KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/371 E., 2024/1110 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/371
- Karar no
- 2024/1110
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/12/2021
- Numarası
- 2021/630 Esas 2021/868 Karar
- Dava
- Limited Şirket Müdürünün Azli
- Dava tarihi
- 21/10/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 16/10/2024
Karar Metni
2.333 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki limited şirket müdürünün azli istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle dolayı kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı “... Gıda Pazarlama Ltd. Şti."nin %51 hisseli ortağı olduğunu, şirketin diğer ortağının %49 hisse ile şirket müdürünün eşi olan dava dışı ... olduğunu, davalı şirket müdürünün atandığı günden itibaren hiçbir bilgi vermediğini, 31/05/2018 tarihinde şirketi re'sen terk ettiğini, davalı ... ile dava dışı eşinin haksız rekabet kastı ile 05/12/2017 tarihinde dava dışı ... tarafından kurulan "... Gıda Pazarlama San. Tic.
Ltd. Şti.'nin bütün hisselerini satış yolu ile devir aldığını, adı geçen şirketin müvekkilinin ortağı olduğu şirket ile faaliyet konusunun aynı türden bulunduğunu, satın alınan şirkette de ...'ın müdür olarak atandığını iddia ederek şirket müdürünün görevden alınmasına ve müvekkilinin müdür olarak atanmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili yanıt dilekçesinde; müvekkilinin azli için haklı bir sebebin bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında 16/12/2017 tarihli protokolün yapıldığını ve davacının ortaklığındaki hissesinin protokol gereğince %60 oranına indirileceğinin kararlaştırıldığını, davacının, ... Gıda Pazarlama Ltd. Şti. Aleyhine hareket ettiğini, imza yetkisi olmadığı halde çek keşide ederek onu borçlandırdığını, müvekkilinin ... Firmasını satın alarak haksız rekabette bulunduğu iddia edilmekte ise de bu firmanın taraflar arasında imzalanan protokolden sonra alındığını, asıl davacının haksız rekabette bulunduğunu ve ... Gıda Pazarlama ve Ticaret Ltd. Şti. Adında tek başına yetkili olduğu firmasının bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı şirkete dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı, ticaret sicili kaydına göre şirket ortağıdır ve davacının ortağı olduğu "... Gıda Pazarlama Ltd. Şti." ile ...'ın müdürü olduğu "... Gıda Pazarlama San. Tic. Ltd.
Şti."nin faaliyet konularının benzer olduğu, TTK'nın 626/2'nci maddesi uyarınca, şirket ana sözleşmesinde aksi öngörülmemişse veya diğer tüm ortakların yazılı onayları olmadığı sürece müdürler şirketle rekabet teşkil edecek faaliyetlerde bulunamayacakları, müdürün rekabet yasağının kapsamı ve içeriği şirketin uğraş alanına göre belirleneceği, bunun ölçüsü şirketin fiilen uğraştığı işlerle planlanmış ancak henüz başlanmamış şirket faaliyetleri olduğu, davalı müdür ... aynı anda her iki şirketin müdürü olarak görev yaptığı, bu durumun müdürün rekabet yasağına aykırı davrandığını gösterdiği,
müdürün rekabet yasağına aykırı eylem ve işlemleri herhangi bir zarar ortaya çıkarmasa dahi bu eylem ve işlemler rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiği, bu sebeple, davalı şirket yönetici ortağının özen ve bağlılık yükümlülüklerine uygun davranmadığı, şirket müdürünün azli davasında husumetin müdüre yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olup, şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçeleriyle davalı ... hakkında açılan davada Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünun "..." sicil numarasında kayıtlı “...
Gıda Pazarlama Ltd. Şti."ni münferiden temsile yetkili müdür olarak seçilen Davalı ...'ın müdürlük görevinden alınmasına, hüküm fıkrasının Ticaret Sicil Gazetesinde ilânına, kararın bir örneğinin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine; davalı "... Gıda Pazarlama Ltd. Şti." hakkında açılan davada davalı "... Gıda Pazarlama Ltd.
Şti." hakkında açılan davanın, HMK m.114/(1)-d atfıyla, HMK m.115/(2) gereğince pasif husumet ehliyeti yokluğundan dolayı usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın gerekçesinin usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yeterli inceleme yapılmadan ve cevap dilekçeleri ekinde sunulan belgeler değerlendirilmeden hüküm tesis edildiğini, cevap dilekçeleri ekinde sunulan 16.12.2017 tarihli protokolden anlaşılacağı üzere; davacı ... ile müvekkili ..., ... Gıda Pazarlama Ltd.
Şti'nin net sermayesinin çıkarılması, net sermayenin %60'ının davacıya, %40'ının müvekkiline verileceği, icralı araçların ve bankadaki paraların davacıda kalacağı, doğmuş ve doğacak borçların ortak hesaptan ödeneceği, davacıya kalan araçların müvekkilinin istemesi halinde kiralanarak kullanılabileceği, ...'ın ortaklığının bu suretle sonlandırılacağı hususunda anlaştıklarını, bu protokol kapsamında şirket müdürü olan müvekkilinin, şirketin iş ve işlemlerini özenle takip ederek borçlarını ödediğini, protokol kapsamında davacı ...'a toplam 92.697,98 TL değerinde çek verildiğini ve ödeme yapıldığını,
bu hususun şirketin cari hesaplarında ve ticari defterlerinde görüldüğünü, ancak ilk derece mahkemesince davaya konu şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmeksizin yüzeysel bir karar verildiğini, davacı yanın, tamamen kötüniyetle hareket ederek huzurdaki davayı açmış olup taraflar arasındaki protokolden hiç bahsedilmediğini, davacının protokol ile ortaya koyduğu iradesi net sermayenin %60'ı karşılığında ortaklığının sona erdirmek olduğunu, davacı ...'ın bu protokol ile belirlenen faydayı sağladıktan protokol sayesinde şirketin borçları müvekkili tarafından ödendikten sonra,
müvekkilini zarara uğratmak, müvekkilinin şirketteki temsil yetkisini tamamen kötüniyetle kendi üstüne almak kastı ile dava açtığını, müvekkili ile davacı arasındaki ilişki irdelenmeden karar verilmesi hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin aynı alanda başka bir firmada müdürlük yapmasının tek sebebinin protokolle davacı ... ile aralarındaki ilişkiyi bitirmelerinden kaynaklandığını, davacınun bu hususu bilmesine rağmen protokoldeki iradesine aykırı şekilde dava açtığını, kararda her ne kadar müvekkilinin ... firmasını satın alarak haksız rekabette bulunduğuna kanaat getirilmiş ise de bu firmanın,
taraflar arasında imzalanan protokolden sonra (04/07/2018) alındığını, bu protokolün yapılmasındaki amaç içeriğinden açıkça anlaşılacağı üzere, davacının ... firmasındaki ortaklığını sonlandırmak, borçları ödemek, alacakları toplamak ve paylaştırmak, neticede şirkete son vermek olduğunu, müvekkilinin ancak bu protokolden sonra dava dışı ... firmasının yetkilisi konumuna gelmiş olup tarafların iradesi gereği rekabet yasağından bahsedilemeyeceğini, taraflar arasında bu protokolün imzalanmasının ve ortaklığın bitirilmek istenmesinin asıl sebebinin ...'ın ...
Gıda Pazarlama Ltd. Şti. aleyhine hareket etmesi, imza yetkisi olmadığı halde ... firması adına çek keşide etmesi ve firmayı borçlandırmasının, kararda her ne kadar müvekkilinin ... firmasını satın alarak haksız rekabette bulunduğuna karar verilmiş ise de bu firmanın, taraflar arasında imzalanan protokolden sonra alındığını, davacı ...'ın ... Gıda Pazarlama ve Ticaret Ltd.
Şti adında tek başına yetkili olduğu bir firması bulunduğunu, davaya konu ... firmasınının, yetkili olmadığı halde imza atarak senetle kendi firması olan ... Gıda firmasına borçlandırdığını, bu senedi de ... Gıda Zinciri Tic. Ltd. Şti. isimli şirkete ciroladığını, bu senedin gerçek bir borç ilişkisini yansıtmadığından müvekkili tarafından İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1171 E. Sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açıldığını, hem ...
Gıda Zinciri Tic. Ltd. Şti.'nin ve hem de davacıya ait ... Gıda Pazarlama ve Ticaret Ltd.
Şti'nin adresinin "..." olup birebir aynı olduğunu, dava konusu şirketin zararına olarak hareket eden, muvazaalı işlemlerde bulunan, haksız rekabete konu eylemler sergileyen taraf davacının kendisi olup, müvekkilinin eylem ve işlemleri taraflar arasında imzalanan protokole uygun olduğundan hukuka aykırı bir işlemi bulunmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; limited şirketin müdürünün azli istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; davacı ile dava dışı ... davalı ... Gıda Pazarlama Ltd.
Şti.'nin hissedarları oldukları, 17/10/2014 tarihli ortaklar kurulu kararıyla 17/10/2014 tarihinden itibaren süresiz olmak üzere ... ve ...'ın münferiden şirketi temsile yetkili olduklarının kararlaştırıldığı, sonradan alınan 12/04/2016 tarihli ortaklar kurulu kararı ile de 12/04/2016 tarihinden itibaren süresiz olmak üzere ... ile ...'ın müştereken atacakları imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındıkları, dolayısıyla,
17/10/2014 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ... ile ... süresiz olarak münferiden şirketi temsile yetkili kılındıkları gibi iş bu karardaki yetkiler kaldırılmaksızın 12/04/2016 tarihli ortaklar kurulu kararı alınarak ... ile ...'ın müştereken atacakları imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındıkları görülmüştür.
Talep, hukukî niteliği itibariyle TTK'nın 630. maddesine dayanmaktadır.
TTK'nın 630. maddesinde:
"(1) Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir.
(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
(3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.
(4) Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır.",
Şeklinde hükümler yer almaktadır.
Uyuşmazlık konusu, davalı ...'ın, davalı "... Gıda Pazarlama Ltd. Şti." müdürlüğünü yönetim hakkı ve temsil yetkisinin haklı sebeplerle kaldırılmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Davacı, davalı ...'ın şirketi re'sen terk ettirdiğini, Davalı ... ile eşinin haksız rekabet yaratmak için 04/07/2018 tarihinde ... Gıda Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti.'ni satış ile devraldığını ve ...'ın bu şirkete müdür olarak atanığını iddia etmiştir. Davalı ... vekili, asıl davacının haksız rekabet yarattığını, davacının kendi adına kayıtlı ve tek başına yetkilisi olduğu "... Gıda Pazarlama ve Ticaret Ltd. Şti."nin bulunduğunu iddia etmiştir.
Dosyada yer alan Ticaret Sicili Gazetesi'nin (9615) sayılı nüshasına göre; ...'ın, 11/06/2018 tarih 2018/1 sayılı genel kurul kararı ile ...'a ait hisselerin tamamını satın alarak ... Gıda Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti.'nin 100,00 TL değerinde 100 payının sahibi olmuş, aksi karar alınıncaya kadar ... müdür olarak atanmıştır. Davalı ... vekili de bu hususu doğrulamış, protokolden sonra hisse sahibi olunduğunu savunmuştur.
TTK’nın 626 maddesinde, limited şirket müdürünün “özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı” düzenlenmiştir. Buna göre: “Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm diğer ortaklar yazılı olarak izin vermemişse müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir (TTK m.626/2), müdürlerde ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir (TTK m. 626/3)” denilmiştir. Bu hüküm emredici mahiyettedir.
Davalı ...'ın şirket müdürü olarak görev yaptığı "... Gıda Pazarlama Ltd. Şti." anasözleşmesinin 3'üncü maddesinde "Maksat ve Konu" düzenlenmiştir.
Bu maddede özetle, şu hususlar belirlenmiştir: m.3.a'da "Her türlü gıda maddesinin toptan ve perakende ticaretini yapmak, bununla ilgili mağazalar, depolar açmak, ithalat ve ihracatını yapmak", 3.b'de,"Gıda maddelerinin yurt içinde ve yurt dışında satışını yapmak üzere pazarlama organizasyonlarını kurmak bunun için gerekli personel ve araç gereç altyapısını oluşturmak" vb. konular bulunmaktadır. Dava dışı "... Gıda Pazarlama San. Tic. Ltd.
Şti." anasözleşmesinin 3'üncü maddesinde "Amaç ve Konu" düzenlenmiştir. Buna göre. 3.a'da "Her türlü gıda maddelerinin üretimi, toptan ve perakende alımı, satımı, dağıtımı, ithalat ve ihracatını yapmak, 3.b'de "Gıda sektörüne konu teşkil eden her nevi sıcak, soğuk, dondurulmuş, kurutulmuş ve konsantresi yapılmış besin maddelerinin pazarlanması konusunda toptan ve perakende satış yapmak amacı ile gerekli olan satış mağazaları açmak ve işletmek" vb. konular saptanmıştır.
Görüldüğü gibi, her iki şirketin faaliyet alanları arasında benzer hususların bulunduğu görülmüştür. Davalı şirket müdürü olan ...'ın “özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı” TTK m.626 hükmü gereğidir. Şirket ana sözleşmesinde aksi öngörülmediğinden veya diğer tüm diğer ortakların yazılı olarak izin verdiği saptanmadıkça müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar (TTK m.626,f.2).
Bu nedenle, davalı ...'ın rekabet yasağına aykırı eylemi, müdürün azli istemi bakımından 'haklı neden' sayılır.
Tüm dosya içeriği ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; TTK'nın 630/2'nci madde hükmüne göre, her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur (m.630/3).
Somut olayda; davacı, ticaret sicili kaydına göre şirket ortağıdır ve davacının ortağı olduğu "... Gıda Pazarlama Ltd. Şti." ile ...'ın müdürü olduğu "... Gıda Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti."nin faaliyet konularının benzer olduğu aşikardır. TTK'nın 626/2'nci maddesi uyarınca, şirket ana sözleşmesinde aksi öngörülmemişse veya diğer tüm ortakların yazılı onayları olmadığı sürece müdürler şirketle rekabet teşkil edecek faaliyetlerde bulunamazlar.
Müdürün rekabet yasağının kapsamı ve içeriği şirketin uğraş alanına göre belirlenir. Bunun ölçüsü şirketin fiilen uğraştığı işlerle planlanmış ancak henüz başlanmamış şirket faaliyetleridir. Davalı müdür ... aynı anda her iki şirketin müdürü olarak görev yapmaktadır. Bu durum müdürün rekabet yasağına aykırı davrandığını gösterir.
Müdürün rekabet yasağına aykırı eylem ve işlemleri herhangi bir zarar ortaya çıkarmasa dahi bu eylem ve işlemler rekabet yasağına aykırılık teşkil eder.
Bu sebeple, davalı şirket yönetici ortağının özen ve bağlılık yükümlülüklerine uygun davranmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davalı ...'ın şirketteki müdürlük görevinden alınmasına ve şirket müdürünün azli davasında husumetin müdüre yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olup, şirkete husumet yöneltilemeyecek olması karşısında davalı şirket yönünden pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum görülmemiştir.
Bununla birlikte, dosya Dairemizde inceleme aşamasında iken davalı şirketin 16/08/2022 tarihinde yapılan ve 18/08/2022 tarihinde tescil edilen ortaklar kurulu kararı ile davalı ...'ın müdürlük görevinden azledildiği ve dava dışı ...'ün aksi karar alınıncaya kadar münferiden yetkili şirket müdürü olarak atandığı, böylelikle eldeki davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nun 331/1.maddesinde " Davanın konusuz kalması halinde davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini taktir ve hükmeder" Buna göre davanın konusuz kalması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. Davanın konusuz kalması halinde mahkemenin yargılamaya devam ederek davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumu ile dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama giderlerine mahkum etmesi gereklidir.
Somut olayda, yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere davalı şirket yönetici ortağının özen ve bağlılık yükümlülüklerine uygun davranmadığı, azil koşullarının oluştuğu, böylelikle davacının eldeki davayı açmakta haklı olduğu, davanın açılmasına davacı bankanın sebebiyet vermediği anlaşıldığından HMK'nun 331.maddesi gereğince yargılama giderlerinden davalı taraf sorumludur.
Tüm bu nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davalı ... hakkında açılan davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/371, K. 2024/1110, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama