İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1658 K.2025/258

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi,…

Esas2022/1658Karar2025/258Tarih14 Mart 2025Okuma10 dk · 2.099 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1658 E., 2025/258 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
14 Mart 2025
Esas no
2022/1658
Karar no
2025/258
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/04/2022
Numarası
2020/96 Esas 2022/329 Karar
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
12/02/2020
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
27/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.099 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Banka ile ... Sağlık Hizmetleri Medikal İnş. Taah. Gıda San. ve Tic. Ltd.

Şti. ve davalılar arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, kredi taksitlerinin davalı tarafından yasal süresi içinde ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, davacı tarafından asıl borçlu şirket aleyhine Ankara 15.İcra Müdürlüğü'nün 2019/16466 E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine geçildiğini, ancak borçluların icra dosyasına sundukları itiraz dilekçesi ile borca, işlemiş faize ve ferilerine itiraz etmeleri nedeniyle takibin durduğunu, davalı tarafın itirazlarının haksız olduğunu belirterek,

itirazın iptali ile takibin devamına, borçlular aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların davacı tarafından keşide edilen ihtarnamelere yasal süreci içinde hesap kat ihtarnamelerinde bulunan eksikler ve haksız hesap kat işlemi nedeniyle itiraz ettiğini, bu nedenle temerrüt koşullarının oluşmadığını, davacının aynı zamanda dava konusu icra takibi için Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/471 D.İş sayılı dosyası ile davalılar aleyhine aldığı ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, TBK' nun 586. maddesi gereğince asıl borçluya ihtar gönderilmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması gerektiğini, temerrüt koşulları oluşmadığını,

banka tarafından ilk hesap kat ihtarnamesine olan itirazlarının dikkate alınmadan Ankara 24. İcra Dairesi'nin 2019/11114 E. sayılı dosyası üzerinden ilamlı ipotek takibi akabinde Ankara 24.İcra Dairesinin 2019/11115 E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, başlatılan icra takibi kapsamında banka tarafından Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/335 D.iş dosyası üzerinden de ihtiyati haciz kararı alındığını, davalılar tarafından usul ve yasaya aykırı olan icra takibine ve ihtiyati haciz kararlarına yasal süresi içinde itiraz edildiğini, davaya konu takibin dayanağının 06/09/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi olduğunu,

davalılardan ...'ın ise bu sözleşmeye kefaletinin bulunmadığını, davalı ...'ın imzalamadığı sözleşmeden sorumlu tutulmasının Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere hukuken mümkün olmadığını, davalılardan ...'in işbu dosya kapsamında bulunan genel kredi sözleşmesine teminat olarak tesis ettirmiş olduğu ipoteğin 24/10/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediye teminat olarak gösterilmiş gibi Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2019/11114 esas sayılı dosyası üzerinden usul ve yasaya aykırı takip yapıldığını, İİK. m. 257 uyarınca rehinle temin edilmiş olan bir alacak için ihtiyati haciz kararı uygulanamayacağını,

ayrıca yine bu madde gereğince davacı tarafın genel haciz yolu ile icra takibi yapmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşme kefillerinden çek garanti tutarlarının depo edilmesini talep edebilmek için genel kredi sözleşmesinde açık bir hüküm bulunması gerektiğini, sözleşmede ise bu yönde bir hüküm bulunmadığı için talep edilen alacak kaleminin hukuken kabul edilemeyeceğini, hesap kat ihtarnamesi ile takip kalemlerinin uyuşmadığını, davacı tarafından icra takibinde asıl alacağa işletilen temerrüt faiz oranının hukuka aykırı olduğunu, davacının davalıları zora sokmak amacı ile hareket ettiğini belirterek,

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/471 D. iş sayılı dosyası üzerinden verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının davasının davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne, davalılar ..., ... ve ....Ltd.

Şti. hakkında başlatılan Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2019/16466 takip sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile 213.413,11 TL asıl alacak, 3.329,24 TL işlemiş faiz ve 166,46 TL BSMV olmak üzere toplam 216.908,81 TL üzerinden takipte belirtilen şartlar geçerli olarak takibin devamına, asıl alacak likit olduğundan yüzde 20 oranında icra inkar tazminatının davalılar ..., ... ve ....Ltd.

Şti.'den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2.030,00 TL gayri nakdi alacağın icra dosyasındaki talep doğrultusunda davalı ....Ltd. Şti. tarafından davacı bankaca açılacak faizsiz bir hesaba depo edilmesine, diğer davalılar yönünden talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Yargılama sürecinde “24/08/2021” tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde dava dosyasının “bilirkişi” olarak teslim edildiği kişinin davacı bankaya ait başka bir mahkeme dosyasının raporu ile karıştırdığını, maddi ve hukuki hataya düştüğünü, bu durumun birden fazla kez meydana geldiğini, bilirkişi “...”in işini gereği gibi yapmadığını bildirmiş olmalarına rağmen yerel mahkemenin bu itirazlarını değerlendirmek amacıyla dosyayı tamamen farklı bir bilirkişiye ya da bilirkişi heyetine vermek yerine ek rapor hazırlamak üzere aynı bilirkişiye vermiş ve hükme esas almaya elverişli olmayan rapor hazırlamış olmasına rağmen, yerel mahkemenin itiraz edilen raporu esas alarak hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

06/09/2017 tarihli ve 24/10/2017 tarihli iki adet genel kredi sözleşmesinin dava konusu edildiğini, genel kredi sözleşmesinin 31 maddesine göre sonraki sözleşmenin ilk sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğunun kabul edilerek ... tarafından imza altına alındığını, ..., 24/10/2017 tarihli (sonradan) imzaladığı genel kredi sözleşmesinin 20 sayfasına “bu sözleşmenin de müteselsil kefili olduğu ve doğmuş doğacak borçlardan sorumluluğu kabul ettiğini” kendi el yazısı ile şerh düştüğünü, davalı ...’in kendi iradesini ortaya koyan bu yazılı ve imzalı beyanına rağmen bilirkişinin davalı “...’in kefil olarak sorumluluğu yoktur” yönündeki görüşünü esas alan yerel mahkemenin kurduğu hükmün hukuki ve yerinde olmadığını,

Ayrıca toplam alacak miktarı yönünden icra takibindeki ana para, faiz ve BSMV ile bilirkişi tarafından yapılan hesaplama arasındaki farkın hukuki bir gerekçesi bulunmadığını bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Uyap sistemi üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacı vekili 19/07/2022 tarihli dilekçesi ile bir önceki dilekçesinde maddi hata olduğu, dilekçenin gönderilen bu haliyle dikkate alınmasını talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; davacı tarafın davalılar aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/16466 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde: 12/12/2019 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde dosya alacaklısının davacı, borçluların davalılar olduğu, takibin 213.788,49 TL asıl alacak, 7.839,56 TL işlemiş faiz, 391,98 TL BSMV, 365,34 TL yapılandırma komisyonu olmak üzere toplam 222.385,37 TL tutarlı olduğu, takip konusu borç sebebinin ihtarname hesap özeti ve kredi sözleşmesi olduğu, ödeme emrinin davalılar vekilinin 24/01/2020 tarihinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.

Genel Kredi Sözleşmelerinin incelenmesinde. Davalı asıl borçlu ... Sağlık Hizmetleri Medikal İnş. Taah. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasında 06/09/2017 tarihli 600.000,00 TL, 24/10/2017 tarihli 700.000,00 TL tutarlarında 2 (iki) adet Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede, davalılardan ... ile ...'in her iki kredi sözleşmesinde, davalı ...'ın yalnızca 24/10/2017 tarihli sözleşmede kefil sıfatıyla imzalarının mevcut olduğu,

kefalet sözleşmelerinin kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususları kefillerin el yazısı ile yazılmak suretiyle Türk Borçlar Kanunu'nda aranılan şekil şartlarına riayet edilmek suretiyle akdedildiği davalı şirketin ortakları ... ve ... olup şirketin ortağı sıfatına haiz olmaları nedeniyle kefaletlerine eş muvafakatinin alınması gerekmediği, şirket ortağı ve yöneticisi sıfatına haiz olmadığı anlaşılan ...'in kefaletine ilişkin olarak ise her iki kefalet sözleşmesine eşi Seçil Şahiner'in muvafakatinin alındığı görülmüştür.

Davacı banka tarafından davalılara gönderilen ihtarnamenin incelenmesinde, davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu ve davalı kefillere T.C. Ankara 3. Noterliği marifetiyle gönderilen 04/11/2019 tarih 29717 yevmiye nolu ihtarname ile toplam 220.901,15 TL nakdi alacağın ödenmesi ve gayrinakdi riskin depo edilmesi için muhataplara 3 gün süre verildiği, ihtarnamenin davalılara 06/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ve atıfet süresi dikkate alındığında davalıların 10/11/2019 tarihinde temerrüde düşmüş kabul edileceği anlaşılmıştır.

Bilirkişi tarafından ön rapor sunulduktan sonra sunulan 14/07/2021 tarihli raporda özetle; davacının takip tarihine göre 213.413,11 TL asıl alacak, 3.329,24 TL takip öncesi işlemiş faiz, 166,46 TL BSMV olmak üzere toplam 216.908,81 TL olarak hesaplandığı, söz konusu borç miktarından taraflar arasında akdedilen iki Genel Kredi Sözleşmesinde de imzaları bulunan davalılar ... ve ...'in sorumlu tutulmaları gerektiği, davalı ...'ın, imzasının olmadığı 06/09/2017 tarihli sözleşmeye istinaden kullandırılan krediden kefaleten sorumlu olmayacağına kanaat getirilmesi halinde, takip konusu borçtan ...'ın sorumlu tutulamayacağı;

aksi halde, 24/10/2017 tarihli sözleşmenin 31. maddesi düzenlemesi gereği önceki sözleşmelere istinaden kullandırılan kredilerden de sorumlu olunacağına karar verilmesi halinde, davalı kefil ...'ın yukarıda tespit olunan borç miktarından sorumlu tutulması gerekeceği, henüz iade edilmeyip dava dışı asıl borçluda olduğu tespit olunan (1) adet çekin garanti tutarının takip sürecinde ödenmesi halinde, ödenecek tutarın ödeme tarihinden itibaren asıl alacağa ilave edilmesi gerekeceği, davacı Bankanın,

asıl alacak olarak tespit olunan 213.413,11 TL'ye takip tarihinden itibaren %17.55 oranından işlemiş faiz talep edebileceği kanatine varıldığı bildirilmiştir.

Davacı vekilince iş bu bilirkişi raporuna karşı 24/08/2021 tarihli itiraz dilekçesi sunularak, aynı bilirkişiye davacı bankanın taraf olduğu birden fazla dosyada görevlendirme verilmiş olması nedeni ile dosya içerikleri konusunda bilirkişinin hataya düşmeye başladığı bildirerek başka bilirkişiden rapor alınmasının talep edildiği görülmüştür.

İtiraz üzerine, bilirkişi tarafından 13/07/2021 tarihli ek bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, ek bilirkişi raporunda özetle; yapılan incelemede, raporun 1.2.1.(b) maddesinde yer alan tabloda, krediyi kullandıran şube ismi ile asıl borçlu isminin hatalı olduğu yine, davacı Bankanın gayrinakdi kredi alacağına ilişkin olarak Mahkemeye sunduğu 25/10/2021 tarih 78 sayılı yazı içeriğine göre, 13/07/2021 tarihli ek raporun N.2.2.(c) maddesinde belirtilen 33906 seri numaralı çek yaprağının seri numarasının yanlış yazıldığı belirlenerek sonuca etkisi olmayan açık maddi hata niteliğinde eksiklikler giderilerek sonuç olarak aynı raporun sunulduğu görülmüştür.

Davacı vekilince her ne kadar aynı bilirkişiye birden fazla banka dosyasının tevdi edilmesi nedeniyle bilirkişinin hatalı rapor düzenlediği bu nedenle başka bir bilirkişiden rapor alınması gerektiği iddia edilmiş ise de, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun 1.2.1.(b) maddesinde yer alan tabloda, krediyi kullandıran şube ismi ile asıl borçlu isminin hatalı olduğu yine, davacı Bankanın gayrinakdi kredi alacağına ilişkin olarak Mahkemeye sunduğu 25/10/2021 tarih 78 sayılı yazı içeriğine göre, 13/07/2021 tarihli ek raporun N.2.2.(c) maddesinde belirtilen 33906 seri numaralı çek yaprağının seri numarasının yanlış yazıldığı,

bu hususların sonuca etkisi olmayan açık maddi hata niteliğinde olduğu ve iş bu maddi hatanın da bilirkişi tarafından 13/07/2021 tarihli ek raporuyla düzeltildiği görülmüştür.

6100 sayılı HMK'nun 281.maddesi uyarınca mahkeme bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği, yine gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme yaptırılabileceği, somut olaydaki maddi hatanın bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamaya yönelik olup, mahkemece HMK'nun 281/2. maddesi uyarınca ek rapor alınması suretiyle çözüme gidilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

Yine her ne kadar davacı banka tarafından 06/09/2017 tarihli ve 24/10/2017 tarihli iki adet genel kredi sözleşmesinin dava konusu edildiğini, genel kredi sözleşmesinin 31 maddesine göre sonraki sözleşmenin ilk sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğunun kabul edilerek ... tarafından imza altına alındığını, ..., 24/10/2017 tarihli (sonradan) imzaladığı genel kredi sözleşmesinin 20 sayfasına “bu sözleşmenin de müteselsil kefili olduğu ve doğmuş doğacak borçlardan sorumluluğu kabul ettiğini” kendi el yazısı ile şerh düştüğünü,

davalı ...’in kendi iradesini ortaya koyan bu yazılı ve imzalı beyanına rağmen bilirkişinin davalı “...’in kefil olarak sorumluluğu yoktur” yönündeki görüşünü esas alan yerel mahkemenin kurduğu hükmün hukuki ve yerinde olmadığı iddia edilmiş ise de, kefilin bu sorumluluğunun ancak kefil olduğu sözleşme (24/10/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi) kapsamında doğmuş ve doğacak borçları kapsayacağı, davacı banka tarafından icra takiplerine konu edilen alacağın da iş bu 24/10/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinden doğmadığı,

bu bağlamda davalı kefilin, icra takiplerine konu 06/09/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefaleti ve dolayısıyla sorumluluğu bulunmadığı dikkate alınarak Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı bankanın bu yöndeki itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

Ayrıca davacı vekilince toplam alacak miktarı yönünden icra takibindeki ana para, faiz ve BSMV ile bilirkişi tarafından yapılan hesaplama arasındaki farkın hukuki bir gerekçesi bulunmadığı bildirilerek ilk derece mahkemesi kararı istinaf edilmiş ise de, iş bu istinaf itirazına yönelik gerekçe belirtilmediği, kaldı ki dosya kapsamına sunulu bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli olduğu dikkate alınarak, bu istinaf itirazı yönünden inceleme yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/03/2025

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...

... ... ... ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1658, K. 2025/258, 14 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1658
Karar No
2025/258
Tarih
14 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1659 K.2025/257
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1659 K.2025/521
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1661 K.2025/511
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1662 K.2025/254
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1664 K.2025/254
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1665 K.2025/494

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.