dava konusu icra takip dosyasına yattığı dosya içeriğiyle sabittir.

Takip dayanağı 05/03/2009 tarihli genel kredi sözleşmesinin davalı banka ile dava dışı ... ... Ltd. Şti. arasında 100.000,00 TL limitli olarak akdedildiği, davacıların sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefaletin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga BK'nun 484 vd. maddelerinde yer alan şekil koşullarına uygun olduğu görülmüştür.

Davalı banka tarafından davacılar ve dava dışı asıl borçluya 19/01/2011 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilerek 24 saatlik atıfet süresi içerisinde 38.316,28 TL nakit alacağın ödenmesi, 2.000,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiştir. Anılan ihtarname dava dışı asıl borçlu şirketin sözleşmedeki adresine bila tebliğ olduğu, davacı ...'ye 24/01/2011 tarihinde tebliğ edildiği, diğer davacıya ise bila tebliğ olduğu anlaşılmıştır.

Dava dışı asıl borçlu ile davacılara davalı banka tarafından gönderilen 19/01/2011 tarihli ikinci ihtarname ile de 38.316,28 TL nakit alacağın ödenmesi, 2.000,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiş, atıfet süresi olarak da 24 saat verilmiştir. Anılan ihtarname davacı ...'ye 26/01/2011 tarihinde, diğer davacıya ise 24/01/2011 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.

Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2011/1065 sayılı icra takip dosyası ile, davalı ... A.Ş. tarafından dava dışı ... ... Ltd. Şti. ve ... aleyhine toplam 35.365,92 TL alacağın tahsili talebiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığı, 121.453,43 TL ihale bedelinin 20/10/2014 tarihinde icra dosyasına aktarıldığı anlaşılmıştır.

Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2011/4145 sayılı icra takip dosyası ile, davalı ... A.Ş. tarafından dava dışı ... ile davacılar aleyhine toplam 35.365,92 TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi yapıldığı, 25/11/2014 tarihinde anılan icra dosyasında 20.808,61 TL tahsilat yapıldığı görülmüştür.

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/387 Esas 2014/202 Karar sayılı dosyasında, davacı ... tarafından dava dışı ipotek borçlusu ... aleyhine işbu dava konusu olmayan Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2011/1065 sayılı icra takip dosyasında ipotek borçlusunun icra takibine itirazının iptali talebi ile dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin temyiz kanun yoluna başvurduğu, kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği dosya içeriğiyle sabittir.

Davalı ... tarafından davalı bankadaki dava dışı asıl borçlu şirket hesabına davacıların müteselsil kefili olduğu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç nedeniyle 28/01/2011 tarihinde 27.803,12 TL ödenmiştir.

Yargılama aşamasında alınan birinci bilirkişi kök raporunda, genel kredi sözleşmesinin 45. maddesinde temerrüt faiz oranının %94,50 olarak belirlendiği, davalı bankanın takip tarihi itibarıyla toplam 14.672,88 TL alacaklı olduğu, davacı ...'nin maaşından 25/03/2014 tarihi itibarıyla 13.856,00 TL kesinti yapıldığı, çek deposundan davacı kefillerin sorumlu olmadığı, ... tarafından yapılan takip dosyasında yapılan tahsilatların işbu dava konusu asıl alacaktan mahsup edilemeyeceği tespit edilmiştir.

İtirazlar üzerine alınan birinci ek raporda, davacılar adına ...'den 28/01/2011 tarihinde bankaya ödenen 27.803,12 TL ile davacı ...'ye ait maaş haczinden ödenen 13.269,50 TL tahsilat dikkate alındığında davalı bankanın nakdi krediden doğan 25.850,78 TL, çek ödemesinden doğan 1.213,87 TL alacağı bulunduğu, toplam alacağın 27.064,65 TL bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiş, itiraz üzerine alınan ikinci ek raporda dava tarihi itibarıyla davalı bankanın 11.126,31 TL asıl alacak, 1.213,87 TL çek ödemesinden kaynaklanan alacak, 27.630,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.757,21 TL alacağı bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.

Yargılama aşamasında alınan ikinci bilirkişi heyeti kök raporunda, %94,50 temerrüt faiz oranının TCMB'ye bildirilen en yüksek faizin %50 fazlası olduğu, davalı bankanın dava tarihi itibarıyla 30.223,63 TL alacaklı bulunduğu, faiz oranının %94,50 olacağı, davacıların gayri nakdi kredi borcundan sorumlu olduklarına ilişkin dosyada bilgi bulunmadığı, ...'nin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipten dolayı tahsil edilen paraların asıl borca mahsup edilemeyeceği tespit edilmiştir.

İtirazlar üzerine alınan birinci ek raporda, dava tarihi itibarıyla davalı bankanın 9.118,32 TL asıl alacak, 19.821,26 TL işlemiş faiz, 991,07 TL BSMV olmak üzere toplam 29.930,64 TL alacaklı olduğu, çek yapraklarından davacıların sorumluluğuna ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla davalı bankanın 9.118,32 TL asıl alacak, 2.285,19 TL işlemiş faiz, 114,26 TL BSMV, 292,99 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 11.810,76 TL alacaklı olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.

Alınan ikinci ek raporda kök rapordaki görüş tekrar edilerek davalı bankaca teslim edilen çek karnelerinin 3167 sayılı Kanun döneminde basıldığı ve teslim edildiği, davalı bankadan alınan çek raporunda söz konusu iade edilmeyen 13 adet çek yaprağıyla ilgili 3167 sayılı Kanun döneminde basılan çeklerle ilgili sorumluluğunun 30/06/2018 tarihinde sona erdiği tespit edilmiştir.

İstinaf aşamasında Dairemizce davalı banka genel müdürlüğüne temerrüt tarihi itibarıyla banka tarafından fiilen uygulanan en yüksek kredi faiz oranlarını gösteren bilgi ve belgelerin ticari sır gözetilerek kredi kullandırılan firmaların isimleri gizlenmek suretiyle birer örneğinin sunulması için çıkarılan muhtıraya rağmen temerrüt tarihi itibarıyla banka tarafından fiilen uygulanan en yüksek kredi faiz oranları Dairemize bildirilmemiştir.

Dairemizce alınan üçüncü bilirkişi kök raporunda, davacı ...'nin 26/01/2011 tarihinde temerrüte düştüğü, diğer davacıya ihtarnamenin bila tebliğ olduğu, takiple temerrütün oluştuğu, takip tarihi itibarıyla davacı ...'nin davalı bankaya %94,50 faiz oranına göre hesaplama yapıldığında 10.513,16 TL asıl, 2.885,62 TL işlemiş faiz, 144,28 TL BSMV, 292,99 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 13.836,05 TL borçlu olduğu,

kredilere uygulanan %22,20 faiz oranının %50 fazlası olan %33,30 oranı üzerinden hesaplama yapıldığında 10.513,16 TL asıl, 1.178,20 TL işlemiş faiz, 58,91 TL BSMV, 292,99 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 12.043,26 TL borçlu olduğu, avans faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığında 10.513,16 TL asıl, 818,97 TL işlemiş faiz, 40,94 TL BSMV, 292,99 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 11.666,06 TL borçlu olduğu, davacı ...'nin takip tarihi itibarıyla 10.513,16 TL asıl, 843,17 TL işlemiş faiz, 42,16 TL BSMV, 292,99 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 11.691,48 TL borçlu olduğu,

dava tarihi itibarıyla ise davacı ...'nin davalı bankaya %94,50 faiz oranına göre hesaplama yapıldığında 11.013,16 TL asıl, 26.948,51 TL işlemiş faiz, 1.347,43 TL BSMV olmak üzere toplam 39.309,10 TL borçlu olduğu, kredilere uygulanan faiz oranları üzerinden tespit olunan oranlara göre hesaplama yapıldığında 11.013,16 TL asıl, 2.319,73 TL işlemiş faiz, 115,99 TL BSMV olmak üzere toplam 13.448,88 TL borçlu olduğu, avans faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığında 8.004,67 TL asıl borçlu olduğu,

davacı ...'nin dava tarihi itibarıyla davalı bankaya %94,50 faiz oranına göre hesaplama yapıldığında 11.013,16 TL asıl, 24.906,06 TL işlemiş faiz, 1.245,31 TL BSMV olmak üzere toplam 37.164,53 TL borçlu olduğu, kredilere uygulanan faiz oranları üzerinden tespit olunan oranlara göre hesaplama yapıldığında 11.013,16 TL asıl, 1.984,70 TL işlemiş faiz, 99,24 TL BSMV olmak üzere toplam 13.097,10 TL borçlu olduğu, avans faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığında 8.030,09 TL asıl borçlu olduğu, dava tarihi itibarıyla gayri nakdi alacaktan davacı kefillerin sorumlu olduğuna ilişkin sözleşmede açık hüküm bulunmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir.

İtiraz üzerine alınan ek raporda, takip tarihi itibarıyla davacı ...'nin davalı bankaya sözleşmesel akdi faiz oranları üzerinden tespit olunan oranlara göre hesaplama yapıldığında 10.513,16 TL asıl, 1.178,20 TL işlemiş faiz, 58,91 TL BSMV, 292,99 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 12.043,26 TL borçlu olduğu, avans faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığında 10.513,16 TL asıl, 818,97 TL işlemiş faiz, 40,94 TL BSMV, 292,99 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 11.666,06 TL borçlu olduğu,

davacı ...'nin takip tarihi itibarıyla 10.513,16 TL asıl, 843,17 TL işlemiş faiz, 42,16 TL BSMV, 292,99 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 11.691,48 TL borçlu olduğu, dava tarihi itibarıyla ise davacı ...'nin davalı bankaya sözleşmesel akdi faiz oranları üzerinden tespit olunan oranlara göre hesaplama yapıldığında 11.013,16 TL asıl, 2.319,73 TL işlemiş faiz, 115,99 TL BSMV olmak üzere toplam 13.448,88 TL borçlu olduğu, avans faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığında 8.004,67 TL asıl borçlu olduğu,

davacı ...'nin dava tarihi itibarıyla davalı bankaya sözleşmesel akdi faiz oranları üzerinden tespit olunan oranlara göre hesaplama yapıldığında 11.013,16 TL asıl, 1.984,70 TL işlemiş faiz, 99,24 TL BSMV olmak üzere toplam 13.097,10 TL borçlu olduğu, avans faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığında 8.030,09 TL asıl borçlu olduğu, dava tarihi itibarıyla gayri nakdi alacaktan davacı kefillerin sorumlu olduğuna ilişkin sözleşmede açık hüküm bulunmadığı tespit edilmiştir.

Davacı yan, dava dışı şirket ile davalı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde kefaletlerinin bulunduğunu, davalı banka lehine tesis edilen ipotek ve ... kefaleti olduğunu, davalı banka tarafından aleyhlerine yapılan ödemeler mahsup edilmeden icra takibi başlatıldığını, faiz oranının fahiş bulunduğunu, başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığını iddia etmiş, davalı banka işbu dava tarihinden önce, dava konusu icra takip tarihinden sonra,

takip tarihinden önce yapılan bir kısım ödeme mahsup edilmeden sehven icra takibi yapıldığının icra dosyasına bildirildiğini, yapılan diğer tahsilatların dava konusu icra dosyasında yapıldığını, hukuki yarar bulunmadığını savunmuş, davalı ... ise davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı banka aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 27.803,12 TL yönünden davacıların dava açmakta hukuki yararının olmaması nedeniyle davanın reddine, gayri nakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, 1.937,61 TL asıl alacak 7.709,02 TL işlemiş faiz, 412,59 TL BSMV toplamı olan 10.059,22 TL alacak yönünden davacıların davalıya Kayseri 4. İcra Müdürlüğü 2011/3066 sayılı dosyasında borçlu olmadıklarının tespitine, takibin bu miktar yönünden iptaline,

fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında davalı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen 05/03/2009 tarihli genel kredi sözleşmesinde davacıların kefaletinin bulunduğu, davalı bankanın kredi borcunun ödenmediği iddiasıyla kredi hesabını kat ettiği, kredi alacağının tahsili talebiyle davacılar ve dava dışı asıl borçlu aleyhine icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

İstinaf itirazları kapsamında uyuşmazlık, davacıların genel kredi sözleşmesinde yer alan kefaletlerinin yasanın aradığı şekil koşullarına uygun olup olmadığı, uygun ise dava tarihi itibarıyla genel kredi sözleşmesi nedeniyle davacıların davalı bankaya borçlu olup olmadığı, borçlu değil iseler miktarı, uygulanması gereken faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır.

Davalı ... A.Ş. hakkında açılan dava ilk derece mahkemesince husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olup, anılan karara yönelik taraf vekillerince yapılan bir istinaf başvurusu bulunmadığından anılan davalı hakkında verilen kararın kesinleştiği gözetilerek Dairemizce yapılan duruşmalı inceleme sonunda anılan davalı hakkında açılan davaya ilişkin yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.

Davacılar vekilinin kefaletin geçersizliğine yönelik istinaf itirazlarının öncelikle incelenmesi gerekmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere, davacıların davalı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında akdedilen 05/03/2009 tarihli genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunmaktadır. İstinaf aşamasında genel kredi sözleşmesinin aslının Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/387 Esas sayılı dosyasına sunulduğu bildirildiğinden anılan mahkemeden sözleşmenin tüm sayfalarının okunaklı bir sureti celp edilerek dosyaya kazandırılmıştır.

Davacıların kefalet imzalarına yönelik bir inkarları bulunmamaktadır. Davacılar vekili sözleşme limitinin sonradan doldurulduğunu, limit yazısının davacıların eli ürünü olmadığını, limit yazısı yanında davacıların imza ve paraflarının bulunmadığını ileri sürmüştür.

Dairemizce verilen süre içerisinde de davacılar vekilince verilen süre içerisinde beyanda bulunulup açıkça imza inkarı dile getirilmemiştir.

Dava konusu icra takibine dayanak 05/03/2009 tarihli genel kredi sözleşmesinde davacıların kefalet imzalarının bulunduğu sayfada kefalet limitinin ayrıca yer almadığı görülmüş ise de, sözleşmenin ilk sayfasında sözleşme limiti olarak 100.000,00 TL yazılıdır.

Takip dayanağı genel kredi sözleşmesi 05/03/2009 tarihli olup, sözleşmede yer alan kefaletin geçerliliğine ilişkin şekil koşullarına uygun olup olmadığı, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga BK'nun 484 vd. maddeleri hükümleri gözetilerek incelenmelidir.

Bilindiği üzere 6101 sayılı TBK'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 1. maddesine göre TBK'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanır.

6101 sayılı TBK'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 7. maddesinde 6098 sayılı TBK'nun derdest davalara uygulanması ile ilgili düzenleme yapılmışsa da bu hüküm 818 sayılı BK'na uygun olarak kurulan kefaletin kamu düzenine aykırı olduğu sonucunu doğurmayacağından somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır.

Takip dayanağı 05/03/2009 tarihli genel kredi sözleşmesinde kredi limiti 100.000,00 TL olarak belirtilmiştir. Mülga BK'nun 484. maddesi hükmü uyarınca kefalet limiti bu sözleşmede açıkça yazılı değil ise de Yargıtay'ın 12.04.1944 tarihli ve 14/13 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetildiğinde genel kredi sözleşmesinin ilk sayfasında sözkonusu kredi limiti yazılı olup, bu şekilde borç miktarı belli olduğuna göre davacı kefillerin anılan sözleşmedeki kefaletinin geçersiz olduğu ileri sürülemeyecektir (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 04/12/2018 tarih ve 2017/4303 Esas 2018/6291 Karar, 20/02/2014 tarih ve 2013/17460 Esas 2014/3325 Karar sayılı ilamları).

Davacılar vekilinin diğer istinaf itirazları ile davalı banka vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı yan dava dilekçesinde ve aşamalarda takibe konu borca ilişkin yapılan ödemeler mahsup edilmeden icra takibi başlatıldığını, takip nedeniyle borcun bulunmadığını iddia etmiştir.

Dava konusu Kayseri 4. İcra Müdürlüğünün 2011/3066 sayılı icra takip dosyasında 49.673,10 TL nakit alacağın tahsili ile 2.180,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiştir. Davacılar tarafından işbu dava takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılmış olup, davacılar vekili tarafından ibraz edilen 21/04/2015 tarihli talep açıklama dilekçesi ile dava değerinin takipte talep edilen nakit ve gayri nakit alacak toplamı olan 51.853,10 TL olduğu bildirilmiştir.

Anılan icra takip tarihi 29/01/2011 olup, takip tarihinden sonra, işbu dava tarihi olan 14/11/2014 tarihinden önce, 19/12/2012 tarihinde alacaklı davalı banka tarafından icra müdürlüğüne başvurularak takip tarihinden önce 28/01/2011 tarihinde bankaya toplam 27.803,12 TL ödendiğini, sehven mahsup yapılmadan takip başlatıldığını, dosya hesabı yapılırken takip tarihinden önce yapılan bu ödemenin dikkate alınması gerektiğini bildirmiştir.

Bu durumda mahkemece, takip tarihinden önce yapılan 27.803,12 TL ödeme davalı banka tarafından işbu dava tarihinden önce icra dosyasına bildirildiğinden davacıların anılan miktar yönünden işbu menfi tespit davasını açmakta hukuki yararları bulunmadığı, hukuki yararın HMK'nun 114/1.h maddesi uyarınca dava şartı olup mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği gözetilerek anılan miktar yönünden açılan davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Öte yandan, dava konusu icra takibinde çekten kaynaklanan 2.180,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiştir. 5941 sayılı Kanuna 6273 sayılı Kanununun Geçici 3. maddesi uyarınca bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3. maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/06/2018 tarihinde sona erecektir.

Hal böyle olunca, mahkemece işbu dava tarihi olan 14/11/2014 tarihinden sonra yargılamanın devamı sırasında davalı bankanın çekten kaynaklanan sorumluluğunun 30/06/2018 tarihinde sona erdiği anlaşıldığından 2.180,00 TL gayri nakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gibi, anılan miktar yönünden genel kredi sözleşmesinde kefil olan davacıların çekten kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesinden sorumlu olduklarına ilişkin açık bir sözleşme hükmü bulunmadığı, dava tarihi itibarıyla anılan miktar yönünden davacıların işbu menfi tespit davasını açmakta haklı olduklarının yargılama giderlerine ilişkin hüküm kurulurken dikkate alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Fazlaya ilişkin kısım yönünden ise, taraflar arasında uygulanması gereken temerrüt faiz oranı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Dava konusu icra takibinde davalı banka tarafından talep edilen temerrüt faiz oranı %94,50'dir.

Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 45/2. maddesinde kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın bankanın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %50 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Davalı banka anılan hükme dayanılarak tespit edilen oranın %94,50 olduğunu ileri sürmektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih 2022/3534 Esas 2023/7327 Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir.

İspat yükü kendisinde olan davalı banka tarafından davacıların temerrüt tarihlerinde fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı gibi, halen bankanın TCMB'ye bildirdiği ancak fiilen uyguladığını belgeleyemediği faiz oranı üzerinden temerrüt faiz oranının tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Nitekim istinaf aşamasında davalı banka genel müdürlüğüne yazılan muhtıraya rağmen fiilen uygulanan en yüksek faiz oranına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge dosyaya ibraz edilmemiştir.

Hal böyle olunca, davalı bankanın davacıların temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranını bildirmediği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca davalı bankanın TCMB'ye bildirdiği en yüksek faiz oranının fiilen uygulandığı ispatlanmadığı sürece temerrüt faiz oranının belirlenmesinde esas alınamayacağı, davalı bankanın işbu dava konusu icra takibine dayanak genel kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı asıl borçluya kullandırdığı kredi ilişkisinde uyguladığı akdi faiz oranının %22,40 olduğu,

bu oranın avans faiz oranının üzerinde olması nedeniyle 3095 sayılı Kanun gereğince esas alınması gerektiği, davacıların borçlu olmadığı miktar tespit edilirken %22,40 oranının temerrüt faiz oranı olarak esas alınması gerektiği gözetilmeden davalı bankanın TCMB'ye bildirdiği oran esas alınmak suretiyle temerrüt faiz oranı tespit ederek bu oran uygulanmak suretiyle davalı bankanın davacılardan alacaklı olduğu miktarı tespit eden bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine göre temerrüt tarihindeki fiilen uygulanan faiz oranının sözleşme tarihindeki orandan daha düşük veya yüksek olduğu saptanamadığına göre, sözleşmesel hakkını kullanabilmesi için uyguladığı fiili faiz oranını bildirmeyerek temerrüt tarihindeki faiz oranını ispatlayamaz. Davalı bankanın sözleşme tarihindeki faizi talep hakkı bulunmamaktadır.

İstinaf aşamasında alınan bilirkişi ek raporu ile takip tarihi itibarıyla sözleşmesel akdi faiz oranları üzerinden tespit olunan oranlara göre hesaplama yapıldığında takip tarihi itibarıyla davalı bankanın 10.513,16 TL asıl, 843,17 TL işlemiş faiz, 42,16 TL BSMV, 292,99 TL ihtarname masrafı alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.

Dairemizce alınan bilirkişi ek raporundaki sözleşmesel akdi faiz oranı üzerinden yapılan hesaplama ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. Anılan rapor hükme esas alınmak suretiyle davacıların takip tarihi itibarıyla takip talebinde yer alacak alacak kalemleri karşılaştırılmak suretiyle davalı bankaya %22,40 temerrüt faizi işletilmek suretiyle 9.693,81 TL işlemiş faiz, 484,69 TL BSMV olmak üzere toplam 10.178,50 TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitine, fazlaya ilişkin kısmın reddine hükmetmek gerekmiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalı banka hakkındaki davanın kısmen kabulüne ilişkin kararında isabet görülmediğinden davacılar vekili ile davalı banka vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... A.Ş. hakkında karar kesinleştiğinden anılan davalı hakkında açılan davaya ilişkin yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı banka hakkında açılan davada 27.803,12 TL yönünden davacıların dava açmakta hukuki yararının olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokulğu nedeniyle reddine, gayri nakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, fazlaya ilişkin kısım yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A)1-Davacılar vekili ve davalı ... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı KISMEN KABULÜNE,

2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/03/2019 tarih 2014/1003 Esas 2019/227 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, sair istinaf itirazlarının reddine,

3-Davalı ... A.Ş. hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı kesinleştiğinden anılan davalı hakkında açılan davaya ilişkin yeniden karar verilmesine yer olmadığına,

B)1-Davalı ... bankası A.Ş. aleyhine açılan davada

-2.180,00 TL gayri nakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında

karar verilmesine yer olmadığına,

-27.803,12 TL asıl alacak yönünden açılan davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine,

-Fazlaya ilişkin kısım yönünden davanın kısmen kabulüne, davacıların Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3066 sayılı takip dosyasında takip tarihi itibarıyla davalı bankaya %22,40 temerrüt faizi işletileceğinden 9.693,81 TL işlemiş faiz, 484,69 TL BSMV olmak üzere toplam 10.178,50 TL yönünden davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin kısmın reddine,

2-Alınması gerekli 844,20 TL karar ilam harcının peşin alınan 886,00 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 41,80 TL'nin talep halinde davacılara iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan 844,20 TL peşin harç, 25,20 TL başvurma harcının davalı ... Bankası A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine,

4-Davacılar tarafından yargılama aşamasında yapılan 204,40 TL tebligat ve posta masrafı, 1.900,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.104,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan 501,56 TL'sinin davalı ... Bankası A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı ... Bankası A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 12.358,50 TL vekalet ücretinin davalı ... Bankası A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine,

7-Davalı ... Bankası A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak anılan davalıya verilmesine,

8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,

C)1-Davacılar tarafından yatırılan 44,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacılara iadesine,

2-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 237,58 TL posta ve tebligat gideri, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.858,88 TL yargılama giderinin davadaki haklılık durumu gözetilerek 443,04 TL'sinin davalı ... Bankası A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,

3-Davalı ... Bankası A.Ş. tarafından yatırılan toplam 171,90 TL istinaf karar harcının talebi halinde anılan davalıya iadesine,

4-Davalı ... Bankası A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 71,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 192,80 TL yargılama giderinin davadaki haklılık durumu gözetilerek 146,85 TL'sinin davacılardan müteselsilen alınarak anılan davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın anılan davalı üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf aşamasında birden fazla duruşma yapılmış olmakla davadaki haklılık durumu gözetilerek kendisini vekil ile temsil ettiren davacılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Bankası A.Ş.'den tahsili ile davacılara verilmesine,

6-İstinaf aşamasında birden fazla duruşma yapılmış olmakla davadaki haklılık durumu gözetilerek kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... Bankası A.Ş. yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen tahsili ile anılan davalıya verilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 361. maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu miktar itibariyle kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. 24/09/2024

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Takip tarihinden önce temerrüte düşen davacı ...'nin temerrüt tarihi ile takip tarihine kadar işlemiş faizin davalı banka tarafından benzer kredilere fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı esas alınarak anılan oran üzerinden gks'de yer alan hüküm uyarınca %50 ilavesi ile bulunacak oran üzerinden hesaplanması gerekmekte ise de,

davalı bankanın benzer kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının davalı banka tarafından ispat edilemediği durumda uygulanması gereken temerrüt faizinin taraflar arasındaki kredi ilişkisinde uygulanan akdi faiz oranı esas alınmak suretiyle bu orana gks'de yer alan hüküm uyarınca %50 ilave edilmek suretiyle temerrüt faiz oranı tespit edilip, bu oran üzerinden hesaplama yapılması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne bu nedenle katılamamaktayım. 24/09/2024

Üye-

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2020/69, K. 2024/963, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/69
Karar No
2024/963
Tarih
24 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2020/69 K.2024/1214
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/97 K.2024/667
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/100 K.2024/619
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/104 K.2024/949
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/105 K.2024/548
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/107 K.2024/603

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.