İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1366 K.2024/1164

Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna…

Esas2022/1366Karar2024/1164Tarih31 Ekim 2024Okuma7 dk · 1.476 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1366 E., 2024/1164 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
31 Ekim 2024
Esas no
2022/1366
Karar no
2024/1164
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/05/2022
Numarası
2021/77 Esas 2022/341 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Dava
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
03/02/2021
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
31/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.476 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...

A.Ş’nin elektrik hizmetlerinin özelleştirilmesi neticesinde kamu tüzel kişiliğinin nevi değiştirmesi suretiyle kurulduğunu ayrı bir tüzel kişiliği ve sermayesi olan tamamen özel hukuk hükümlerine tabi bir ticaret şirketi olduğunu, özelleştirme sürecinde davalı ile müvekkili şirket arasında 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS) imzalandığını ve 28.06.2013 tarihinde Hisse Satış Sözleşmesi akdedildiğini, dağıtım faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü sırada dava dışı ...'un maliki olduğu ...

Parsel numaralı taşınmazlara ...'ın kamulaştırmasız el atması nedeni ile müvekkili aleyhine Gerciş Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/70 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın kabul edildiğini ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 30.11.2015 tarih 2015/10553 Esas 2015/22555 Karar sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verildiğini, kesinleşen karar uyarınca Nusaybin İcra Müdürlüğü 2015/609 sayılı icra dosyasına 12.01.2016 tarihinde 8.079,19 TL ödeme yaptıklarını, anılan sözleşme hükümlerine göre müvekkili şirket tarafından ödenen bedelin sorumluluğunun davalı ...’ta olduğunu,

Yargıtay’ın bu yönde emsal kararları bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla davalı ...’ın sorumluluğunda olduğu iddia olunan fakat davacı şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığı belirtilen 8.079,19 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...’tan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Derdestlik, zaman aşımı ve kesin hüküm itirazları ile birlikte, özelleştirme modeli gereği bilanço çalışmaları yapılarak şirket tarafından devre esas mizan düzenlendiği ve beyan edilen mizan kayıtları esas alınarak devre esas bilanço düzenlendiği, bu suretle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiği, bu nedenle 24.07.2006 tarihinden önceki dönemde dağıtım faaliyeleriyle ilgili gerçekleştirilen iş ve işlemlerle ilgili olarak, hisselerin el değitirmesinden önce bitmiş ve neticelenmiş her türlü işlemin sorumluluğunun şirkete ait olduğu,

...’tan herhangi bir talepte bulunulmasının ihale şartnamesi ve hisse satış sözleşmesi hükümlerine aykırı olacağını, dağıtım şirketlerinin özelleştirilmelerine ilişkin uygulamalarda Hisse Satış Sözleşmesinin imzalanması ile hisseleri el değiştirerek özel sektöre devredilen şirketin tüzel kişiliği, hakları, borç ve yükümlülüklerinde herhangi bir değişiklik olmadığını, şirketin hisse devri öncesi ve sonrasına ilişkin sorumluluklarının aynen devam ettiğini, % 100 hissesini ...'dan devir almış olan davacı şirket tarafından Hisse Devri Sözleşmesi imzalanarak bu durumun da kabul edildiğini,

özelleştirme işlemlerine ilişkin düzenlemeler gereği şirketin tüzel kişiliğinde herhangi bir değişiklik olmaksızın sadece hisse devri yapılmakta olduğundan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi, İhale Şartnamesi ve Hisse Devri Sözleşmesi hükümlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının esas bilanço tarihi olan 30.08.2013 tarihinden önce yapılan ödemeyi talep etmesinin haksız ve yersiz olduğunu, bahse konu ödemelerin devre esas bilanço kayıtlarında yer aldığını, davacının yapılan ödemelere ilişkin herhangi bir belge ibraz etmediğini, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 18.6. maddesinde yer alan “Şirket,

(...) bu sözleşmeye dayanarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti de dahil olmak üzere başkaca bir kamu kurum veya kuruluşundan talepte bulunulamayacağını, (...) ...’tan masraf, zarar veya herhangi bir isim altında hiçbir talepte bulunmayacağını gayrikabili rücu ve kayıtsız şartsız olarak beyan, kabul ve taahhüt eder.” hükmü gereğince davacı şirketin dava konusu ettiği alacaklara ilişkin talepte bulunmayacağını, müvekkil kurumun icra takibine ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizlerden sorumlu olmadığını, Teftiş Kurulu Başkanlığının raporuna konu dosyaların yalnızca ...

Genel Müdürlüğü adına yapılan incelemeler ve soruşturmalar sonucunda hazırlanan müfettiş raporlarında yer alan ve Borçlar Kanunu hükümlerine göre sebepsiz zenginleşme ve haksız fiil tanımlaması taşıyan tazminat taleplerine ilişkin olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının, kendisine yönelik olarak açılmış olan ve kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan rücuan alacak davası nedeniyle açılan dava sonunda aleyhine kurulan ve kesinleşen hüküm gereği, icra marifetiyle ödemek zorunda kaldıkları, tazminat, mahkeme masrafları ve icra masraflarını işletme hakkı devir sözleşmesine dayanarak davalıdan istediği, kamulaştırmasız olarak el atılan taşınmazın tapu kaydının incelenmesine irtifak hakkı tesisinin T.E.D.A.Ş.

Adına kaydına karar verildiği, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.2.

Maddesinin "Dağıtım faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğu ...'a aittir” hükmü gereğince, sözleşmeden önce ... tarafından yürütülen faaliyetler nedeniyle ileri sürülen hakkın ve tazminat isteminin kabulüne ilişkin, kesinleşmiş mahkeme kararı nedeniyle yapılan ödemeden iç ilişkide nihai olarak T.E.D.A.Ş. ın sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Yine sözleşmenin 7.2 maddesi gereğince davalıya ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinden Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre davacı ödediği tutarın tamamını davalıya rücu edemez. Açılan dava ve yapılan takip davalı ...'a ihbar edilmediğinden hüküm tarihinden sonra ortaya çıkan alacaktan ve icra giderlerinden davalı ... sorumlu değildir.

Kamulaştırmasız el atmada bulunan ... davanın açılmasına sebebiyet verdiği için hükmedilen bedelden ve dava tarihi ile karar tarihi arasında işlemiş faizden ayrıca mahkeme vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerinden davalı sorumludur.

Bu nedenle davanın kısmen kabulü gerekmiş olup dava İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, rücu hakkı, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde bir talep hakkı olduğundan ve davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden kabul edilen alacağa ödeme gününden itibaren -taraflar tacir olmakla- avans faizi hükmedilmesine, davanın kısmen kabulü ile 6.805,13 TL'nin 12.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olayda İHDS'nin 7.4 maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığını, alacağın zaman aşımına uğradığını, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın 25/05/2006 tarih 5013 sayılı talimatı doğrultusunda Dicle EDAŞ ve ... arasında kısmi bölünme işlemleri gerçekleştirilerek bilançoların yeniden yapılandırıldığını,

yapılandırılma neticesinde dağıtım şirketinin aktifinde yer alan bazı alacaklar ile dağıtım şirketinin muhasebe kayıtlarında yer alan son ay faturası dışında kalan TETAŞ ve TEİAŞ olan ticari borçları ve ticari borç alacakları dışındaki diğer borç ve alacakların ... ile ilişkili olanları ...'a devredilmiş, bu bilanço kalemleri dışındaki diğer kalemler dağıtım şirketi bilançosunda bırakıldığını, dava konusu ödemenin yapıldığı dönemde davacı şirketin hisselerinin özelleştirilmediğinden dava konusu ödeme davacı şirketin hisselerinin kamuya ait olduğu dönemde yapıldığını, bu ödemenin şirket kayıtlarında mevcut olduğunu,

davacı şirketin hisse devrinin belirlendiğini, hisse satım sözleşmesinin imzalanması ile birlikte hisse satış sözleşmesi hükümlerine göre alıcı tarafından davacı şirketin satış tarihindeki bilançosunun bilindiğinin kabulünün gerektiğini, bu nedenle davacı şirketin özelleştirilmesinden önce yapılan bu ödemenin davalıdan ve kamudan istenmesinin mümkün olmadığını, ödenmesi halinde mükerrer ödeme yapılmış olacağını, ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edilemeyeceğini, gayrimenkulün ... adına tapuda tescil edilmediğini,

Bismil Sulh Hukuk Mahkemesince tescilin Diyarbakır DEDAŞ Müessesse Müdürlüğü adına olduğunu, Diyarbakır DEDAŞ Müessesse Müdürlüğü'nün EDAŞ'ların kurulması ile Dicle EDAŞ'a bağlandığını, bu nedenle ödenen bedelden ...'ın sorumlu olamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davacı vekili katılma yolu ile vermiş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince alacağın kısmen kabulüne yönelik kabul kararının yerinde olmadığını, müvekkilinin ihbar yükümlülüğü bulunmadığını, bu nedenle talep ettikleri tüm alacağın kabulünün gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.

24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 41.maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı HMK'nun m.341/2.fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı üç bin Türk Lirasıdır. 01/01/2022 tarihinden itibaren bu sınır 8.000,00 TL'dir. Davalı tarafın istinafa konu ettiği miktarın 6.805,13 TL nedeniyle 12/05/2022 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararlara karşı HMK'nun m.346/1 hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir.

Katılma yolu ile istinafta kesinlik sınırı bulunmasa da akıbeti asıl istinaf hakkı bulunan tarafın istinafına bağlıdır. Somut dosyada istinaf kanun yoluna başvuran davalının istinaf başvurusu miktar yönünden istinaf kanun yoluna kapalı olduğundan katılma yolu ile istinafı da mümkün değildir.

Tüm bu nedenlerle HMK'nun m.352'deki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden red kararına karşı temyiz yolu açık değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih ve 2017/3597 Esas 2018/5 Karar sayılı ilamı).

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-İlk derece mahkemesi hükmü HMK'nın 341/2.maddesi gereğince kesin olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle, davacının katılma yolu ile istinaf başvurusunun ise davalının istinaf başvurusunun kesinlikten reddedilmekle kesinlik nedeniyle ayrı ayrı USULDEN REDDİNE,

2-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL istinaf karar harcı ve 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davacıya iadesine,

3-Davalı tarafından yatırılan 116,20-TL istinaf karar harcı ve 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davalıya iadesine,

4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda HMK'nın 346/2. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/10/2024

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1366, K. 2024/1164, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1366
Karar No
2024/1164
Tarih
31 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1367 K.2024/1201
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1368 K.2024/1563
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1369 K.2024/1602
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1370 K.2024/1202
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1371 K.2024/1570
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1371 K.2024/1203

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.