KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1778
- Karar No
- 2024/1200
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/11/2019
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Karar yazım tarihi
- 05/11/2024
Karar Metni
1.211 kelime·6 dk okuma
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
20/10/2016 tarihinde ....'un maliki olduğu sürücüsü .... olan ...... plakalı motosiklet ..... istikametinden .... istikametine, ortadan çift çizgiyle bölünmüş yol kenarındaki yolda kendi şeridinde seyir halinde iken, karşı yan ....'in sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı araç ... istikametinden seyir ile ... kavşağına geldiğinde yolu yeterince kontrol etmeden ... kavşağından sola dönüş yapmak isterken aracının ön kısımları ile çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, müvekkili ...’un ağır şekilde yaralandığını, karşı tarafın aracının davalılardan ...
Tarafından .... nolu poliçe ile sigortalandığını, kaza sonrası müvekkilinin ....
Hastanesine kaldırıldığını, müvekkilinin kolu ile vücudu arasındaki liflerinin koptuğunu, müvekkilinin kolunu kullanmaktan hala zorluk çektiğini, maddi tazminat talebine ilişkin karşı yan sigorta şirketine 28/12/2016 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketinin herhangi bir cevap vermediğini, bu nedenle davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 3.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen, 8.000,00 TL manevi tazminatın da davalı ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tahsilini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi özetle; kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit raporunda her ne kadar davacının kusursuz, müvekkilinin ise tam kusurlu olduğu belirtilmişse de bu kusur oranının doğru olmadığını, kaza esnasında davacı yanın üzerinde bulunduğu motosiklet güvenli sürüş kurallarından uzak olduğunu, kazada hem motosiklet sürücüsü hem de davacı kask takmayarak ve gerekli giyim kurallarına uymayarak tedbirsiz davrandıklarını, kaza sırasında oluşan maddi kayıplardan davalının kullandığı aracın trafik sigortasını yapan şirketin sorumlu olduğunu,
bu nedenle maddi kayıplarla ilgili olarak müvekkiline husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını, davacının kaza sonrası müvekkilinden şikayetçi olmadığını, daha sonra kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, bu nedenle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu sürücüsü ve sigortalı ... sevk ve idaresindeki .... plakalı araç için müvekkili şirketçe 03/06/2016 - 03/06/2017 tarihleri arasında .... nolu poliçe numarası ile karayolları zorunlu mali sorumluluk poliçesi düzenlendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limiti ile azami 310.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını, bu miktarın maksimum talep edilebilecek miktar olduğunu, müvekkili şirketin asım sorumluluğunun gerçek zarar üzerinden belirlenebileceğini, davacı taraf sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu iddia ettiğini,
ancak sigortalı araç sürücüsünün verdiği cevap dilekçesinde izah edildiği üzere kazanın meydana gelmesinde sigortalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, davacı kazaya karışan motosiklette yolcu konumunda olduğunu ve emniyet için gerekli hiçbir önlemi almamış olarak zararın meydana gelmesine sebep olduğunu, ne sürücü de ne de yolcuda kaza anında kask bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; "1-Maddi tazminat davası yönünden feragat nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine, davacı ile davalı ... şirketi arasında müteselsil sorumlu davalı ... Şirketi tarafından yapılan ödemeler karşılığı,davacı taraf davadan feragat ettiğinden; ayrıca davacı tarafın davalı ... şirketinden vekalet ücreti tahsil etmiş olduğundan; gerek davacılara ve gerekse davalı ... şirketi lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, 2-Davacı ...'un manevi tazminat talebinin kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline" karar verilmiştir.
Davacı vekili, altı numaralı karar ile davalı vekiline AAÜT. 6/1 ve HMK. 312 gereğince vekalet ücreti verilmesine hükmedilmiş olup, iş göremezliğe ilişkin davalarından feragatlerini sundukları 07.03.2019 tarihli duruşmada davalı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını belirttiğini, hal böyle olunca gerekçeli kararda davalı vekiline vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı ... vekili, davacının motosikletle seyahat ederken kullanması gereken kask, dizlik, kolluk gibi koruyucu donanım kullanmamış olmasının kaza sonrası oluşan zararın boyutunda etkili olduğu manevi tazminat belirlenirken Mahkemece göz ardı edildiğini, davacının kaza öncesinde de bir operasyon geçirdiğinin taraflarınca iddia edildiğini ancak müzekkere yazılan sağlık kurumlarından bu tedaviye ilişkin olumlu bir cevap gelmediğini, bu türden bir cevap gelmemiş olmasının, bu türden bir operasyonun olmadığı anlamına gelmeyeceğini, hükmedilen manevi tazminatın çok yüksek olduğunun davalının ekonomik durumu dikkate alındığında açıkça görüleceğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.
Mahkemece aldırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 10/04/2018 tarihli raporda davalının; "E cetveline göre %15.2 (yüzdeonbeşnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütala olduğunu" bildirmişlerdir.
Mahkemece aldırılan trafik bilirkişisi .... tarafından hazırlanan 21/06/2019 tarihli raporda özetle; "davalı sürücü ...'ın %100 kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'un kusursuz olduğunu, davacı ...'un kusursuz olduğunu bildirmiştir.
Buna göre davalının olayda %100 kusurlu olduğu, yaralanmanın derecesi ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları kazanın tarihi ve oluşa göre davalının manevi tazminata ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir.
Ancak davacının 07.03.2019 tarihli duruşmada sulh olduklarından maddi tazminat taleplerinden feragat ettiği, davalı vekilinin feragat yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını belirttiği halde davalı ... yararına vekalet ücreti takdiri doğru olmadığından kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1778, K. 2024/1200, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama