KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Davacı Vekilleri Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2024
- Esas-Karar No
- 2022/1369 - 2024/1602
- Esas no
- 2022/1369
- Karar no
- 2024/1602
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/06/2021
- Numarası
- 2018/303 E. - 2021/176 K.
- Davanın konusu
- FSEK'e Dayalı Maddi Tazminat
Karar Metni
1.138 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/06/2021 tarih ve 2018/303 E. - 2021/176 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin “...” adlı projeyi ortağı olduğu davalı şirket ile beraber yerine getirmek için çalıştıklarını, ilerleyen süreçte ... Genel Müdürlüğü Çocuk Kanal Koordinatörlüğü tarafından proje isminin “...” olarak değiştirilmesine karar verildiğini, projenin ilk örnek bölümünün demo sürümü olarak ...
Çocuk kanalına sunulduğunu, kopyanın kanal tarafından beğenilip, komisyon kararı ile kabul edildiğini, ancak bütçenin düşük belirlenip, bütçe artırım talebinin de kabul edilmediğini, bütçenin düşük belirlenmesinin ardından davalı tarafından projenin isminin değiştirildiğini ve “...’...” adı altında yeni bir proje gibi sunulduğunu ve ...
Çocuk Koordinatörlüğü tarafından kabul edildiğini, davalı şirket tarafından hazırlanan projenin müvekkili şirketin hazırlamış olduğu projenin bir kopyası mahiyetinde olduğunu, açıklanan nedenle müvekkili şirketin haklarının ihlal edildiğini ve müvekkili şirketin zarara uğradığını, davalının aynı zamanda bahsedilen bu proje ile piyasada çok önemli bir tanınmışlık kazandığını, marka değerini artırdığını ve buna bağlı olarak önemli işler aldığını ileri sürerek, bu proje ile davalı şirketin kazanmış olduğu bütün kazancın, müvekkilinin yoksun kaldığı kâr kalemleri de değerlendirilerek,
ihlalin meydana geldiği tarih olan çizgi dizinin ilk yayın tarihinden itibaren müvekkili şirkete ticari avans faizi ile beraber verilmesini, ilgili proje ile marka değeri artan ve buna bağlı olarak aldığı işlerden de ciddi paralar kazanan davalı şirketin, nedensellik bağı içerisinde kalınarak,
bu gelirlerin de müvekkilinin payı açısından değerlendirilmesini, mevcut hakları saklı kalması kaydıyla, "...'..." programından elde edilen gelir nedeniyle şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın ihlalin meydana geldiği günden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile beraber alınarak müvekkiline verilmesini, davalı şirketinin olaya konu projenin yayınlanması ile piyasada kazanmış olduğu tanınmışlığa bağlı olarak elde etmiş olduğu gelirlerden şimdilik 1.000 TL’sinin gelirleri elde ettiği tarihten başlayarak işleyecek ticari avans faizi ile beraber alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin bu davayı açmada hukuki menfaati ve sıfatı bulunmadığını, "..." adlı eserin müvekkili şirket adına tescil edildiğini, anılan eserin senaristliğini yapan ...'ın 2004 yılından beri müvekkili şirketin ortağı olduğunu, "..." adlı eser ile ilgili olarak proje dosyasının ... kanalına sunumundan önce eserin çalışmasını yaptığını davacı şirket müdürüne bildirdiğini hatta ...'ın ...’e yönetmenlik teklif edildiğini, ...'ın, davacı şirket tarafından proje dosyası sunulmadan önceki çalışmalarının kayıt altında olduğunu, davacı tarafın bu davayı açma sıfatı bulunmadığını, esasa ilişkin olarak;
müvekkili şirket tarafından kopyası yapıldığı iddia edilen "..." adlı projenin ilk demo kaydının 2016 yılında kanala sunulduğunu, oysa müvekkil işirkete ait "..."..." adlı eserin o tarihlerde 26 bölüm olarak yayımlandığını, davacı şirket tarafından kanala verilen demo kaydından önce müvekkili şirket tarafından hali hazırda yapılmış bir eser olduğunu, müvekkili şirketin 23 Nisan 2015 tarihinde "...'..." adlı çizgi filmin müzikalini dahi ... resepsiyonunda yaptığını, davacı tarafından 2016 tarihinde demo sürümü verilene kadar olan süreçte "..." adlı projenin herhangi bir eser niteliğinin mevcut olmadığını,
teslim edilen pilot bölümün dahi müvekkili şirket tarafından hazırlandığını, demonun sonunda yer alan isimlere bakıldığında, bu isimlerin müvekkili şirkette çalışan sigortalı çalışanlar olduğunun görüleceğini, demonun yapılma amacının sadece kuruldan geçen ama devamı bütçe düşüklüğünden dolayı çekilemeyecek "..." adlı projenin dakikası 1500 TL’den olmak üzere 7500 TL olan pilot bölüm ücretinin alınmasından ibaret olduğunu, demonun sadece ... kurumunda açık olan dosyanın kapatılması amacıyla kolaj yapılarak çekildiğini,
"..." adlı proje ile müvekkili şirket eseri "...'..." arasında meyve ve sebzelerin tanıtılması ana fikri dışında herhangi bir benzerlik bulunmadığını savunarak, öncelikle husumetten, aksi halde esastan davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu “...’..." ile "...” isimli projeler dava dosyasında sunulan kanıtlar ve görseller, yukardaki tespitler ve kanunlar çerçevesinde incelendiğinde; bahse konu iki proje başlangıçta ortak bir düşünce olarak ortaya çıktığı, ancak davacı ve davalı şirket arasında anlaşmazlık ortaya çıktığı, ilk önce proje ismi olarak belirlenen “...” ... kurumu ile yapılan yazışmalarda “...“ olarak değiştirildiği, adı geçen “...” adlı projenin daha sonra ...
Kurumu tarafından kabul edildiği, bir demo (pilot) film istenildiği ve gönderildiği, dava dosyasında bulunan verilere göre 2016 yılında davacı tarafından demo sürüm verilene kadar bir eser niteliği taşımadığı, filmlerin demo halinin FSEK'in 5. maddesi kapsamında korunmadığı (Yargıtay 11. HD'nin 2002/8058E sayılı kararında “Fikirlerin soyut düzeyden çıkarılarak somut olması şartı”nın belirtildiği) bu proje hayata geçmediği için Kanun'un da belirttiği gibi ortada sahibinin özelliklerini taşıyan bir fikir ve sanat eseri bulunmamakla birlikte bu projenin davalı şirket adına TPE Kurumunca 2016 yılında tescil edildiği, “...” demosunun ...
Çocuk Koordinatörlüğüne 2016 yılında sunulduğu, “...’...” adlı projenin yayın hayatına 2015 yılında başladığı ve bu durumda kopya edilmesinin olanaksız olduğu, dava dosyasında bulunan filmlerden bu iki proje ana fikir olarak ortak konuların düşünüldüğü ancak, yapım tekniği, film karakterlerinin işlenmesi ve hedef kitle anlamında birbirlerinden farklılık gösterdiği, davacınını iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu "...'..." adlı eserin tarafların ortak ürünü olduğunu, davalının haksız tecavüzünün kanıtlandığını, davalının tescil başvurusunun 14.05.2015 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin ilgili eserle ilgili ...
Çocuk koordinatörlüğü ile yazışmayı 26.12.2012 tarihinde yaptığını, bu tarihin davalının tescil başvurusundan önce olduğunu, demonun eser niteliği taşıdığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkilinin eserinin 12.11.2013 tarihinde onaylandığını ve o tarihte davalı şirket ortağı ...'ın müvekkili şirketin çalışanı olduğunu, bilirkişi raporunun aksine "..." ile "...'..." adlı eserlerin konusu, yapım tekniği, karakteri ve hedef kitlesinin aynı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, FSEK'e dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." adlı projenin tarafların ortak ürünü olduğu kabul edilse dahi, "..."nın demo filmi ve "...'..." adlı eser karşılaştırıldığında ana fikirleri sebze ve meyve olmakla birlikte, yapım tekniği, film karakterlerinin işlenmesi ve hedef kitle anlamında birbirlerinden farklılık gösterdikleri; davacının iddiasını kanıtlayamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 03/11/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1369, K. 2024/1602, 11 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama