İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1005 K.2025/295

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi,…

Esas2022/1005Karar2025/295Tarih21 Mart 2025Okuma12 dk · 2.416 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1005 E., 2025/295 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
21 Mart 2025
Esas no
2022/1005
Karar no
2025/295
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
09/05/2019
Numarası
2014/694 Esas 2019/544 Karar
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
15/09/2014
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
21/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.416 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, asıl borçlu tarafından anılan sözleşme hükümleri gereğinin yerine getirilmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini ve akabinde başlatılan icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalıların müşterek borçlu - müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalamış olmaları nedeniyle bankanın rehni paraya çevirmeden önce doğrudan müteselsil kefile müracaat edebileceğini,

davalıların kefalet limitlerinin ve temerrüt faizi oranının sözleşme ile belirlenmiş olduğunu ve sözleşme ile belirlenmiş temerrüt faizi oranının uygulanmasında yasaya aykırı bir durum bulunmadığını iddia ederek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar ..., ..., ...

Ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle, bankanın öncelikle rehin varsa rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapması gerekirken hem rehinin paraya çevrilmesi yoluyla hem de ilamsız icra takibi yoluyla icra takibi başlatmış olmasının kötüniyetli olduğunu, sözleşmeler incelendiğinde hukuka uygun olarak müteselsil kefil alınmadığından dolayı ortada geçerli bir kefaletin bulunmadığının görüleceğini, usulüne uygun kefalet bulunmadığından kredi sözleşmelerinin davalı müvekkiller yönünden bağlayıcılığının bulunmadığını, yeni BK ile getirilen değişiklikler ve Bankacılık Kanunu ile Yargıtay Kararlarına göre müteselsil kefiller için;

eşin rızasının olması, kefilin kendi el yazılı ile tarih atması, kefalet süresini yazması, adına, soyadını, müteselsil ibaresini yazması, sorumlu olduğu azami miktarı belirtmesi, miktarın hem rakamla hem de yazı ile olması, yine kendi el yazısı ile lehine kefalet verilen borçlunun adının soyadının yazılması,

eş rızasının kefalet ile aynı anda olması ve kanunun aradığı şartlan taşıması gerektiğini, davalı ...'ın eşinin muvafakatinin bulunmadığını, eşinin okuma yazmasının olmadığını, kendi el yazısıyla tarih yazılmadığını, kefalet süresinin gösterilmediğini, ... da da aynı eksikliklerin mevcut olduğunu, ortada geçerli bir müteselsil kefalet söz konusu olmadığı için adi kefalet hükümlerinin uygulanması gerektiğini, adi kefalette ise asıl borçlu hakkında aciz vesikası temin edilmeden diğer kefillere gidilemeyeceğini,

kredi sözleşmesinde el yazısıyla yazılan ibarelerin ve imzaların mevekkillerine ait olup olmadığı hususunda imza ve yazı incelemesi yapılması gerektiğini belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalılardan ...'ya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmiş, davaya karşı cevap vermemiştir. .

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı ...'ın kefaletinin geçerli olduğu ve bilirkişi raporunda belirtilen nakit alacak miktarından sorumlu olduğu, yine davalı ...'ın kefaletinin geçerli olduğu, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere bu davalının yalnızca gayri nakdi teminat mektubu kredisinden kaynaklı toplam 67.417,55 TL'den sorumlu olup, 150.000,00 TL ipotek limitinin mahsubu ile bu davalı yönünden borcun söz konusu olmayacağı, taksitli ticari kredinin 26/04/2013 tarihli sözleşme kapsamında kullandırılmış olup, davalılar ...,

... ve ...'ün kefalet tarihlerinin belirtilmemesi ve ... ile ...'ün kefaletlerinde eş rızasının bulunmaması karşısında kefaletlerinin geçersiz olduğu, bu davalılardan taksitli ticari kredi alacağının talep edilemeyeceği, genel kredi sözleşmesinde kefillerin gayri nakit depo talebinden sorumlu olduklarına dair açık hüküm bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 5. İcra Dairesinin 2014/1969 esas sayılı dosyasında davalıların yaptığı itirazın kısmen iptali ile;

gayrinakti çek kredisinden kaynaklı 4.180,00-TL aslı alacak, 177,13-TL işlemiş faiz ve 8,86-TL BSMV olmak üzere toplam 4.365,99-TL üzerinden icra takibinde belirtilen şartlarla beraber takibin davalı ... yönünden devamına, gayrinakti teminat mektubu kredisinden kaynaklı takip ve taksitli ticari krediden kaynaklı yapılan takip yönünden davanın reddine, davacının çek yaprakları için istediği depo talebi yönünden davanın reddine, 836,00-TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,

davalılar ..., ..., ... yönünden davanın reddine, davalı yanın davacı aleyhine kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığından talebinin reddine, fazlaya ilişkin tüm istemlerin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu kredilerin işbu dosyaya ve dava konusu icra takip dosyasına sunulan genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri çerçevesinde kullandırılmış olduğunu ve sözleşmelerin birbirinin devamı niteliğinde olduğunu, kefillerin borçlu firmanın davacı bankaya olan doğmuş doğacak tüm borç ve risklerinden sorumlu olduklarını, bu nedenle işbu dosyaya sunulan borçlular ile imzalanan sözleşmelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi ve kefalet tutarlarının buna göre belirlenmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davalıların haksız ve hukuka aykırı tüm itirazlarının iptali ile takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, davacı tarafından davalılar aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri, yazı ve imza örnekleri ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.

Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2014/1969 takip sayılı dosyasında incelenmesinde; davacı tarafından davalılara karşı asıl alacak, masraflar ve faiz olmak üzere toplam 256.050,01-TL'nin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalılar vekilinin yasal süresi içerisinde borca ve fer'ilerinin itiraz etmesi üzerine durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.

10/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; çeklerden kaynaklanan riskin 26.03.2010 tarihli Sözleşme kapsammda olduğu, anılan sözleşmede ise sadece davalılardan ...'ın kefalet imzası bulunduğu, tarafımızdan yapılan hesaplamada belirlenen tutarlar davacı talebinden yüksek olduğundan bu alacak kalemi yönünden, takipte belirtilen tutarların dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla davalı ...'ın Tablo: 3'de belirtilen tutarlardan sorumlu olduğu, teminat mektuplarından kaynaklanan riskin, teminat mektuplarının düzenleme tarihleri dikkate almdığmda, 05.07.2012 tarihli Sözleşme kapsammda olduğu,

anılan sözleşmede ise sadece davalılardan ...'ın kefalet imzası bulunduğu, tarafından yapılan hesaplamada; asıl alacak 64.786,00 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu kaleme ilişkin talebinin (Talep: 65.143,70) 357,70 TL'lik, işlemiş faiz 2.506,24 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu kaleme ilişkin talebinin (Talep: 3.966,63) 1.460,39 TL'lik, BSMV 125,31 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu kaleme ilişkin talebinin (Talep: 198,33) 73,02 TL'lik, kısmının yerinde olmadığı,

takibin ... yönünden belirtilen tutarlar üzerinden yürütülmesi gerektiği, ancak davacı Banka icra takibinde ... yönünden 150.000,00 TL tutarındaki ipotek limitinin düşülmesini talep ettiğinden, adı geçen açısından borcun kalmayacağı, taksitli ticari krediden kaynaklanan alacağın, kredinin ödenme tarihi dikkate alındığında 26.04.2013 tarihli sözleşme kapsammda olduğu, anılan sözleşmede, ..., ... ve ...'ın kefalet imzalan bulunduğu, yukanda yer verilen tespitlerimiz uyarınca, ..., ... ve ...'ın kefaletlerinin kefalet tarihinin belirtilmemiş olması,

ilave olarak ... ve ...'ın kefaletlerinin eş nzalarının geçerli şekilde alınmamış olması nedenleriyle TBK. 583 ve 584. maddelerine uygun olarak tesis edilmediği, bu nedenle adı geçenlerin bu sözleşmedeki kefaletlerinin geçersiz olduğu bildirilmiştir.

Genel Kredi Sözleşmelerinin incelenmesinde;

Davacı bankanın dava dışı ... ile birden fazla kredi sözleşmesi imzalandığı, buna göre 30.11.2005 tarihinde 15.000,00-TL limitle dava dışı ... ile davacı arasında akdedilen sözleşmeyi Nizamettin Karataş ve ...'nın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı,

06.04.2007 tarihinde dava dışı ... ile davacı banka arasında 10.000,00-TL limit ile akdedilen sözleşmesinin daha sonra limiti 13.11.2008 tarihinde yapılan arttırımla 106.660,00-TL olduğu, anılan sözleşmede sadece ...'ın borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu,

26.03.2010 tarihinde dava dışı ... ile davacı banka arasında akdedilen sözleşmede 30.11.2005 ve 16.04.2007 tarihinde yapılan sözleşmeler uyarınca önceki limit miktarı olan 106.660,00-TL gösterildiği, 26.03.2010 tarihinde yapılan arttırımla yeni limitin 176.460,00-TL olduğu,, sonrasında 15.12.2011 tarihinde yapılan arttırımla 348.990,00-TL limit belirlendiği,

05.07.2012 tarihinde dava dışı ... ile davacı banka arasında akdedin sözleşmede 30.11.2005, 16.04.2007 ve 26.03.2010 tarihinde yapılan sözleşmeler uyarınca önceki limit miktarı olan 348.990,00-TL gösterildiği, 05.07.2012 tarihinde yapılan arttırımla yeni limitin 352.540,00-TL olduğu, sonrasında 12.11.2012 tarihinde yapılan arttırımla 3486.700,00-TL limit belirlendiği,

26.04.2013 tarihinde dava dışı ... ile davacı banka arasında akdedilen sözleşmede kredi limitinin belirlenmediği, sözleşmenin 28. sayfa altındaki 14.3. maddesindeki kefalete ilişkin bölümün altında ..., ... ve ...'ın imzası bulunmakta olup, kefalet tarihi ve limitinin belirlenmediği, sözleşmesinin 29. sayfasında birinci kefil olan ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kefalet limiti ve kefaletin türünün el yazısı ile yazıldığı ancak kefalet tarihinin belirtilmediği, kefalet limitinin ise 342.500,00-TL olarak belirlendiği,

ayrıca eş rızası bölümünde kime ait olduğu belli olmayan imza bulunmakta olup, imza dışında bir bilgiye rastlanılmadığı, sözleşmenin 33. sayfasında ikinci kefil olarak ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kefalet limiti ve kefaletin türünün el yazısı ile yazıldığı, eş rızasının alındığı, ancak kefalet tarihinin belirtilmediği, kefalet limitinin ise 300.000,00-TL olarak belirlendiği, sözleşmenin 37. sayfasında üçüncü kefil olarak ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kefalet limiti ve kefaletin türünün el yazısı ile yazıldığı, ancak kefalet tarihinin belirtilmediği,

kefalet limitinin ise 142.500,00-TL olarak belirlendiği, ayrıca eş rızasının alınmadığı anlaşılmıştır.

...'a keşide edilen 10.01.2014 tarih ve 68 yevmiye nolu ihtarnamenin incelenmesinde; ... kredilerinin 09.12.2013 tarihi itibarıyla kat edildiği, bu tarih itibarıyla toplam 225.779,77-TL borcun 7 gün içinde ödenmesi, aynı süre içinde çek yasal yükümlülük tutarı olan 26.125,00-TL'nin banka nezdinde depo edilmesinin istenildiği, kefilin sorumlu olduğu tutarın ise 142.500,00-TL olarak belirtildiği, ihtarnamenin 17.01.2014 tarihinde tebliğ edildiği,

...'ya keşide edilen 24.12.2013 tarih ve 2858 yevmiye nolu ihtarnamenin incelenmesinde; ... kredilerinin 09.12.2013 tarihi itibarıyla kat edildiği, bu tarih itibarıyla toplam 206.012,05-TL borcun 7 gün içinde ödenmesi, aynı süre içinde çek yasal yükümlülük tutarı olan 26.125,00-TL ile meri teminat mektubu için 11.844,00-TL'nin banka nezdinde depo edilmesinin istenildiği, kefilin sorumlu olduğu tutarın ise 1500,00-TL olarak belirtildiği, ihtarnamenin 30.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği,

...'a keşide edilen 24.12.2013 tarih ve 2856 yevmiye nolu ihtihtarnamenin incelenmesinde; ... kredilerinin 09.12.2013 tarihi itibarıyla kat edildiği, bu tarih itibarıyla toplam 206.012,05-TL borcun 7 gün içinde ödenmesi, aynı süre içinde çek yasal yükümlülük tutarı olan 26.125,00-TL ile meri teminat mektubu için 11.844,00-TL'nin banka nezdinde depo edilmesinin istenildiği, kefilin sorumlu olduğu tutarın ise 1500,00-TL olarak belirtildiği, ihtarnamenin 31.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği,

...'a keşide edilen 24.12.2013 tarih ve 2855 yevmiye nolu ihtarnamenin incelenmesinde; ... kredilerinin 09.12.2013 tarihi itibarıyla kat edildiği, bu tarih itibarıyla toplam 206.012,05-TL borcun 7 gün içinde ödenmesi, aynı süre içinde çek yasal yükümlülük tutarı olan 26.125,00-TL ile meri teminat mektubu için 11.844,00-TL'nin banka nezdinde depo edilmesinin istenildiği, kefilin sorumlu olduğu tutarın ise 1500,00-TL olarak belirtildiği, ihtarnamenin 31.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Dosya üzerinde birden fazla bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır.

10.03.2019 tarihli rapora göre, çeklerden kaynaklanan riskin 26.03.2010 tarihli Sözleşme kapsammda olduğu, anılan sözleşmede ise sadece davalılardan ...'ın kefalet imzası bulunduğu, tarafımızdan yapılan hesaplamada belirlenen tutarlar davacı talebinden yüksek olduğundan bu alacak kalemi yönünden, takipte belirtilen tutarların dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla davalı ...'ın Tablo: 3'de belirtilen tutarlardan sorumlu olduğu, teminat mektuplarından kaynaklanan riskin, teminat mektuplarının düzenleme tarihleri dikkate almdığmda, 05.07.2012 tarihli Sözleşme kapsamında olduğu,

anılan sözleşmede ise sadece davalılardan ...'ın kefalet imzası bulunduğu, tarafından yapılan hesaplamada; asıl alacak 64.786,00 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu kaleme ilişkin talebinin (Talep: 65.143,70) 357,70 TL'lik, işlemiş faiz 2.506,24 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu kaleme ilişkin talebinin (Talep: 3.966,63) 1.460,39 TL'lik, BSMV 125,31 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu kaleme ilişkin talebinin (Talep: 198,33) 73,02 TL'lik, kısmının yerinde olmadığı,

takibin ... yönünden belirtilen tutarlar üzerinden yürütülmesi gerektiği, ancak davacı Banka icra takibinde ... yönünden 150.000,00 TL tutarındaki ipotek limitinin düşülmesini talep ettiğinden, adı geçen açısından borcun kalmayacağı, taksitli ticari krediden kaynaklanan alacağın, kredinin ödenme tarihi dikkate alındığında 26.04.2013 tarihli sözleşme kapsammda olduğu, anılan sözleşmede, ..., ... ve ...'ın kefalet imzalan bulunduğu, yukanda yer verilen tespitlerimiz uyarınca, ..., ... ve ...'ın kefaletlerinin kefalet tarihinin belirtilmemiş olması,

ilave olarak ... ve ...'ın kefaletlerinin eş nzalarının geçerli şekilde alınmamış olması nedenleriyle TBK. 583 ve 584. maddelerine uygun olarak tesis edilmediği, bu nedenle adı geçenlerin bu sözleşmedeki kefaletlerinin geçersiz olduğu, düşünülmekle birlikte hukuki takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamından, temlik eden banka ile dava dışı ... arasında yukarıda sayılan genel kredi sözleşmelerinin akdedildiği, temlik eden takip alacaklısı banka tarafından genel kredi sözleşmesi uyarınca asıl dava dışı borçluya birden fazla kredi kullandırıldığı, davalıların müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmelerde imzalarının bulunduğu, gayrinakdi çek kredisinden kaynaklanan nakdi alacak talebi bakımından 3154684, 3154685, 3154690 ve 3154694 seri nolu çeklerden kaynaklanan riskin 26.03.2010 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı, anılan sözleşmede davalılardan ...'ın imzasının bulunduğu,

davalının imza inkarı sonucu yapılan bilirkişi incelemesinde ... adına atılmış imzaların bu davalı eli ürünü olduğunun tespit edildiği, mahkemece alınan denetime elverişli rapor uyarınca gayrinakti çek kredisinden kaynaklı 4.180,00-TL aslı alacak, 177,13-TL işlemiş faiz ve 8,86-TL BSMV olmak üzere toplam 4.365,99-TL üzerinden icra takibinde belirtilen şartlarla beraber takibin davalı ... yönünden devamına karar verilmesi gerektiği, alacağın likit olduğu;

Gayrinakdi teminat mektubu kredisinden kaynaklanan nakdi alacak talebi bakımından bu teminatı riskinin 05.07.2012 tarihli sözleşme kapsamında olduğu, anılan sözleşmede davalılardan ...'ın kefalet imzasının bulunduğu, kefaletinin geçerli olduğu mahkemece alınan denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere gayrinakti teminat mektubu kredisinden kaynaklı 64.786,00-TL aslı alacak, 1.242,78-TL işlemiş faiz,

08.01.2014-21.01.2014 faiz 1.263,46-TL olmak üzere toplan 2.506,24-TL faiz ve 125,31-TL BSMV olmak üzere toplam 67.417,55-TL'nin bu davalıdan talep edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte davacı bankanın icra takibinde bu davalı yönünden 150.000,00-TL tutarındaki ipotek limitini düşülmesini talep ettiğinden ipotek miktarı mahsup edildiğinde bu davalı yönünden borcun söz konusu olmayacağı,

Taksitli ticari krediden kaynaklanan talep bakımından dava dışı ...'a davacı banka tarafından 26.04.2013 tarihinde 36 ay vade ve yıllık %15.60 faiz oranı ile 124.000,00-TL tutarında taksitli kredi kullandırıldığı, bu kredinin son olarak 26.08.2013 tarihinde vadeli taksitinin ödendiği, diğer taksitlerinin ise ödenmediği, bu sözleşme altında ..., ... ve ...'ın kefalet imzalarının bulunduğu, ancak adı geçenlerin kefaletlerinde kefalet tarihinin belirtilmemesi,

ilave olarak ...'ın ve ...'ın kefaletlerinde eş rızalarının bulunmaması karşısında adı geçenlerin kefaletlerinin geçersiz olduğundan ve diğer sözleşmelerde kefiller yönünden yer alan "doğmuş doğacak alacak" ibarelerinin kefaletlerinin geçersiz olduğu sözleşmeden kaynaklanan borçlardan sorumluluklarını doğurmayacağından bu davalılar yönünden davanın reddinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı,

Yine, icra takibinde bankaya iade edilmeyen çekler için 26.125,00-TL'nin depo edilmesini istemiş olmasına karşın bilindiği üzere çek yaprakları ile ilgili depo talebinde bulunulması için genel kredi sözleşmesinde buna ilişkin hüküm bulunması gerektiği (bkz.

Yargıtay 19. HD.'nin 2016/2351 esas, 2016/13926 karar sayılı ve 25.10.2016 tarihli; aynı dairenin 2013/17341 esas, 2014/1592 karar sayılı ve 21.01.2014 tarihli ilamları), davalı kefiller hakkında konu sözleşmede depo talebinden kefillerin sorumlu olacağına ilişkin düzenleme bulunmadığından davalılar hakkında çek yaprakları için istenen depo bedeli yönünden icra takibi yapılmayacağı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/03/2025

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1005, K. 2025/295, 21 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1005
Karar No
2025/295
Tarih
21 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1006 K.2025/214
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1007 K.2025/252
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1009 K.2025/518
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1011 K.2025/387
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1015 K.2025/299
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1017 K.2025/195

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.