KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2021/1776 E., 2024/1033 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekilleri
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Esas no
- 2021/1776
- Karar no
- 2024/1033
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/07/2021
- Numarası
- 2020/406 Esas 2021/499 Karar
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/09/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 08/10/2024
Karar Metni
1.707 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce duruşma açılmak suretiyle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı davalıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 20/07/2020 tarihinde gerçekleşen tek taraflı kazada hasarlandığını, durumun davalı sigorta şirketine ihbar edildiğinin ve bilaharede şirket aracının çalışması gerektiğinden Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/71 D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırılarak, davalıyla zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin başlatıldığını ancak anlaşmaya varılamadığını ve ödeme yapılmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutularak şimdilik 50.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilince 26/04/2021 tarihli dilekçesi ile dava değeri 80.782,05 TL'ye artırılmış, harcı tamamlanmıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davacı şirkete ait aracın müvekkili şirket nezdinde hasar tarihini kapsar şekilde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu , davacının kazayı kendilerine ihbar ederek müvekkilinin eksper atamasının yapmadan önce kötü niyetli olarak Sulh Hukuk Mahkemesinde tespit yaptırmasının TTK nun 1447.vd maddesinde düzenlenen bilgi verme ve sigortanın araştırma yaptırmasına izin verme ,
rizikonun gerçekleştiği veya diğer ilgili yerlerde sigortacının inceleme yapmasına izin vermekle ve kendisinden beklenen uygun önlemleri almakla yükümlü olduğu kuralına aykırı davrandığı gibi kasko sigortası genel şartlarına da bu nedenlerle aykırı davrandığından ve de usulüne uygun başvuru yapılmadığını, ferilerinden sorumlu tutulmayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacıya ait iken davalıya kasko sigortasıyla sigortalı aracın tek taraflı olarak gerçekleştirdiği kazada hasar gördüğü, kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile hasar giderim bedeli nazara alındığından vede aracın hasarlı haliyle de satıldığı görüldüğünden tamiratın ekonomik olduğu anlaşılmakla araç satış bedeli 50.000,00 TL nin kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa rayiç bedeli 99.000,00 TL den mahsubu ile bakiye kalan 49.000,00 TL zararın, davalı sigorta şirketinde poliçe kapsamında talep edebileceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 49.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 21/08/2020 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda aracın onarılmasının mümkün olduğu belirtilerek hasar bedelinin 80.782,05 TL olduğu tespit edilmesine rağmen mahkemece salt aracın onarılmaksızın satıldığından bahisle rayiç bedelden satış bedeli mahsup edilerek eksik tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/71 D. İş esas sayılı tespit dosyasında da aracın onarımının makul olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle onarım bedeline hükmedilmesi gerektiğini, aracın salt satılmış olmasının pert total işlemine tabi tutulmasını gerektirmeyeceğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, aracın 3.kişiye satılması nedeniyle davacının onarım bedelini talep etmesinin de mümkün olmaması nedeniyle davanın hukuki yarar nedeniyle reddi gerektiğini, hasar miktarının fahiş olduğunu, davacının aracı dava tarihinden sonra sattığı için artık mülkiyeti kendisinde olmayan araçla ilgili onarım bedeli talep edemeyeceğini,
aracın tamirinin ekonomik olacağı kabul edilmiş iken araç satış bedelinin sovtaj gibi kabul edilerek rayiç değerinden mahsup edilerek hüküm kurulmasının çelişkili olduğunu, bilirkişi raporunda poliçedeki %25 muafiyete ilişkin hükmün dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını, bu yöne ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, davadan önce müvekkili şirkete başvuru yapılmadığından aracı inceleme olanaklarının ortadan kaldırıldığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Kasko sigorta poliçesi, araca ait fotoğraflar, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/71 D.iş sayılı dosyası, 15/09/2020 tarihli araç satış sözleşmesi ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.
Ankara 12.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/17 D.İş sayılı dosyasının incelenmesinde; mahkemece atanan bilirkişi huzuru ile 23/07/2020 tarihinde adliye önüne çekiciyle getirilen ... plakalı araç başında keşifte yapılarak hazırlanan raporda ; araçtaki hasar bedelinin yedek parça ve işçilik gideri (56.146,94 TL +6.431,00 TL ) olmak üzere toplam 62.577,94 TL olarak tespit edildiği ve aracın hasarlı haline ilişkin resimlerininde çekilerek rapora eklendiği görülmüştür.
Ankara Altındağ Noterliğinin 15/09/2020 tarihli ve 20882 yevmiye nolu araç satış sözleşmesinin incelenmesinde; söz konusu aracın 50.000,00 TL bedelle davacı şirket tarafından ... ya satıldığı anlaşılmıştır.
Trafik polislerince düzenlenen maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağının incelenmesinde; 20/07/2020 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü olduğunu beyan eden ...'nün Keçiören Kaşıyaka Mahallesi Menderes Caddesi üzerinde seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek No:128 in önündeki isnat duvarına , aracının ön kısımlarıyla çarpması sonucu hasarlı trafik kazasının meydana geldiğinin belirtildiği görülmüştür.
Dosya kapsamından, davacıya ait ... plakalı otomobilin 12/09/2019-20 tarihleri arasında davalı nezdinde sigortalı olduğu , kaza başına maddi zararların 300.000,00 TL lik limitle teminat altına alındığı, aracın 20/07/2020 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada hasarlandığı, kazadan sonra 21/07/2020 tarihinde Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesine başvuru sonucu 23/07/2020 tarihinde sigortalı araç üzerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 04/08/2021 havale tarihli bilirkişi raporu ile araçta dava konusu kaza nedeniyle parça + işçilik bedellerinin toplam 62.577,94 TL olduğunun tespit edildiği,
sigortalı aracın 15/09/2020 tarihinde davacı tarafından dava dışı ... isimli kişiye satıldığı, gerek ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporları, gerekse de Dairemizce alınan 14/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesince kaza tarihinden hemen sonra ve araç üzerinden keşif yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporundaki parça bedelleri ve işçilik ücretlerinin kaza tarihi itibariyle rayiç değerlerine uygun olduğu, aracın pert total işlemine tabi tutulmasının mümkün olmadığı,
tamirinin ekonomik olacağı, değişmesi gereken parçalardan aracın yaşı ve hasarlı parçaların nitelikleri göz önüne alınarak değişen parçalardan takdiren %4 amortisman ve hurda bedeli düşülmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sonuç olarak araçta meydana gelen hasar miktarının KDV dahil toplam 60.331,00 TL olduğu,
taraflar arasında akdedilen kasko sigorta poliçesinin 4.2.maddesindeki "Her bir hasarda 1.800,00 TL tutarında genel muafiyet uygulanır" hükmü gereği tazminat tutarından 1.800,00 TL'nin mahsubu ile davacının talep edebileceği tazminat tutarının 58.531,00 TL olduğu anlaşılmakla davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
6102 sayılı TTK'nın "Tazminat Ödeme Borcu" başlıklı 1427/2.maddesinde; sigorta tazminatı veya bedelinin rizikonun gerçekleşmesine müteakip ve riziko ile ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446.maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiştir. Kazanın 20/07/2020 tarihinde meydana geldiği,
45 günlük süre de dikkate alındığında davalı yanın 21/08/2020 tarihi itibariyle temerrüte düştüğünden davacı yanın alacağına bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerekmektedir.
Diğer yandan, davacı yan, dava dilekçesinde hüküm altına alınan alacağa avans faiz işletilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'da düzenlenen ve mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda mahkemece hüküm altına alınan tazminata ticari faiz niteliğindeki avans faizi işletilmesi gerekmiştir (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2013 tarih ve 2013/10862 Esas 2013/13042 Karar).
Her ne kadar, taraflar arasında imzalanan kasko sigorta poliçesinin "Muafiyetler" başlıklı 4.2.maddesinde aracın davalı şirket ile anlaşması olmayan marka yetkili servislere gidilmesi durumunda hasar bedeli üzerinden %25 tenzili muafiyet uygulanacağı düzenlenmiş ise de, aracın onarımı yapılmadığı için söz konusu maddede öngörülen %25 muafiyetin uygulanması mümkün görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2021/1776, K. 2024/1033, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama